Sıradan Şeyler

Sıradan Şeyler


Ortadoğu halkı zamanın müstekbirleri için değersiz ve edilgen nesneler, her türlü şiddet ve kötülüğün reva görülebileceği varlıklar… Müslüman halkları tamamıyla yok sayan zalimler, onları yurtlarından çıkarmakla kalmıyor, ölüm saçan deneylerini onlar üzerinde yapıyor, onlar üzerinde test ediyorlar… Ölümler sadece bombalarla gelmiyor mahallemize, laboratuarlarda üretilen virüslerle, hastalıklarla geliyor ölüm…

 

Ne zaman ne ile karşılaşacağımızı bilemiyoruz… Üzerimize öldürücü virüslerden, mikroplardan bombalar atılıyor ve her mevsim aynı rüyayı görüyoruz… Kuş gribi, domuz gribi, pars virüsü derken şu günlerde bir de korona virüsü ortaya çıktı. Çin’den yayıldığı söylenen virüs ölüm saçmaya devam ediyor. Hayatımız için ciddi bir tehlike olan virüsün Çin’de bulunan iki yılan türünün taşıdığı koronavirüstekilerle benzerlik gösterdiği söyleniyor.  Minareyi çalan kılıfını uydurur misali, laboratuarlarda üretilen virüsler, sömürülen, zayıf bırakılan toplumların başına musallat ediliyor sonra da bir hikâye ile kamufle edilip geçiştiriliyor. Anlayacağınız Müslümanların canı ve malı onlar için bu kadar değersiz…

 

Hatırlarsınız yıllar evvel AIDS virüsü ortaya çıktığında bir hikâye uydurmuş ve virüsün maymundan bulaştığını yaymışlardı. Oysa insanlık tarihi daha evvel böyle bir olaya tanıklık etmiş değildi. Geçtiğimiz yıllarda domuzdan bulaştığı söylenen bir grip türünden ve kuşlardan geçtiği ifade edilen kuş gribinden de söz edildi. Özel üretilmiş bu virüsler masum hayvanların üzerine yıkılıverdi ne ilginç değil mi?

 

Zalimler şunu bilmelidirler ki, Allah evreni sarsılmaz bir ahenk ve düzen içinde yarattı. İlk insandan bu yana insanlar, hayvanlar ve bitkiler aynı toprak parçası üzerinde uyum içinde yaşadılar. Bundan sonra da eğer fesat çıkarmaya kalkmazlarsa aynı uyum, aynı intizam ve aynı düzenek içinde yaşayabilirler. Yeter ki, müstekbirler masum halkların topraklarını işgale yeltenmesinler, yeter ki, laboratuar ortamında ürettikleri mikropları, virüsleri yayarak insanları öldürmeye kalkmasınlar. Madem insanlıktan istifa etmişler, insan olarak yaşamak isteyenlere müdahil olmasınlar…

 

KAPILAR ARDINDA NELER OLUYOR?

 

Siyonizm’in bekası için çalışan ve hedef seçilen ülkelerde kaoslar düzenleyip, bu toplumların yönetimlerini etkileyen Soros sözde iklim kriziyle mücadele çalışmaları kapsamında yeni bir üniversite ağı projesi için milyarlarca bağış sözü vermiş. Davos’ta Dünya Ekonomik Forumu’nda konuşan kaos provakotörü Soros insanlığın bir dönüm noktasında olduğunu, gelecekte Trump’la Çin lideri Şi Cinping gibi liderlerin kaderlerini tayin edeceğini söylemiş ve imada bulunmuş. Toplumları etkileyen bir başka sorunların ise iklim değişikliği olduğunu ifade eden Siyonist milyarder bunun için eğitim ve araştırma platformlarının önemli açılımlar gerçekleştirmeleri gerektiğini savunmuş. İklim değişikliği, eğitim ağı bu ifadeler kulaklarımıza hoş geliyor değil mi? Ama bu söylemlerin arkasında hangi karanlık planların olduğunu, hangi halkların kanlarının akacağını bilmiyoruz…

 

Soros’un 1 milyar dolar bağış vaat ettiği söz konusu proje ile bazı devlet başkanlarını devirmek için plan yaptığı söyleniyor. Peki ilerlemiş yaşına rağmen bu kaos yanlısı kişiyi tetikleyen unsur ne? Savunduğu ve ömrünü adadığı Siyonist ideoloji ve sahip olduğu büyük serveti… Zalimler nasıl oluyor da kör ideolojileri için dünyayı kan gölüne çevirebiliyorlar diye düşünüyorum… Çünkü adamlar her zerresi kan, işgal, katliam ve zulüm kokan batıl ideolojileri için var güçleriyle çalışıyorlar. İslam toplumlarında kendilerini âlim, mütefekkir,  dava adamı ya da dünya lideri olarak gören kişiler ise hak dava için değil nefislerini ikna edebilmek için çalışıyorlar. O yüzden Müslümanlar ne siyasi, ne de bilimsel alanda bir lahza dahi yol kat edemiyorlar. Ne acı değil mi?

Google+ WhatsApp