Sıradan bir gündü

Sıradan bir gündü


Konuşmacı on beş saatlik yoldan gelmiş ve konferans salonunu dolduran gençleri görünce bütün yorgunluğunu unutmuştur. Kendisi çevresinde iyiliksever ve tevazu sahibi biri olarak görülmekte ve bütün vaktini insanın ihtiyaçlarına ve insan eğitimine adamıştır. Genç denecek yaştadır fakat aklıselim bir erişkinin sahip olabileceği olgunluğa sahiptir. Ekonomik anlamda her türlü imkâna sahip iken, avuçlarına tutuşturulan mülke hiç itibar etmemiş, bütün imkânlarını infak edip mütevazi bir hayatı tercih etmiştir. Konuşmacı sevilen, sayılan sözüne itibar edilen ve insanlara güven veren bir kişidir. Her ne kadar gittiği her ortamda, bulunduğu her mekânda insanların saygı ve övgüleri ile karşılaşsa da o başını her zaman toprağa doğru eğmiş ve tevazuundan zerre kadar ödün vermemiştir.

 

Konuşmacı maddi dünyanın göz alıcı nesnelerine, sanal mutluluklarına itibar etmemiş, aldığı her nefesi bir fırsat bilip iyilik biriktirmeye çalışmıştır. Çevresinde cömertliği ile bilinen biridir ve babadan kalan bütün servetini yoksullara infak etmiştir. Şehrin zengin ailelerinden birinin çocuğudur fakat o yoksul yaşamayı ve yoksullarla vakit geçirmeyi tercih etmiştir. Konuşmacı dostlarını, arkadaşlarını yoksul ve mağdurlardan seçmekte ve onlarla geçirdiği vakitleri bir kazanç olarak görmektedir.

 

Tevazu geçerliliğini hiçbir zaman kaybetmeyecek bir akçe, üst bir değerdir. Tevazu insanın başını göklere değil toprağa doğru eğmesi, varlığını doğru şekilde konumlandırıp, ait olduğu yerin farkına varabilmesidir. Bu şiarla hareket eden konuşmacı salonda onlarca gence hitap ederken konferansı düzenleyen kişiler etrafında dönmekte, bir isteğiniz var mı, konuşmanız bitince sizi şuraya alalım gibi ifadelerle ona yakınlık göstermeye çalışmaktadırlar. Konuşmacı ise başını eğmiş ve sıradan bir insan gibi karşılanmak istediğini ima etmektedir. Fakat konferansı düzenleyenler onun bu tavrına bir mana veremez ve birbirlerinin yüzüne imalı şekilde bakarlar. Okumuş kariyer sahibi, binlerce kişiye hitap edebilen saygın bir kişi nasıl olur da bu kadar mütevazi olabilir diye düşünüyor ve zihinlerinde şekillenen bildik fotoğrafları yeniden taramaya başlıyorlar. Bu onların pek alışık oldukları bir durum değildir. Zira daha önce konferansa teşrif eden kişiler hâl ve hareketler ile ezici bir yaklaşım sergileyip,  varlıklarını hissettirmekteydiler, bu kişi ise ilgiden pek hoşlanmıyor ve sıradan bir insan gibi karşılanmayı arzu ediyor.

 

Konuşmacı muhataplarının ezici bakışlarının farkına varır ve bozuntuya vermeden konuşmasına devam eder. Onların kendini bulamamış, olgunlaşamamış ergence tavırlarına aldırmaz ve tevazu kokan tutumunu sürdürür.

 

Seküler kültürün atmosferini soluyan o kişilerin tevazuu bir zayıflık olarak algıladıklarının farkındadır konuşmacı. Zira onlara göre yüksek mevkii sahibi kişi toplumdan kopuk mekânlarda yaşar, insanlara tepeden bakar, ezici tavırları ile varlığını hissettirir… Onlara göre mevkii sahibi kişi öyle küçük insanlarla konuşmaz, hasbıhal etmez, elit kesimin uğradığı ortamlarda yaşar ve makam-mevkii sahibi kişilerle oturup kalkar. Başını önüne eğen ve sıradan bir yaşamı tercih eden insan onlara göre zayıftır, saygıyı hak etmemiştir zira bu kişi onların itibar etmediği yoksulların safında yer almaktadır. Bu zihniyete göre yoksul ise hiç değeri olmayan atıl ve muhtaç bir kişidir.

 

Konuşmacı akşama doğru görevini ifa etmiş ve muhatapları ile vedalaşıp ayrılmıştır. Yol boyunca kendisini kapıda uğurlayan kişilerin küçümseyici bakışlarını düşünür ve tevazuunun miadı geçmiş bir akçe gibi görülüp terk edilişine hüzünlenir. Kendisini bekleyen araca ulaşıncaya kadar başını hiç kaldırmaz ve suskunluğunun sebebini hiç kimseye açıklamadan araca geçer. Konuşmacı sahip olduğu bütün imkânları ahiret azığı yapıp ve sıradan bir hayatı seçmiştir. Zira o zenginliğin ceplerde değil kalplerde olacağına inanmakta ve iyilik biriktirmeye karar vermektedir. Konuşmacı dünyanın büyüsüne kapılıp yolunu ve yönünü kaybedenlerin ifadelerine ve bakışlarına itibar etmemektir. O yürüdüğü yolun nereye çıktığının bilincindedir.

Google+ WhatsApp