Sırada ne var un mu şeker mi

Sırada ne var un mu şeker mi


Amcasının oğlu Tarım Bakanlığı'nda çalışıyormuş, o söylemiş!

 

'Hemen markete gidin alabildiğiniz kadar ayçiçek yağı alın' demiş!

 

Eniştesi zincir marketlerde depocuymuş, o duymuş!

 

Eldeki ayçiçek yağları Ramazan'a kadar tükenecekmiş, yağ kıtlığı yaşanacakmış, varken hemen gidip alınsınmış.

 

Sosyal medyada ve WhatsApp gruplarında başlatılan bu dedikodular kısa sürede bir kısım marazi gazeteci, yazarçizer tayfasının da diline düştü.

 

Hepimizin gözünün içine baka baka utanmadan sıkılmadan 'elinizi çabuk tutun, aldınız aldınız; alamadıysanız ayçiçek yağsız kaldınız! Yandınız, öldünüz, bittiniz' dediler.

 

'Ayçiçek yağı beş yüz TL olacak' diyen mi ararsın; 'Paran olacak alacaksın şöyle bir kamyon, nisandan sonra satıp köşeyi döneceksin' diyen mi?

 

Şaka gibi!

 

Dar gelirli de 'hiç değilse bir teneke iki teneke alayım, birkaç ay idare edeyim, sonrası Allah kerim' düşüncesindeydi.

 

Sonra mı?

 

Oluşturulan panik havası üzerine insanlar hafta sonu marketlere akın ettiler, teneke teneke ayçiçek yağı satın aldılar.

 

Hem de fahiş fiyattan.

 

Gelelim şimdi zincir marketlerimize!

 

Alayı zevkten dört köşeydi.

 

Vicdanları hiç sızlamadı. Allah'tan korkmadılar, kuldan da utanmadılar. Sezonun başında yirmi-otuz liradan stokladıkları ayçiçek yağını 200 liradan, 250 liradan hatta 300 liradan güle oynaya sattılar.

 

Depoları ağzına kadar yağ dolu olmasına rağmen raflara üçer beşer koyup algıya görsel destek verdiler.

 

Gün sonu hasılatı kamyonlarla taşıdılar!

 

Bravo size!

 

Demem o ki gündüz gözüyle dört başı mamur bir soygun gerçekleştirdiler.

 

Salgın, tedarik zincirindeki sıkıntılar, artan enerji fiyatları, sonrasında gelişen küresel enflasyon, yetmiyormuş gibi bir de Ukrayna-Rusya savaşı...

 

Hal böyle iken Türkiye'nin üretimi hız kesmeden ve artarak devam etti. Tedarik zinciri kopmadı.

 

Ne yağ sıkıntımız var ne un ne şeker!

 

Stoklarımız kâfi derecede.

 

Dahası, olası bir sıkıntıya karşı da mesela yağ ithalatında vergi sıfırlandı. Bu şu anlama geliyor; ithal yağ geldiğinde fiyatlar daha da aşağı inecek.

 

Yani!

 

Bu zincir marketlerin stoklarındaki yağlar ellerinde patlayacak.

 

O halde sen misin ithalatta vergi düşüren!

 

Yazık!

 

Bu arada hal böyle iken muhalefetimiz ve yandaşı medya marketlere parmak sallayıp ' ne yapıyorsunuz, ayıptır, günahtır, suçtur' diyeceğine içinde 'yağ' ifadesi geçen 'zekâ ürünü' aforizmalarla topa girdi.

 

Neyse!

 

Biz şimdi gelelim en mühim meseleye.

 

Yarın bir benzeri unda yaşanır, şekerde yaşanır. Bu tür manipülasyonların arkası gelir, gelecektir. O halde yeni Tarım Bakanımız Vahit Kirişçi bu tür durumlarda hiç beklemeden tepki vermeli.

 

Sorunun ana kaynağı zincir marketlere karşı caydırıcı tedbirleri behemehâl hayata geçirmeli.

 

Eyvallah, göreve yeni başladı ancak kendisinden beklenti büyük.

Google+ WhatsApp