Şiddetin parçaladığı hayatlar

Şiddetin parçaladığı hayatlar


Kadir Şeker umutla suladığı hayallerine koşarken, kendini karmaşık bir girdabın içinde buluverdi. Başarılı bir öğrenci olan Kadir, şimdi bu girdabın içinden çıkmaya çalışıyor. İsterseniz talihsiz gencin hikâyesini tekrar hatırlayalım:

 

Kadir dershaneden çıkıp yorgun adımlarla evine doğru ilerlerken, sevgilisini darp eden bir cani ile karşılaşır ve canhıraş şekilde bağıran kadını kurtarmak için adama yönelir, onu engellemeye çalışır. Kadın kendisini bu caninin elinden kurtarabilecek bir erişken beklerken, imdadına Hızır gibi bir genç yetişir. Üniversite hayalleri kuran Kadir, kadının feryadını duyunca her şeyi unutur ve onu kurtarabilmek için adamı ikna etmeye çalışır. Fakat 9 sabıkası olan bir caniyi ikna etmek kolay olmaz. Adam kendisine müdahale eden gence vurmaya başlar. Kadın kurtulmuştur kurtulmasına ama iki adam hâlâ boğuşmaktadır. Bu arbede sırasında 9 sabıkası olan şiddet yanlısı cani ölür. Kadir ise kapıldığı bu girdabın içinden çıkabilmek için çareler aramaya başlar.

 

Kadir Şeker’in hazin hikâyesi, yaşanan olay meşru müdafaa mı, cinayet mi tartışmalarını beraberinde getirdi, hatta siyaset ve sanat camiası da olaya dâhil olup açıklamalarda bulundular. Adalet Bakanı Gül “…Kimse Kadir suçludur diyemez. Ama ortada bir ceset var. Cinayet soruşturması sürüyor, burada olay meşru müdafaa mıdır hukuka uygunluk sebebiyle ortada bir suç yok mudur… Bunların hepsi soruşturma aşamasında ortaya çıkacak” dedi.

 

Kadir Şeker’in şiddetten korumak için risk alıp, bütün hayallerine feda ettiği mağdur kadın Ayşe D. daha evvel Kadir’e teşekkürlerini iletirken ne olduysa sonradan ifadesini değiştirip 19 sabıka kaydı olan sevgilisini masum göstermeye ve Kadir’i suçlamaya başladı.

 

Kadir’e siyasi çevrelerden, yazar, sanatçı kesimden ve olaya duyarlılık gösteren çok sayıda insan tarafından destek mesajları yağıyor. Herkes genç birey hakkında verilecek kararı merakla bekliyor. Ancak dava şiddet yanlısı sabıkalı bir psikopatı engellemeye çalışan gencin aleyhine sonuçlandığı takdirde insanlar sokaklara taşan şiddet ve nefret görüntülerine müdahale etme cesaretlerini bütünüyle kaybedeceklerdir bu bir gerçek! 

 

Kadir, ufuklarda besleyip büyüttüğü hayallerine veda edip hayatıyla ilgili verilecek kararı beklerken zihnimde engel olamadığım beni meşgul eden sorular canlanıyor: Üniversiteye hazırlanan bir genç insani duyarlılık taşımamış olsaydı kendisiyle uzaktan yakından alakası olmayan bir kadın için hayatını riske atar mıydı? Tamam, bir gencin cebinde bıçak bulundurması elbette tasvip edebileceğimiz bir durum değil, ancak fotoğrafın diğer karelerine baktığımızda bir kadını kurtarmak için hayallerine veda eden gençle karşılaşıyoruz. Peki, antisosyal bir erkek tarafından şiddete maruz kalan, tehdit edilen, katledilen kadın sizin bir yakınınız olsaydı ne yapardınız? Sokak ortasında ölümle burun buruna gelen o kadın sizin anneniz ya da bacınız olsaydı ve şiddete kimse müdahil olmasaydı, eminim ki “neden insanlar bu kadar duyarsızlaştı, neden bir kişi kalkıp da şiddete dur demedi, ülkemde insan kalmamış” diyecek ve sitemlerinizi dile getirecektiniz. İşte burada tam da temenni ettiğiniz gibi bir genç şiddete maruz kalan bir kadını kurtarmak için harekete geçiyor ve olay zorba kocanın ölümü ile sonuçlanıyor. Keşke gencimiz cebinde bıçak taşımasaydı, keşke toplum bu kadar kirlenmese de çocuklarımız bir korunma aletiyle gezme ihtiyacı hissetmeselerdi, keşke bir kadın 19 sabıka kaydı olan antisosyal bir adamın peşinde sürüklenmeseydi, keşke şiddet evlerimize ve sokaklarımıza kadar taşmasaydı ve bir genç hayatının en verimli günlerini adliye koridorlarında geçirmeseydi. Ama ne geleceği bugüne taşıyabiliriz ne de geçmişin izlerini silebiliriz. Sadece olayları doğru okuyup doğru kararlar verebiliriz. Bunun ötesine geçemeyiz.

Google+ WhatsApp