Şiddet sevgiye dönüşebilir

Şiddet sevgiye dönüşebilir


Şiddet sevgiye dönüşebilir

 

 

Bandura, saldırganlığın dinamiklerini anlamak için yaptığı deneyinde çocukları 3 gruba ayırır ve birinci gruba bir film izletir. Filmde birkaç çocuk oyuncak bebeğe şiddet uygulamaktadır. İkinci gruptakilere büyüklerin çocuklara uyguladıkları saldırgan davranışları seyrettirilir, üçüncü gruptakilere ise saldırgan davranış içermeyen bir film seyrettirilir. Bandura, deneyin sonucunda çocukları gözlemlemeye başlar ve şiddet görüntülerini izleyen çocukların saldırgan tavırlar sergilediklerini görür. Üçüncü grupta yer alan çocuklar ise arkadaşlarıyla ilişkilerinde daha uyumlu ve paylaşımcıdırlar.

İnsanoğlu fıtri olarak şiddete meyyaldir ancak ruh hekimleri, insandaki şiddet eğiliminin eğitimle kontrol altına alınabileceğini ifade ediyorlar. Günümüzde sadece çocuklar değil büyükler de aynı şekilde şiddeti öğreniyor ya da şiddete güdüleniyorlar. Kuşkusuz bunda seküler kültürün etkileri ve buna bağlı olarak fertlerde şefkat, adalet, tahammül ve hoşgörü gibi değerlerin zayıflamış olması büyük etkendir.

Şiddet potansiyel olarak taşıdığımız olumsuz bir haslet. Ancak vahyin gölgesinde şekillenmiş bir eğitimle katılaşmış kalpler yumuşuyor ve beşer olan kişi insanlaşıyor. O nedenle anneler çocukları hayata hazırlarken İslam’ın omurgası olan adaletten ödün vermemeli ve onlara hakkaniyet bilinci aşılamalıdırlar. 

Çevrenizde sıklıkla rastladığınız bir durumdur; çocuk arkadaşıyla kavga eder ve ağlayarak anneden yardım ister. Anne çocuğa arkadaşı ile neden kavga ettiğini sormaz ve çocuğuna neden karşı çıkmadın elin armut mu topluyordu der ve onu şiddete teşvik eder. Anne şiddeti çocuğa bir güç olarak aktarır ve çocuk şiddete meylettiğinde adeta ödüllendirir. Babaların “benim oğlum çok güçlüdür, kendinden daha büyük olanları dahi bir vuruşta yere serer” ifadeleri de şiddete teşvik içermektedir. Zira bu ifadelere tanık olan çocuk şiddeti olumlu bir tavır olarak algılar ve benimser.

Şunu kabul etmeliyiz ki; eşlerini katleden canileri, çocuk tacizcilerini, hayvanlara zulmeden psikopatları, sokak ortasında cana kıyan ruh hastalarını biz anne-babalar yetiştiriyoruz. Sonra da bu hasta ruhlu insanları nasıl rehabilite edeceğimizi düşünüyor ve çareler aramaya koyuluyoruz. Ne garip değil mi?

Şiddet yıkıcı bir duygu. Ancak hayata 3 kg bir bebek olarak başlayan insan yavrusu anne-babanın desteği ile bu duyguyu sevgi ve şefkate dönüştürebilir. Bunun için ebeveynlerin dünya üzerinde en büyük mertebenin insan olmak ve insan kalabilmek olduğunu kabul etmeleri ve çocuklarını bu doğrultuda yetiştirmeleri gerekir.

 

MİLLİ GAZETE

Google+ WhatsApp