Sevilen çocuk sevmeyi öğrenir

Sevilen çocuk sevmeyi öğrenir


Sevilen çocuk sevmeyi öğrenir

 

 

Anne-baba çocuğa ihtiyacı olan sevgiyi verebildiği takdirde çocuk sevgiyi yaşar ve sevmeyi öğrenir. Anne-baba eğer çocuğa değerli olduğunu hissettirirlerse çocuk kendine güvenir ve olaylar karşısında daha dirençli ve daha güçlü olur. Çocuk ne almışsa çevresine onu verir, kendisine nasıl davranılmışsa ilişkilerine onu taşır.

Günümüzde anne-babalar çocukları sadece okul başarısı üzerinden değerlendiriyor, beklenilen sonuca ulaşamadıklarında ise onları başarısız olmakla suçluyor ve sevgilerinden mahrum bırakıyorlar. Çocuklar anne-babaların tutumlarını dikkate alarak bütün yaşamlarını maddi başarı üzerini kuruyor, iyi not almak, iyi meslek edinmek, iyi mevkilere gelmek için çaba gösteriyor ve sevgiyi hiç tatmıyorlar. Çocuklar koşullu olarak sevildiklerinin farkına varıyor ve anne-babanın beklentilerini yerine getirebilmek için bütün enerjilerini harcıyorlar. Çocuklar kendi taleplerinden vazgeçiyor, kendi hayallerine koşamıyor, beklentilerinden vazgeçiyorlar.

Çocukların potansiyellerini değerlendirmeleri ve mesleki alanda ilerlemeleri elbette önemli. Fakat bu tek başına yeterli değil. Zira çocukların bütün hayatı işten ibaret değil, onların sahip olduğu, farklı kimlikleri de var. Çocuklar gelecek yaşantılarında eş olarak evlat olarak, vatandaş olarak, arkadaş olarak, komşu olarak ve hepsinin fevkinde yer alan kul olarak bazı rollere sahip olacaklar ve bu rolleri başarılı şekilde yerine getirebilmeleri için çeşitli becerilere ihtiyaç duyacaklar. Okulda edindikleri malumatlar onları parasal anlamda rahatlatabilir ancak insani ilişkilerinde kayda değer bir katkı sağlayamaz. O nedenle ebeveynler çocuklarının okul başarılarının yanında bazı becerilerinin gelişmesine ve merkezi değerlerin inşasına katkı sağlamalıdırlar.

Müslüman bütün rollerini İslam kimliği üzerine bina eder. Bu bir şemsiyedir. Şemsiyenin altında yer alan kimliklerin hepsi yukarıdakine tabi olmak zorundadır. O nedenle anne-babalar çocuklarına ilk evvela İslami bir şahsiyet kazandırmak zorundadırlar. Çocuk anne-baba ve öğretmenleri vasıtasıyla İslami bir bakış açısı kazanmalı ve olayları bu perspektiften değerlendirmelidir. Aksi takdirde çocuklarımızın istikbalini kendi ellerimizle karartmış olabiliriz.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp