Sevgi yolu Siverek - Ardeşen

Sevgi yolu Siverek - Ardeşen


Sevgi yolu Siverek - Ardeşen

 

Uzun bir yola sevinçle çıkıldığında,

Yollar, gülleri kıskandırır.

Her an yaklaştığını hissetmek...

Tebessümün dudaklardan gözlere yayılmasını, aynada görebilmek...

Kavuşmanın an ve an heyecanını yaşamak...

İşte böyle duyguların eşiğinde çıkılan

Ondört saatlik bir yol...

 

Urfa-Siverek'ten başlayan ve Rize-Ardeşen'e uzanan bir sevgi yolculugu...

 

Siverek Urfa şehrimizin güzel bir ilçesidir.

Siverekte yaşayan on beş kız ve üç erkek öğrenci(yetim,öksüz ve başarılı) ve altı değerli öğretmenin,yeşilin maviye aşık olduğu, Rize'nin Ardeşen ilçesi,anlatılmayan lakin yaşanıldığında doyumsuz bir lezzeti iliklerine kadar hissettiren bir kaynaşma gezisine şahitlik ediyordu.

 

Türkiyem ...

Cenneti kıskandıramaz belki

Lakin dünyayı hasetlendiren şehirleriyle

Cennetin dünya ya yansıyan ışığıdır.

Dini,dili,ırkı,mezhebi...

Ne olursa olsun,bu topraklar üstünde yaşayan herkes kardeştir.

Böyle bilindiği için de,düşmanları tarafında mağlup edilememektir.

Türk Milleti,

Güçlü bir Manevi değere sahiptir.

 

Gurbetliği yaşayan insanlar,

vatanlarının ve milletlerinin değerini sanki bir tık daha iyi

Anlamaktadır.

 

Siverekteki gençlerin tam üniversite stresi yaşadıkları zamanda,Rizeli Tülay ablaları onlara bir süpriz yapmak için kolları sıvar.

Ve öncelikle Ardeşen Belediye Başkanı

Hakan Gültekin Beye projesini anlatır.

"Bu gençler bizim,onlar ile kaynaşmalıyız.

Lazın kürtten farklı olmadığını anlatmayalım,yaşatalım.

Görsünler ve yüreklerine nakış misali işlesinler.

Bu gezi ile hayallerine bir sevgi imzası atalım..."diye anlatınca,Başkanın gözleri dolar.

"Haklısınız ,Tülay Hanım.Bizim evlatlarımızı misafir edelim.

Muhlama,mısır ekmeği,hamsi,lazböreği...yesinler.

Fırtına deresinde Rafting yapsınlar.

Ayder yaylasında horon tepsinler.

Uzun Gölde resimler çeksinler...

Makamları ziyaret ederek,sevildiklerini özel olduklarını hissetsinler..."diyerek

Gözleri dolup taşar ve elini uzatır.

 

İşte böyle başlar bu yolculuk hikayesi.

 

 

Bu gençlerin çoğunluğu İlçelerinden dahi dışarı çıkmamışlardı.

Kendi şehirlerinin tam tersi bir şehre gideceklerdi.

Deniz ve ormanla çevrilmiş bir şehir.

Rüyalar süslenmeye başlar.

Heyecan doruklara ulaşır.

Sabahın ezan vaktiyle yolculuk başlar

 

Google+ WhatsApp