Sessizce çekip gittiler

Sessizce çekip gittiler


Sessizce çekip gittiler

 

 

Emine Bulut cinayetinin ardından şiddet mağduru kadınların sorunları yeniden gündeme geldi ve tartışıldı. Kadına verilen hukuki hakların abartılı olduğunu ve bu durumun şiddeti tetiklediğini savunanlar da oldu, sorunun merkezinde toplumun kadına yönelik çarpık bakış açısının olduğunu ifade edenler de oldu. Olaya tarafsız bir gözlükle baktığımızda kadın cinayetlerinin ya da kadının maruz kaldığı şiddetin temelinde insanların İslam’la hiç uyuşmayan töresel ve örfi inançlarının olduğunu görürüz. İffet ve hayâ gibi hasletleri sadece kadına has bir değer olarak gören ve kadını değersiz bir eşya gibi algılayan bu zihniyet antisosyal erkekler büyütüyor ve onların şiddet eğilimini tetikliyor. Ve… Ne yazık ki psikopatların ellerinde can veren kadınlar seslerini duyuramadan göçüp gidiyorlar.

Emine Bulut’un imdat çığlıkları kulaklarımda yankılanırken onunla aynı kaderi paylaşan Merve Kotan’ı düşündüm. Hatırlayacağınız üzere Aydın’da yaşayan 19 yaşındaki Merve Kotan ayrılmak istediği erkek arkadaşı tarafından pompalı tüfekle katledilmişti. Fakat olay sosyal medyaya pek yansımadığı için hayatının baharında katledilen Merve’nin hikâyesi zihinlerden silinip gitti. Merve’nin ablası kadınların öldürülmeyi bazı durumlarda hak ettiğini düşünenlerin vicdansızlığına dikkat çekiyor ve kardeşinin sesini kimseye duyuramadığını ifade ediyor.

Tarih 26 Mart 2019, bu kez mağdurun çığlıkları Erzurum’dan yükseldi. Eşinden şiddet gören Seher Polat boşanmak isteyince cani koca onu üç yaşındaki çocuğunun önünde pompalı tüfekle katletti. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olan Özgür Polat’ın savunması şöyle: “Sürekli üzerimde silah vardır. Silahı hobi olarak taşıyorum. Hakaret etmesi nedeniyle vurduktan sonra ambulans çağırmadım.” Psikopat kocalar yanlarında hobi olarak ya silah ya da bıçak taşıyorlar, canları isteyince eşlerini dövüyor, katlediyor “biraz yatar çıkarım sorun değil” deyip cesaret alıyorlar. Hobi olarak cebinde bıçak ya da silah taşıyan erkeklerin kasılarak gezdiği bir coğrafyada yaşıyoruz ve ne acıdır ki bu antisosyal psikopatlar toplumda baba, eş ve evlat olarak önemli roller alıyorlar!

Tarih 23.07.2019, mağdurun sesi bu kez Antalya’nın Manavgat ilçesinden yükseldi. Cani adam dini nikâhlı eşini yirmi bıçak darbesiyle katletti. Genç kadının yaşadığı zulüm gündeme dahi gelmedi.

27.08.2019 tarihinde Denizli’de benzer bir cinayet işlendi. Eşi ile boşanma sürecinde olan 23 yaşındaki Hafize K. eşi Uğur K. tarafından boğazı kesilerek yaralandı. Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan genç kadının durumu ciddiyeti koruyor.

24.08.2019 tarihinde ise mağdurun sesi Konya’dan yükseldi. Konya’da eşine şiddet uyguladığı için uzaklaştırma kararı olan Bekir Erkol, Tuba Erkol’u çocuklarının yanında 46 bıçak darbesiyle katletti. Emniyette kendisine eşini neden öldürdün pişman mısın diye sorulduğunda cani, “Namus için pişman mı olunur” cevabın verdi. Ne hikmetse ülkemde kadınların namusunu koruma görevini bu ruh hastaları üstleniyor!

Cani eşler tarafından katledilen kadınlara daha onlarcası eklenebilir… Ölmeyi hak ettiler diyen kalpleri taşlaşmış kişiler şunu bilmelidirler ki, bu canilerin bıçak darbeleri önce insanlığı ayakta tutan şefkat ve adalete isabet etmiştir. Onlar önce bu değerleri katlettiler. Ve bilinmelidir ki o katledilen anneler yarın büyük mahkemede sadece canilerden değil onlara sözel ya da fiili olarak destek verenlerden de şikâyetçi olacaklar…

AİLEMİZ

EN YAYGIN BEYİN HASTALIĞI: MİGREN

Baş ağrısı denince genellikle akla ilk gelen, beyin tümörleri oluyor. Oysa migren baş ağrısının en sık nedenlerinden biri ve beyin hastalıkları arasında en yaygın olanı… Öyle ki, ülkemizde her 5 kadından ve her 10 erkekten biri migren hastası! Yani her 7 kişiden biri, migren sorunuyla yaşıyor. Yaşam kalitesini bozarak mağduriyet oluşturan ilk 5 hastalık arasında yer alan migren; aynı zamanda kişiler arası ilişkileri, iş, aile hayatını bozan ve ciddi özürlülük meydana getiren bir hastalık. Peki, ya tedavisi? Migreni kontrol altına almak için öncelikle hastalığı tanımak, atakları tetikleyen nedenleri fark etmek gerekli. Migrende hem atak geldiği zaman ağrıyı kontrol altına alabilecek hem de baş ağrısı sık ise yaşam kalitesini artırabilecek ilaç tedavileri mümkün. Eğer kişi ayda 15 gün ve üstünde ağrılı gün yaşıyorsa yani kronik migreni varsa, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanan botoks yöntemi kullanılıyor. Migren sorunu olan hastaların doktora geç başvurdukları için geç tanı aldıklarını belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Migren Tedavi Merkezi’nden Nöroloji Uzmanları Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, Prof. Dr. Pınar Yalınay Dikmen ve Doç. Dr. Elif Ilgaz Aydınlar, 22 Temmuz Dünya Beyin Günü kapsamında, en yaygın beyin hastalığı olan migren ve tedavisiyle ilgili son gelişmeleri anlattı.

Hayat kalitesini düşürüyor!

Migrenin baş ağrısı genellikle başın bir yarısından başlıyor. Zonklayıcı tarzdaki ağrı saatlerce sürüyor ve kişi bazen ne sese ne ışığa ne de dokunulmaya tahammül edebiliyor. Eşlik eden mide bulantısı ve kusma durumu daha da vahim hale getirebiliyor. Beyin hastalıkları hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilen 22 Temmuz Dünya Beyin Günü’nde Acıbadem Maslak Hastanesi Migren Tedavi Merkezi’nden Nöroloji Uzmanları Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, Prof. Dr. Pınar Yalınay Dikmen ve Doç. Dr. Elif Ilgaz Aydınlar migren konusunda önemli bilgiler aktardı. Migrenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, hastanın bilinçlenmesi, yaşam şeklini düzenlemesi, ataklar esnasında uygulanacak doğru ilaç ve müdahalelerin yanı sıra atakların sıklığını önleyecek düzenlemeler sayesinde hastalığın kâbus olmaktan çıktığına dikkat çekti.

Ne zaman “kırmızı bayrak”?

Bir baş ağrısının ne zaman migren olarak nitelendirilebileceği bu konuda en çok sorulan sorulardan biri. Mide bulantısı, günlük aktivitelerinizi etkileyen şiddetli baş ağrısı, ışık ve sese karşı rahatsızlık migrenin belirtileri olarak kabul ediliyor. Ancak yeni başlayan veya farklı nitelikte bir baş ağrısı yaşıyorsanız, ağrının şiddeti zaman içinde artıyorsa, egzersizle birlikte ortaya çıkıyorsa, belli bir huyu olmayan ve tedaviye cevap vermeyen baş ağrısı yaşıyorsanız “kırmızı bayrak” olarak değerlendirmeli ve hemen bir nöroloji uzmanına başvurmalısınız.

Bu faktörler tetikliyor

Migren ağrıları çevresel faktörlerle, yiyeceklerle, stresle, hormonlarla tetiklenebiliyor. Kronik stres, anksiyete, depresyon gibi durumlar; gebelik, menopoz öncesi dönem; fazla parlak ışığa, gürültüye, hava kirliliğine ya da sıcak havaya maruz kalmak ve lodoslu havalar, atmosferik hava değişimleri şiddetli migren ağrılarının ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bunların dışında fermente besinler, çikolata, kuruyemiş, balık, alkol, soya sosları ya da kafeinli içecekler veya yeterince sıvı almamış olmak da migren ataklarını başlatabiliyor.

Çözüm botoks tedavisi

Migrenle ilgili bilinmesi gereken belki de en önemli bilgi tedavi edilebilir olduğu. Hastanın migrenle ilgili olarak bilinçlenmesi, yaşam biçimini buna göre düzenlemesi ve hem atak sırasında hem de atakları önlemek için kendisine önerilen düzenleme ve ilaç tedavilerine uyması sayesinde migren kontrol altına alınabiliyor. Ancak kronik migrenin tedavisinde en etkili yöntem ise botoks uygulaması. Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, Prof. Dr. Pınar Yalınay Dikmen ve Doç. Dr. Elif Ilgaz Aydınlar, saygın uluslararası medikal dergilerden Acta Neurologica Belgica’nın Temmuz 2018 sayısında yayınlanan araştırmalarıyla, botoks uygulaması yapılan kronik migren hastalarının yüzde 82,8’inde tedaviden etkin sonuç alındığını; kronik migrende botoks tedavisinin migren ağrısının sıklığının ve şiddetinin azaltılabildiğini ortaya koyduklarını belirtti. Uygulama sayesinde hastalar aşırı ağrı kesici almak zorunluluğundan ve şiddetli ağrının yol açtığı psikolojik sorunlarla yaşamaktan kurtuluyor.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp