Sessiz Afgan...

Sessiz Afgan...


Geçtiğimiz Cuma Amerikan New York Times gazetesinde yayınlanan bir haberin, nitelik şartlar açısından eksik olmasına rağmen, tüm dünyada ve bu arada Türkiye’de de matbuata hallice yansıması, Amerika’da ise “başka şeyin konuşulmasına izin vermeyecek” ağırlıkta gündemi ezmesi şaşırtıcı...

İddia, Rus askeri istihbarat servisinin, Afganistan’daki ABD/NATO/Koalisyon güçlerine yönelik başarılı suikast girişimleri karşılığında ödeme yapmak üzere Taliban’la anlaştığı...

Ek olarak haber, bu bilginin Mart ayında Amerikan ulusal güvenliği ve Beyaz Saray’a sunulup/tartışıldığı ama kimsenin-başta Başkan Trump- kılını kıpırdatmadığını ihsas ediyor.

Amerikan Başkanlık seçimleri döneminde bu türden bir imanın Demokrat Başkan Adayı Biden ya da Başkan Trump’ın dünya-ahiret düşmanı Nancy Pelosi tarafından, Oval Ofis’in Putin’e çalıştığının açık kanıtı olarak kamuoyuna pazarlanması kaçınılmaz. Öyle de oldu...

ABD seçimlerinin doğal kıvamı bu pisliği kaldırıyor. Fakat çukurun derinliği daha fazla...

ABD-Rusya/Trump-Putin ilişkileri Amerikan iç siyasetinin her gün çiğnediği bir sakız olduğu kadar, küresel siyaseti, başta da bizim bölgemizi sürekli etkileyen bir yapıya sahip...

Skandalın sadece bir gün içinde Amerikan politik güncelinin merkezine oturması, “başka sonuçları” olacağının da işareti... Beyaz Saray haftalardır Rusya ile kimi konularda zemin kurmak için kararlı girişimlerde bulunuyor. Putin de ilişkileri mümkün olduğunca sakinleştirmek arzusunda. Yaklaşan seçimler yüzünden kimi dünya meselelerinde (örneğin Libya) beklemede kalıyorsa da Trump’la çalışmaktan umutlu.

Bu yakınlaşma çabalarının somut örnekleri var; mesela petrol piyasalarındaki çökmeleri arz-talep dengeleri üzerinden istikrarlı kılmada anlaştılar. Afganistan üzerinde açık işbirliği yapıyorlar. İlerleme olduğu, sonuca yaklaşıldığını da dünya görüyor...

İşte söz konusu haberin bagajındaki rahatsız yükün bir kısmı bu...

***

NATO’nun Avrasya’daki projeksiyonunu rasyonelleştirecek sürecin bu yakınlaşmayla sabote edildiğine inananlar var. Yetmez, Rusya’nın kimi kalıplı Avrupa ülkeleriyle-başta Almanya, Fransa ve hatta İngiltere-ilişkilerini tuzaklayacak da bir akıl bu. (ABD gizli servislerinin bu ödül-suikast zincirine ilişkin istihbaratı İngiliz askeri öldürülmüş olabileceği notuyla paylaştığı iddiaları var.)

Haberin “zayıflığına” ilişkin şerhin atında yatan da bu. Times, istihbarat kaynaklarına yaslanıyor ama bahsedilen bilgi “ham”. Yani doğru yanlıştan öte var mı yok mu belli değil. Sonra arkası gelirse bilemem ama şu an haberi destekleyen kanıt yok...

Taliban da haberi yalanlamış durumda; resmi ağızları, ‘Rusya ile aramızda böyle bir anlaşma bulunmuyor’ derken, kimi komutanlarının açıklamaları ilginç; “suikastları kendi kaynaklarımızla yapıyoruz”!

Trump’a bakarsanız ortada suikast olup-olmadığı da tartışmalı. Ancak artık haberin doğruluğu veya yanlışlığı önemli değil...

***

Politik arenayı, Trump’ın Amerika’yı Putin’in hizmetine soktuğu söylemiyle şişirme amacı gerçekleşmiş görünüyor...

İlk haberden iki gün sonra NYT haberini sürükledi ve iddiasını Afganistan’da yakalanan teröristlerin ifadelerine dayandırdı. Bu andan itibaren de yukarıda değindiğimiz bagajın gizli bölmeleri olabileceğini fark ettik...

Afganistan krizinin çözümünde Trump ve Putin’in birlikte oynadığı rol, sadece Amerikan istihbarat camiasını ve Pentagon’daki bazı koridorları rahatlısız etmiyor.. Kâbil’de de Rusya’nın rolü hakkında kaygılar var!

Hissediliyor ki, “bazı Afgan güvenlik kurumları” Rusya-Taliban ilişkisinin ortaya çıkmasında pay sahibi! Bu da bizi Kâbil hükümetinin Rusya’nın Afganistan barış görüşmelerinde rol almasını istemediği fikrine, oradan da, ABD’deki kimi mahfillerle Afganistan’daki kimi mahfiller arasındaki koalisyona, nihayet, Amerikan başkanlık seçimlerine bağlıyor...

Bu durum, kısa süre sonra başlayacak-ki ABD/Afganistan/Rusya üçlü forumuna davet çıkarılmıştı-barış görüşmelerinde Rusya’nın elini zayıflatıyor. Masadan iteklenmesi sonucunu da üretebilir. Hele seçim sonuçları Biden lehine olursa...

***

Moskova’nın bu bağlantıları bilmediği düşünülemez. Suikast haberleriyle Kremlin içine zehir akıtılmış oldu; Washington’un Afganistan’da gerçekten Rusya ile çalışmak isteyip istemediği sorusu artık akıllarına takılmıştır.

Gizli bölmeleri açmaya devam edelim...

NYT’ın Amerika kadar dünyaya servis ettiği “sıcak haber” aslında, başkentteki “derin devlet”/stratejik klanın ruhuna yerleşmiş katı Rusya düşmanlığını besliyor, kamuya yayıyor.

Biden’in bu olay üzerinden ima ettiği, Trump-Putin ortaklığının Afganistan’da Amerikan askerlerini öldürdüğüdür. Meclis Başkanı Pelosi; “Trump’lı tüm yollar Putin’e çıkar” sözü de öyle. Görüldüğü gibi ABD Başkanı iktidarının ilk gününden başlayarak bugün de “vatana ihanet”le suçlanıyor.

ABD iç politikasındaki kutuplaşmayı biliyoruz ama Rusya söz konusu olduğunda siyasi elitlerin tamamı derin bir mutabakat kuruyor. Çok sayıda Cumhuriyetçi parlamenterin de NYT haberinden Trump’a fatura çıkardığı biliniyor.

Bu berbat bir kapan; bacağınızı kurtarmaya çalıştıkça çelik dişler yaranızı daha da parçalıyor. İş sadece seçimle ilgili değil, düşünün ki, o tali hedef!..

Anımsayalım; paylaşmıştık, Trump’ın G7 zirvesini genişletme planı vardı. Bir kaç ülkeyle birlikte Rusya’yı da dahil etmek istiyordu. Diğer ülkeler buna ayak diriyordu. Trump, bu vesileyle Putin’i de ABD’ye davet etmişti.

Şimdi Putin’in ABD’ye gelmesi hele Trump tarafından ağırlanması düşünülebilir mi? Genişletilmiş G7 de ölüm döşeğinde diyebiliriz...

Google+ WhatsApp