“Şehitlere saygı ve CHP” mi dediniz?

“Şehitlere saygı ve CHP” mi dediniz?


“Şehitlere saygı ve CHP” mi dediniz?

 

 

Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte sınır karakoluna gidip Mehmedciklere moral veren bir grup sanatçıya CHP Genel Başkanı “rezil” dedi, “güruh” dedi, ağır hakaretlerde bulundu.

Sanırsınız ki CHP, “şehitler” konusunda çok hassas. O zaman neden acaba devr-i iktidarında Çanakkale Zaferi’ni görkemli törenlerle kutlamadı?

18 Mart Deniz Zaferi’ni plânlayan Müstahkem Mevki Kumandanı (cephe komutanı) Cevat Paşa’yı (ki aynı zamanda Milli Mücadele komutanlarındandır), savaş plânlarını mükemmel biçimde uygulayan Kurmay Başkanı YüzbaşıSelahattin Adil Bey’i, Çanakkale savaşlarının ilk şehitleri Üsteğmen Hasan ile yardımcısı Mevsuf Bey’i, Karanlık Liman’a döşediği mayınlarla düşman donanmasının canına okuyan “Nusrat Mayın Gemisi”nin kumandanı Tophaneli Hakkı Bey’i, Yüzbaşı Nazım Bey’i, 3. Kolordu Kumandanı Esat Paşa’yı,ölümü öldüren Cafer Tayyar Paşa’yı, Vehip Paşa’yı,Fevzi Bey’i (sonradan Mareşal), etkili tümen kumandanlarımızdan KâzımBey’i (Karabekir), Albay Ali Rıza Bey’i, 27. Piyade Alay Kumandanı Yarbay Şefik Bey’i(Aker), tüm askerleriyle birlikte şehit olan 57. Piyade Alayı kumandanı Şehit Yarbay Hüseyin Avni Bey’i, “Şayet yaralanırsam benimle ilgilenmeyin, üstüme basın ve yürüyün!” emrini veren iman âbidesi Yüzbaşı Atıf Bey’i neden tarih kitaplarına isim olarak bile geçirmedi? 

Bunları ve bunların emrinde savaşan 250 bin şehidi devr-i iktidarı müddetince hiç aklına getirmeyen, şehitlikleri düzenlemeyen, doğru düzgün anma yapmayan, hatıralarını yaşatmak için bir âbide dahi dikmeyen partinin, şehitler konusundaki hassasiyetine nasıl inanılır? 

Daha dün denebilecek kadar yakın bir tarihte (2016 Aralık) 11 kız çocuğunun yanarak can verdiği Aladağ’a taziye ziyaretinde bulunmak için yola çıkan CHP Mamak Teşkilatı üyelerinin, otobüste müziği sonuna kadar açıp göbek attıklarını herkes biliyor (görüntüleri hâlâ internette dolaşıyor).

“Kadeş Rezaleti” de cabası...

27 Mayıs 1960 darbesi sonucu “cebren ve hile ile” iktidara getirilen CHP, halka şirin görünmek için, 1962 yılının Mart ayında Çanakkale’ye bir “Gençlik Gezisi”tertipliyor. 

CHP örgütlerinden ve yandaş gençlik derneklerinden bin kadar genç kız ve erkek seçilip “Kadeş Vapuru”na dolduruluyor. Güya “şehitlerin ruhunu şâd etmeye”gidiyorlar. Ama gemiye envai çeşit içki yüklemeyi de ihmal etmiyorlar! 

Seyahat boyunca, burada tekrarlamaktan sıkıldığım öyle iğrençlikler yaşanıyor ki, “Kadeş Vapuru Rezaleti” olarak tarihe geçiyor. Gazeteler günlerce “rezalet”manşetleri atıyor (İsteyen Google’dan sorup öğrenebilir).

Size son bir olaydan bahsedeyim...

Yıl 1933. Bu tarihte Çanakkale’de bir “Türk şehitliği” bile yoktur. Aralarında Nihal Atsız, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sencer ve daha sonra “imam hatip okullarını açan Milli Eğitim Bakanı” olarak baştacı edeceğimiz Tevfik İleri’nin de bulunduğu on kadar milliyetçi genç, ilk “Çanakkale yürüyüşü”nü yapıyorlar.

Halk büyük destek veriyor. Gençlerin sayısı gitgide artıyor. On gencin başlattığı yürüyüş, zamanla on binlere çıkıyor.

Çanakkale sırtlarına bir “Zafer anıtı” yapma fikri de aynı yıllarda doğuyor. Üniversiteli milliyetçi/mukaddesatçı gençler, bunun için para toplamaya başlıyorlar. Ancak CHP iktidarı bundan çok rahatsız oluyor. 

CHP Genel Sekreteri Recep Peker, hemen duruma el koyuyor: “Bu işin sonu kötü olur” diyerek gençlere gözdağı veriyor.

“Şehitlere saygı ve CHP” mi dediniz, efendim? Geçiniz!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp