Şehirler rekabete girerse ne olur?

Şehirler rekabete girerse ne olur?


Şehirler rekabete girerse ne olur?

 

 

Konferanslara davet edildiğimde, şehirlerde konferansın haricinde birkaç şey daha yaparım. Siyasi ortama bakar, nabız tutarım. Ayrıca düşünce ve kültür konusunda fikir alışverişinde bulunurum. Bu bana ülkenin genelindeki gelişmelerle ilgili bir kanaat kazandırır.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 

Tabi şehrin doğasını, tarihi mekanlarını gezer ve geleneksel yemeklerini tadarım. Bunu söylememe gerek yok sanırım!

Son birkaç ayda ona yakın şehirde bulundum. Şehirlerin gelişmişliklerini, kültürel olarak yaptıklarını ve diğer şehirlerle rekabet etmek için ne durumda olduklarına dikkat ettim.

Bazı şehirlerin tatlı bir rekabet içine girdiğini, şehir aktörlerinin gayretli çalışmalar içinde olduğunu, bunun da şehre çok güzel şeyler kazandırdığını gördüm.

KARS’IN TRENİ, URFANIN TARİHİ, GAZİANTEP’İN YEMEKLERİ

Örneğin Kars’ta tren projesinin şehre nasıl katkı sağladığına şahit oldum. Türkiye’nin her yanından yerli turistlerin tren yolculuğu yapıp, Çıldır Gölü, Kars şehir merkezi, Ani harabelerini, Sarıkamış’ı ziyaret etmesi şehre hem ekonomik hem de kültürel olarak çok şey katmış. Kars’ın kendi içindeki siyasi kamplaşmalar olmasa, eminim daha çok proje çıkabilir oradan.

Tren projesinin faydasını gören Erzurum da benzer bir çalışma içine girmiş. Erzurum bence tarihi eserleri, kültürü, doğası ve imkanlarıyla aslında çok daha büyük işler yapabilir. Bölgenin en büyük şehri, bana göre potansiyelini kullanamıyor.

Urfa’ya gittiğimde şehre yeni kazandırılan müzelere hayran kaldım. Kültür Bakanlığı’nın yaptığı bu müzelerin, tüm şehirlere örnek olacak kalitede olduğu açık. Urfa’nın her yanından tarih fışkırıyor. Lakin şehrin bunu ortaya çıkartmak için yeterli performans göstermediğini de gördüm.

Özellikle dünyanın en değerli ve en önemli insan yerleşimi olan Göbeklitepe eğer ciddi çalışmalar yapılırsa, Türkiye değil, dünyada bir marka haline gelebilir.

Öte yandan Urfa’nın gastronomi konusunda zayıf kalması da beni şaşırttı. Oysa Gaziantep’le rekabet edecek bir potansiyel sahipler.

Son dönemlerde en iyi çıkış yapan şehirlerden biri Gaziantep. Hem gastronomi, hem tarihi eserler hem de sosyal politikalar konusunda önemli çalışmaları var. Tabi iletişim araçlarını da çok başarılı kullanıp iyi reklam yapıyorlar. Bence örnek alınacak faaliyetler bunlar.

ADIYAMAN’IN NEMRUD’U, KONYA’NIN MEVLANA’SI, MALATYA’NIN KAYSISI

Adıyaman’da, kış günü Nemrut dağına çıktığımda gördüğüm manzara çok etkilemişti beni. Oradaki tarihi dokunun, şehrin çevresine ve içine de yayıldığını gördüm. Ancak bunların ortaya çıkartılması ve yerli yabancı turist için cazibe merkezi yapılması gerekir. Bu eksik.

Konya’ya uzun aradan sonra gittiğimde, şehrin biraz atalet içinde olduğunu gördüm. Oysa tarihi eserleri, Mevlana, harika doğası ve tarihi ilçeleriyle diğer şehirlere fark atabilecek güce sahip. Ulaşım sorunları yok, ülkenin tam merkezinde yer alıyorlar. Mevlevi mutfağı aslında gastronomi tarihi açısında çok önemli yere sahip. Bunun ortaya çıkartılması ve yaygınlaştırılması için yeterli bir çalışma göremedim. Konya, ciddi projeler hazırlasa, uluslararası düzeyde bir ilgi merkezi olmaya aday. Yine de şehrin gönlümüzde yeri ayrı.

Malatya da çok sevdiğim şehirlerdendir. Bu şehrin de potansiyelinin çok güçlü olduğuna inanırım. Şehir, yeni açılan müzeler, sanat sokağı, parklarla güzelleşti ancak buranın ülke genelinde bir çekim merkezi olması sağlanamadı. Oysa kaysı gibi Malatya işi yiyecekler, Bey Dağı, at çiftlikleri, doğası, yerel müzik gibi insanları cezbedecek çok şeyleri var.

Çocukluğumun geçtiği Sakarya’ya her ay gidiyorum. Doğası itibariyle ülkenin en güzel yerlerinden biri. İyi çalışmalar var. Ancak üzülerek görüyorum ki, şehrimiz hak ettiği yerde değil. Oysa gölleri, nehirleri, yaylaları, denizleri, çok kültürlü yapısı itibariyle Sakarya diğer şehirlerle rekabet edecek güce sahip.

ŞEHİRLER REKABETE GİRERSE ÇOK ŞEY KAZANIR

Şehirlerin rekabete girmesi, onların gelişmişliğini arttırır. Bazı şehirlerimiz dünyada rekabet edecek potansiyele sahip. Hiç abartmıyorum. Ülkemiz dünyada eşi benzeri olmayan güzellikleri, dünyada markalaşacak şehirleri olan bir yerdir.

Ancak bunun için şehir yöneticilerinin iç çekişmeleri bırakıp, güç birliği yapması lazım. Vali, belediye başkanı, odalar, sivil toplum kuruluşları, kent konseyleri, yerel medya ortak bir hedef, ortak bir proje ve orak bir hayal etrafında birleşse, şehirlerine çok şey katarlar.

Lakin çoğu şehirlerde politik, ekonomik ve sosyal çekişmelerin kısır bir döngü haline geldiğini üzülerek görüyorum. Bu da şehirlerin gelişmesini, tanınmasını ve markalaşmasını engelliyor.

Umarım yeni dönemde bunlar değişir.w

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp