Seçim ilan oldu komşular, bir gülsenize!

Seçim ilan oldu komşular, bir gülsenize!


Seçim ilan oldu komşular, bir gülsenize!

 

 

Muhalefet partileri genel başkanlarında ve sözcülerinde..

Yüzler mahkeme duvarı gibi..

Kimisi kamuoyunun önüne çıkmaya bile cesaret edemiyor..

Çıkan da, asık bir suratla, günü kurtaracak sözlerle, erken seçim tarihinin açıklanmasının şokunu atlatmaya çalışıyor.

Kamuoyunun önüne çıkan, sadece Meral Abla..

O da, partisinden ziyade..

Kendisinin cumhurbaşkanlığı adaylığı ile meşgul..

Yüzünde; içten gelen bir tebessüm olmaksızın yaptığı açıklama ile..

“100 bin imza toplayarak, aday olacağım” diyor..

Aday olur olmasına da..

Sonrası ne olur, orası biraz meçhul..

Daha doğrusu..

Kendisince meçhul.. Bizim için açık..

Nal toplar..

CHP’nin Genel Başkanı’nı ciddi bir açıklama ile, erken seçimi yorumlarken göremedim ama..

Temel Karamollaoğlu abimiz, Twitter’ı kullanarak yorumunu hemen yaptı:

“Açıklanan tarih, erken seçim değil baskın seçim tarihidir. Bu seçim tarihi, Ak Parti ve cumhur ittifakının ne kadar paniklediğinin işaretidir. Uyum yasaları bile çıkmadan açıklanan bu tarih, paniğin ve tükenmişliğin göstergesidir. Lisanı hal ile diyorlar ki bizim ülkeyi artık 2 ay bile yönetebilecek gücümüz yok.”

Ne güzel işte, Temel Abi..

Siyasi iktidar, 2 ay bile dayanamayacağını ilan ediyorsa..

Muhalefet için bu, sevindirici bir gelişme değil mi?

Niye “Baskın seçim” diyorsun?

Yoksa..

“Dur bakalım, daha biz kiminle ittifak yapacağımızı belirlemedik. Cumhurbaşkanı adayımızı belirlemedik.. Cumhurbaşkanı ve milletvekilliği için ittifak mı yapacağız, yoksa kendi adımıza mı seçime gireceğiz, onu da belirlemedik.. İktidar çalışıyor.. Ülkeyi yönetiyor.. Bir de fazladan kendileri açısından ittifak işlerini kotarıyor.. Biz muhalefette iken bile.. Daha ittifak konusunu dahi, çözüme kavuşturamadık.. Bu bizim için, o sebeple baskın seçim” demek mi istiyorsun?

Muhalefet partilerinin ikinci, üçüncü isimleri ise..

Yoğun olarak şu söylemle gündem olmaya çalışıyorlar..

“Tayyip Erdoğan, daha bir ay önce demişti ki..” diye başlıyorlar..

“AK Parti Genel  Başkanı, ‘Cumhurbaşkanlığı seçimi 2019 yılında’ diyerek erken seçim olmayacağını deklare etmişti” diye devam ediyorlar..

“Cumhurbaşkanımız son büyük kongrede ‘Erken seçim beklemeyin’ demişti..”ile finali oynuyorlar..

İyi de arkadaşlar..

Niye ağlıyorsunuz ki?

Tayyip Bey “Erken seçim yok” dedi ise..

Siz de yerinizde durup, “Biz de seçimlerin zamanında yapılmasını istiyoruz”dediniz mi?

Demediniz..

Tribünlere oynayıp..

Sanki seçimleri kazanacakmışsınız gibi bir hava estirerek, “erken seçim”talebinde bulundunuz..

Erdoğan-Bahçeli ikilisi de..

Sizin isteğinizi yerine getiriyorlar işte..

Şimdi niye ağlıyorsunuz?..

“İktidar partisi düne kadar ‘Erken seçim yok’ diyordu.. Şimdi erken seçim ilan ediyor. Bu ne yaman çelişki” diyerek, ne kazanmaya çalışıyorsunuz?

Siz istediniz..

Dolayısı ile sevinin.. 

Gülün biraz.. 

Bakın “İktidar partisi TBMM dışında kalacak” diye propaganda da yapıyorsunuz.. 

Dediğinize inanıyorsanız, niye yüzünüz gülmüyor da, ciyaklayarak ağlıyorsunuz ki?

İstediğinize kavuşuyorsunuz..

Sevinin biraz..

Ağlamayın..

Beni de ağlatacaksınız, şimdi!

Öyle ki..

Bazı uyanıklar, 2002’de yaşanılanları hatırlatıp, AK Parti’nin erken seçim kararından vazgeçmesi için algı operasyonu yapıyorlar..

“Bahçeli’nin erken seçim teklifleri uğursuzdur.. 2002’de erken seçim teklifinde bulundu.. Hem kendisini hem iktidar partilerini TBMM dışına attırdı.. Şimdi yine aynısı olacak.. Uğursuzluk tekrar edecek” diyorlar.

Oysa, 2002 şartları ile.. 

2018 şartlarının uzaktan yakından bir ilgisi olmadığını görmüyorlar..

2002’de, hemen herkes, iktidar partilerinin büyük oy kaybına uğrayacağını kabul ediyorlardı.

AK Parti'nin, genel olarak herkes tarafından umut olduğu, ayan beyan ortada idi..

Çöküş başlamış, üzerinden bir yıl geçmişti..

Ekonominin teslim edildiği Başbakan Yardımcısı’nın, Başbakan’ın telefonuna çıkmadığı bir dönem yaşanıyordu..

Bugün ile, 2002’nin neyini karşılaştırıyorsunuz ki.. 2002 seçimlerinin tekrarlanacağını söylüyorsunuz?

Ha şunu söyleyebilirsiniz..

“2002 seçim sonuçları tekrarlanacak.. AK Parti 2002’deki gibi, muhalefet partilerinin tümünü silip süpürecek.. 2002’deki Cem Uzan’ın bugünkü versiyonu Meral Akşener, medyanın tüm şişirmelerine rağmen hayal kırıklığına uğrayacak”

2002’nin, 2018’de tekrarlanacağını, bu açıdan söylerseniz..

Eyvallah..

Benim de kabulümdür..

Gerçeğe de, daha yakındır..

Erken seçim isteyen muhalifler, şimdi yine başladılar vıdı vıdıya..

“Niye 24 Haziran” imiş...

Hangi tarih açıklanırsa açıklansın, diyecekleri aynısıydı: “Niye bu tarih?”

Muhalefet iseniz.

Sabahtan akşama kadar eleştirdiğiniz iktidarı devirebilmek için.

Altın tepsi içinde..

Size sandık getiriliyorsa.

Hem de kanuni süresinden bir yıl önce iktidara gelebilme ihtimali sizin önünüze getiriliyor ise..

Göbek atmanız gerekir..

Şıkıdım şıkıdım oynamanız gerekir.

Ama gördüğümüz kadarı ile, ana muhalefeti de..

Yeni kurulup, iktidara geleceğini iddia eden partisi ile de..

Hepsinde bir şok yaşanıyor..

Devlet Bahçeli 26 Ağustos olarak erken seçim teklifinde bulunmuştu..

Dün Tayyip Erdoğan ile görüşmesi sonrasında, tarih 24 Haziran 2018 olarak açıklandı..

Muhaliflerde bir şok daha..

Şok üstüne şok..

Ne diyelim..

24 Haziran akşamı yaşayacakları şoka hazırlanıyor olmalılar..

Alıştırma kabilinden..

Bir şok yaşadılar.. Bir şok daha yaşadılar.. 

En sonunda, 24 Haziran akşamı..

“Olacağı buydu, üzülmeye değmez” rahatlığını yaşarlar..

Bu da onların sağlığı için çok faydalı!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp