Sanal dünyanın sakinleri

Sanal dünyanın sakinleri


Sosyal medya keskin bir bıçak gibidir. Eğer siz o bıçakla meyve keserseniz faydalı olur, fakat cinayet işlerseniz suç aleti olur. Günümüzde insanların çoğu bu bıçağı bir suç aleti olarak kullanıyor ve tehlikeli bir tünele doğru açıldıklarının farkına varamıyorlar.

 

Bilim adamları insanın yaşamsal ihtiyaçlarını yeme, içme, sevme, sevilme, ait olma, inanma şeklinde kategorize ediyorlar. Fakat burada iletişime pek yer verilmiyor. Oysa iletişim ihtiyaçlar hiyerarşisinin üst noktalarında yer alan bir değerdir. Geçmiş dönemlerde Kızılderili reisinin ABD başkanına yazdığı mektupta şu ifadeler yer alıyordu: “Varsayın ki bütün insanları katlettiniz ve bütün dünyayı ele geçirdiniz, ötekiler yoksa bunun ne anlamı olabilir?” Yani insan yaşamını tek kişilik bir adada sürdüremez diğerleri ile iletişim kurmak ve paylaşım içinde olmak ister. 

 

İletişim tıpkı yemek içmek gibi temel gereksinimlerimiz arasında yer alır. Ancak günümüz insanı bu gereksinimini kendi türüyle yakınlık kurarak değil sanal dünyaya uzanarak gidermeye çalışıyor. Sanal dünyanın sakinleri saatlerce internet başında kalıyor ve burada kendilerine hayali bir dünya kuruyorlar.

 

Uzmanlar sosyal medyayı bir iletişim ortamı olarak gören kişilerin gerçek hayattan uzaklaşarak, sanal bir alana açıldıklarını söylüyorlar. Nitekim kendilerini ifade etmekten kaçınan güvensiz kişiler hayatın gerçeklerinden uzaklaşarak burada kendilerini istedikleri şekilde tanıtıyor ve hayattan kopuyorlar. Kendileriyle barışık olmayanlar, kompleksli, güvensiz ve umutlarını yitirmiş kişiler sanal dünyaya hemen adapta oluyor ve buradan elde ettikleri yalancı mutluluklarla avunuyorlar. Zira sosyal medyanın sunduğu sanal hayaller size sahip olduklarınızı değil, sahip olmak istediklerinizi gösteriyor. Fertler sosyal medya üzerinden sizin beklentilerinize uygun bir görüntü sergiliyor ve sizi gerçek hayattan koparıyorlar. O yüzden sosyal medya bağımlıları gerçek hayata katıldıklarında kendilerini sudan çıkmış balık gibi hissetmeye başlıyorlar.

 

Günümüzde sosyal medya kişisel sorunları ile başa çıkamayanların sığındığı bir mahzen olarak karşımıza çıkıyor… Evli ya da bekâr kişiler buradan tanıştıkları kişilerle sanal aşklara açılıyor ve telafisi mümkün olmayacak hatalara düşüyorlar. Genç bireyler buradan yanlış arkadaşlar ediniyor, suç örgütlerine kapılıyor ve dibi görünmez dehlizlere düşüyorlar. Başta da dediğim gibi sosyal medya keskin bir bıçak gibi fakat insanlarımız bu bıçağı faydalı işler için kullanmak yerine suç aleti olarak görüyorlar.

 

Sosyal medya doğru kullanıldığında bilgiye ulaşmamızı kolaylaştırıyor ve iletişimi hızlandırıyor. Bizler sosyal medyanın bu avantajlarından faydalanabilir ve bu araçları mesajlarımızın iletimi noktasında aktif olarak kullanabiliriz. Bu takdirde elimizdeki bıçağı faydalı işler için kullanmış oluruz.

Google+ WhatsApp