Salih Müslim’in yakalanması: Coğrafi sınır gözetmeden tasfiye şarttır!

Salih Müslim’in yakalanması: Coğrafi sınır gözetmeden tasfiye şarttır!

Hele ki, Afrin operasyonu bütün kararlılığı ile devam ederken, İran sınırından Akdeniz’e kadar PKK/PYD üzerinden bir “terör koridoru” oluşturup ülkemizi “çevreleme”ye dönük ABD planlarına karşı Türkiye’nin büyük mücadelesi daha da genişlerken PKK/PYD’nin üst düzey bir isminin

Salih Müslim’in yakalanması: Peki şimdi ne olacak? Coğrafi sınır gözetmeden tasfiye şarttır!

 

P K K' ’nın Suriye kanadı PYD yöneticilerinden, Türkiye’ye yönelik terörün en önemli isimlerinden, Türkiye içindeki terör saldırılarından ve Suriye’nin kuzeyindeki kitlesel katliam ve tehcirlerden sorumlu Salih Müslim Prag’da yakalandı. Şüphesiz, yakalanmasının Türkiye’nin “kırmızı bülten” kararından kısa süre sonra gerçekleşmesi dikkat çekici.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 

Hele ki, Afrin operasyonu bütün kararlılığı ile devam ederken, İran sınırından Akdeniz’e kadar PKK/PYD üzerinden bir “terör koridoru” oluşturup ülkemizi “çevreleme”ye dönük ABD planlarına karşı Türkiye’nin büyük mücadelesi daha da genişlerken PKK/PYD’nin üst düzey bir isminin Avrupa sınırlarında gözaltına alınmasının anlamı büyüktür.

Sadece bir teröristtir ve teslim edilmelidir

Paketlenmiştir ve derhal Türkiye’ye teslim edilmesi gerekmektedir. Çünkü bir katliam suçlusudur, sivil katliamlara imza atmıştır, hem Türkiye halkına hem de Suriye kalkına karşı insan hakları suçları işlemiştir. Müslim’in Afrin operasyonu devam ederken yakalanması şüphesiz PKK/PYD kanadında yol açacağı psikolojik çöküntü önemlidir.

Bizim için o sadece bir teröristtir. PKK içindeki hiyerarşik durumunun, kime yakın olup olmadığının, ABD ve Avrupa’nın gözündeki anlamının hiçbir değeri yoktur. Bizim için o, Kandil’de oturup bütün coğrafyayı kana bulayan ırkçı teröristler gibi, bir PKK’lıdır, suçludur, kötülük timsalidir, milletimizin ve Suriye’de yaşayanların kanına girmiştir, o kadar!

Öcalan’ın paketlenmesi ve Salih Müslim: Bundan sonra ne olacak?

Abdullah Öcalan’ın Kenya’da paketlenmesinden bu yana, ilk kez böylesine bir ismin, üstelik Avrupa sınırlarında yakalanması, gözaltına alınması ciddi bir durumdur. Bundan sonraki adımları göreceğiz ve elbette erken sevinmeyeceğiz. Atılacak adımlara bakacağız. Yakalanmasının arkasında ne var göreceğiz. Türkiye ile işbirliği yapıp yapmayacaklarına bakacağız.

Belli mi olur, bir bakarsınız; “Bakın Salih Müslim’i yakaladılar. Avrupa ülkeleri de PKK terörüne karşı tavır alıyor” dediğimiz anda bırakırlar, hatta “bir yanlışlık oldu” bile diyebilirler.

Ama öyle olmazsa, teslim ederlerse, Salih Müslim’in yakalanmasının devamı gelirse, yeni isimler listeye girerse, AB ülkeleri içindeki terör yapılarına karşı kararlı ve dürüstçe tavır alınırsa, coğrafyamızı kana bulayan bu terör örgütüne karşı Avrupa genelinde operasyonlar başlarsa, olağanüstü bir dönem başlamış demektir.

Biz bu konuda Avrupa’ya hiç güvenmeyiz, bu net!

Gerçi biz, Avrupa ülkeleri ile terörle mücadele yapılamayacağını biliriz. Bu konuda güvenimiz neredeyse kalmamıştır. Onlarla hiçbir şekilde teröre karşı ortak hareket edilemeyeceğini, Türkiye’nin bu konuda acılarının en önemli müsebbiplerinin aslında onlar olduğunu çok iyi biliyoruz. Bunu defalarca yaşardık. Çünkü terörü her zaman bize bir kart olarak kullandılar. Türkiye’ye saldıran kim varsa onlara destek verdiler.

15 Temmuz’dan sonra FETÖ’yü korudular, üst düzey yöneticilerine sığınma hakkı verdiler. PKK’nın finans kaynağı oldular, siyasi olarak onlara kalkan oldular. Madem “Türkiye’yi vuruyor, biz de destek verelim” dediler. Ülke yönetimleri, medyası, entelijansiyası “Türkiye düşmanlığı”na öyle kilitlendiler ki, sivil katliamlardan sorumlu örgüt ve kişileri bile korumaya aldılar.

Ülkemizle hesabı olan ne kadar örgüt ve kişi varsa bugün Avrupa’da rahatça hareket etmektedir. Aramızdaki ikili anlaşmalara, uluslararası sözleşmelere, ne kadar bu yönde düzenleme ve tasarruf varsa hepsine rağmen, verdiğimiz suç dosalarına rağmen Türkiye ile işbirliği yapmadılar.

Avrupa ve ABD şunu bilsin: O kartı ellerinizden alacağız..

Ama Avrupa şunu unutmasın: Terör konusunda Türkiye ile işbirliği yapmayan ülkeler, önümüzdeki yıllarda ne büyük hata yaptıklarını anlayacaklar. Bugün Türkiye’nin sıkıntılarına yatırım yapan ülkeler, birkaç yıl içinde bizden daha büyük sıkıntılara sürüklenecekler.

Türkiye yükselecek, bunları aşacak, Avrupa destekli de olsa terör kartını boşa çıkaracak, teker teker o örgütlerin de, o isimlerin de üstesinden gelecek. Bugün Türkiye’nin dostluğunu önemsemeyenler, iş bittikten sonra, bölgenin güç haritası değiştikten sonra o dostluğu çok arayacaklar ama bulamayacaklar.

ABD şunu bilmeli: PKK ile ortak olup “Türkiye Cephesi” açma planları ona bütün bir coğrafyayı kaybettirecek. Birkaç terör örgütü ile, birkaç güçten düşmüş bölge ülkesi ile bu coğrafyada tutunamayacağını çok yakında anlayacak. Türkiye’nin dostluğunu kaybetmenin bedelini ödemek zorunda kalacak..

Bütün lider kadrosu tasfiye edilmeli, sonuç alınacaktır..

Salih Müslim, bir kötülük dosyasının küçük bir figürüdür. Önemli bir adam değildir. Ama sembolik olarak yakalanması çok önemlidir. Yargılanmadan, teslim edilmeden bu dosya tamamlanmayacak, bu da bir gerçek. Yine de, Çek Cumhuriyeti’nin bunu yapması, dikkatle not edilecek. Bu, caniler listesinden bir ismin eksilmesidir.

Türkiye, PKK/PYD’nin bütün lider kadrosunu tasfiye etmeden, etkisiz hale getirmeden bu mücadele bitmeyecek. Türkiye, hem içeride hem Suriye’de hem de Irak’ta örgütün bütün unsurlarına karşı amansız bir mücadele yürütmektedir. Çünkü bu bir vatan savunmasıdır, öyle görür böyle biliriz. Mücadelenin bir ayağı da Avrupa’dır.

Afrin’le başlayan, Münbiç’le devam edecek olan, Fırat’ın doğusundaki her karış toprakta devam ettirilecek olan mücadele böyle bir mücadeledir. ABD de olsa, Avrupa ülkeleri de olsa bu mücadele yapılacaktır, sonuç alınacaktır.

Terör kartı ellerinizde kalacak, Türkiye’nin dostluğu önemlidir!

Çünkü artık terörle mücadele yapmıyoruz. Türkiye mücadelesi, coğrafya mücadelesi yapıyoruz. Çünkü artık ABD ve Avrupa’nın gizli gündemli telkinleri ile ilgilenmiyoruz. Kendi ellerimizle mücadele ediyor, kendi doğrularımızla kararlar alıyoruz. Bu kararlılık geri döndürülemez bir tarihsel yürüyüş, yükseliştir.

Avrupa işbirliği yapsa da yapmasa da, ABD bize karşı terörle ortak olsa da olmasa da bu yürüyüş devam edecektir. İşte böyle bir dönemde Türkiye ile yakın olanlar, işbirliği yapanlar, dostluğunu ve güvenini kazananlar kazanmış olacaklardır.

Almanya’dan ve diğer Avrupa ülkelerinden, önyargılarını bırakıp, marjinallerin perspektiflerine rehin olmamalarını, PKK’ya karşı Türkiye ile işbirliği yapmalarını istiyoruz. Hiçbiriniz bir terör örgütüne destek vererek gurur duyacağınız bir tarih sayfası açmıyorsunuz. Bu kart, terör kartı, ne kadar etkin kullanırsanız kullanın, elinizde kalacaktır. Biraz tarihe bakın, biraz coğrafyaya bakın bunu göreceksiniz.

O Kandil yerle bir edilecek, o senaryolar buharlaşacak

Siz olsanız da olmasanız da, o Kandil yerle bir edilecek. Onlarca yıldır terör baronluğu yapanlar birer birer tasfiye edilecek, ortadan kaldırılacak. Suriye’nin kuzeyindeki o siperler, o silah depoları bir bir havaya uçurulacak. PKK ve PYD üzerinden bütün senaryolar buharlaşacak. Bunlar olacak ve Türkiye bunu yapacak. Siz o zaman avuçlarınız bomboş bölge dışından seyretmek zorunda kalacaksınız.

PKK unsurları, terör baronları, Batı’dan aldıkları desteğin bir gün hiçbir işe yaramadığını, yeni coğrafya tasarımında kendilerine yatırım yapılmayacağını, kullanılıp atılacaklarını, işte o zaman kendi kellelerini bile koruyamayacaklarını görecekler.

Coğrafi sınır gözetmeden mücadele edilecek. Yeni sürprizler bekliyoruz

Afrin’de ne kadar kararlıysa, Münbiç ve daha doğuda ne kadar karalıysa Türkiye, PKK/PYD liderlerinin paketlenmesi, devre dışı bırakılması için de aynı kararlılıkla, coğrafi sınır gözetmeden harekete geçmek zorunda.

Ve bu olacak..

Salih Müslim olayı yeni bir başlangıç olmalı. Türkiye için, PKK’nın lider kadrolarının tasfiyesi, Avrupa için terör kartının boş bir arayış olduğunun göstergesi olarak kabul edilmeli. Yeni bir süreç başlamalı. Çünkü Avrupa, ABD ve İsrail’in tehlikeli oyunlarına kendini kurban vermemeli.

Artık bundan sonra “terör” diye bir kart olmayacağını, o kartı kullananların devletlerarası bir hesaplaşmaya girmiş kabul edileceğini bilmeli. Onlar bizim haritalarımızı değiştirmeye çalışırken aslında dünyanın haritası değişiyor. Bu durumun hangi ülkeye ne tür sürprizler yaşatacağını kimse öngöremez.

Salih Müslim’in gözaltına alınması, Afrin-Münbiç hattındaki mücadele sırasında büyük bir sürpriz oldu. Teslim edilmesi, bir gelenek oluşturmasını umuyoruz.. Bunlar olsa da olmasa da biz kendi yolculuğumuzu sürdüreceğiz tabi..

 

ibrahim karagül

yeni şafak

Google+ WhatsApp