Sadece bir yıl içinde ülkeyi yıkar, enkaza çevirir bunlar..

Sadece bir yıl içinde ülkeyi yıkar, enkaza çevirir bunlar..


Sadece bir yıl içinde ülkeyi yıkar, enkaza çevirir bunlar..

 

 

Heyecana ihtiyacımız var. Coşkuya ihtiyacımız var. Fedakarlıkları artırmaya, vatana ve millete bağlılığımıza güç vermeye ihtiyacımız var.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 

Türkiye’nin doğru duruşunu, büyük yürüyüşünü devam ettirmek için, bu ülkeye dönük olağandışı saldırı dönemine bir son vermek için alabildiğine çalışmaya, çaba harcamaya ihtiyacımız var.

24 Haziran’a yönelik irademizi dosdoğru yapmaya, Türkiye’nin son beş yıl boyunca yaşadıklarını gözden geçirip öyle karar almaya ihtiyacımız var. Tercihimizi doğru yapmak için eleştirilerimizi, tespitlerimizi, öfke ya da küskünlüklerimizi bir kez daha düşünmeye, dahası, bu olağanüstü geçiş dönemleri için unutmaya ihtiyacımız var.

Bu bir iç politika meselesi değil! Bizim bir büyük hesabımız var..

Bu seçimin bir iç politika meselesi olmadığını, bir memleket meselesi olduğunu, sadece bir seçim olmadığını, Türkiye’nin bölge ve dünyadaki yerini belirleyecek bir tercih yapacağımızı bilmemiz lazım.

Kim ne kadar kişisel hesap yaparsa yapsın, kim ne kadar bu büyük mücadeleyi istismar ederse etsin, kim ne kadar bu ülkenin canı ve kanını kişisel amaçları için kullanırsa kullansın, bizim bütün kötülüklerin üstünde, çok üstünde bir hesabımız var. Durmamız gereken yer orası, hareket alanımız orası. Bu nokta, bu eksen hiç değişmeyecek.

Bu ülkenin, Cumhuriyet tarihi boyunca en güçlü, en müreffeh ve en özgür dönemlerinin sonunu getirmek istemenin bir çokuluslu proje olduğunu bilmemiz lazım. Onların sözlerini, söylemlerini, projelerini, örtülü gündemlerini içeride tekrarlayanların kesinlikle milli olmadığını, yerli olmadığını, en azından yerli bir hedefe gitmediklerini, 24 Haziran için de böyle bir hesapları bulunmadığını, bir yabancı proje olarak öne çıkarıldıklarını, formatlandıklarını bilmemiz lazım.

O gece kamufle olanlar, konjonktür bekleyenler..

Kimse, 15 Temmuz bitti diyemez. Kimse 17/25 Aralık bitti diyemez. Kimse bu iki saldırının çokuluslu bağlantılarını, Türkiye’yi küçültmek için planlandığını reddedemez. Kimse, Gezi terörü üzerinden hükümet değiştirme projelerini masum gösteremez.

Kimse, tankların önüne dikilen, kurşunlara meydan okuyan ve coğrafyanın tarihini değiştiren 15 Temmuz şehitlerini, onlara güç veren o büyük coşkuyu hafif gösteremez, itibarsızlaştıramaz, milletimizin zihinlerini bulandıramaz.

O gece tarih değişirken, o gece dünyaya meydan okunurken o gece Türkiye’ye yönelik en büyük saldırı püskürtülürken korkudan dışarı çıkamayanların, başka başka hesaplar için kamufle olanların, konjonktür bekleyenlerin, açıktan veya gizliden projenin içinde olanların, 24 Haziran üzerinden aynı projeleri devam ettirme hesaplarına dikkat etmemiz lazım.

Hiçbiri FETÖ tehdidinden, 15 Temmuz’dan söz etmiyor

Dikkat edin; muhalefet partilerin hiç biri 15 Temmuz’dan söz etmiyor. Meclis’in bombalanmasından, insanların kıyıma uğratılmasından, tarihimizin en büyük ihanetinden söz etmiyor. FETÖ konusunda net bir cümle bile kurmuyor, ABD ve İsrail’e bağlı bir istihbarat örgütünün bu ülkenin sinir sistemlerine yerleşerek ABD adına darbeye girişmesine karşı net bir tutum takınmıyor.

FETÖ lideri getirilsin demiyor, o örgütle nasıl mücadele edeceklerine dair taahhütlerde bulunmuyor. Böyle bir siyasi gündemleri, seçim programları zaten yok.

Olamaz çünkü iktidar istedikleri, destek buldukları ülkeler ile 15 Temmuz’u yapan ülkeler aynı. Onları küstürürlerse bu ülkede bir şey yapamayacaklarını kendileri de biliyor. Onlardan güç devşirebileceklerini sanıyorlar. Bu yüzden oraları hedef almazlar, milletimize karşı işlenen cinayetlere rağmen onları suçlamazlar.

Muhalefetten hiçbir parti şehitlerimizi önemsemiyor

Hiçbirinin PKK ile nasıl mücadele edileceğine dair bir projesi yok. Çünkü böyle bir niyetleri yok. Çünkü PKK da o merkez güçler tarafından yönetiliyor. Onlara da o merkezler iktidar vadediyor. Hiçbiri Afrin operasyonundan söz etmiyor.

Orada PKK’lıları yöneten ABD subaylarının neyi hedeflediğini, Türkiye ile savaş hazırlığı kapsamında yapılan yığınakları konuşmuyor, Fırat Kalkanı üzerinde durmuyor.

Hiçbiri şehitlerimizi umursamıyor. Onlar hangi mücadeleyi verdi de biz bugün seçim yapıyoruz. Yoksa ya PKK devleti, ya FETÖ devleti ya da küçültülmüş bir garnizon devlet için seçimler çok da önemli olmayacaktı. Bir terör devleti inşa edilecekti çünkü.

Büyük dönüşümün son aşamasıdır bu

Dikkat edin, muhalefet partilerinin hiçbirinde güçlü bir Türkiye tasavvuru yok, söylemi yok, hedefi yok. Türkiye için en hassas konuları sulandırıp itibarsızlaştırma politikası uyguluyorlar.

Açıktan karşı duramadıkları için, milletin tepkisinden korktukları için bu yolu deniyorlar. 24 Haziran sonrasında bu ülkeyi nasıl yöneteceklerine dair, nasıl bir adım öne çıkaracaklarına dair, nasıl bir bölge ve küresel politika uygulayacaklarına dair tek cümleleri yok.

24 Haziran bu ülkenin yüz yıldır verdiği mücadelenin son safhasıdır. Büyük dönüşümün son aşamasıdır. İşte bizi tam burada durdurmak istiyorlar. Bu sefer durduramazlarsa bir daha durduramayacaklarını kendileri de biliyor. Bunun son fırsat olduğunu biliyorlar. Bu yüzden 24 Haziran üzerinden bir proje uygulanıyor.

Bir yılda her şeyi yıkar bunlar

Ama milletimiz, büyük tarih yürüyüşünü tamamlayacak ve bu oyunu da boşa çıkaracak. Hep birlikte yapacağız bunu, istiklal mücadelesi ruhu ile yapacağız. Açık ve net; Türkiye yüzyılların mücadelesini verirken, içerideki küçük hesapların kurbanı olmayacak.

Ülkemizi buralara kadar getirenlerin yalnız bırakılmaması, başladığımız işin tamamlanması gerekiyor. Bu yüzden de coşku ile, heyecanla 24 Haziran eşiğinin geçilmesi gerekiyor.

Yoksa neler kaybedeceğimizi, bu ülkenin neler kaybedeceğini düşünmek bile ürpertici. Bir yıl, sadece bir yıl içinde bütün ülkeyi yıkar, enkaza çevirir bunlar..

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp