Sade bir isyan hakkı

Sade bir isyan hakkı


Sade bir isyan hakkı

 

 

Olmuyor bazen. İnsanın her zaman reel politiğin soğuk diliyle konuşmaya, stratejinin mantık silsilesiyle hareket etmeye gücü yetmiyor.

Yani insanoğlu aklıyla hareket etmesi gerekse de, duygularıyla yaşıyor.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Bazı zamanlar var ki isyan etmek, bağırıp, çağırmak ve bu adaletsiz dünyada, bu çarpık düzende bir şeyleri böyle değiştirmek istiyor insan. Değişir mi bilmem. Lakin isyan hakkımı kullanmak istiyorum.

DOĞU GUTA’DA BM’YE İSYAN EDİYORUM

Doğu Guta’da ateşkes ilan edilmesine isyan ediyorum. BM Güvenlik Konseyi, binlerce çocuğun kimyasal silahlarla, varil bombalarıyla öldürülmesini bu kadar zaman seyretti, şimdi bir ateşkes ilan ediyor.

Ancak 72 saat sonra başlayacak. Ve bir ay sürecek. Bu nedir şimdi? Madem ateşkes yapmaya gücünüz var, neden şimdiye kadar çocukların ölümünü izlediniz? Madem gücünüz var, neden bir ay süreyle ilan ediyorsunuz? Neden bir ay sonra Ruslara ve Esed rejimine yeniden çocuk öldürme izni veriyorsunuz?

Putin emir vermiş bir de, sabahtan, 14.00’e kadar Doğu Guta’ya saldırı olmasın demiş. O saatlerin dışında sivilleri, çocukları, insanları öldürmek serbest mi yani?

Şimdi bunları nasıl açıklayalım? Hangi reel politik bu ahlaksız dünya düzenini, bu adaletsiz düzeni, bu çarpık düzeni anlatabilir?

İşte bu yüzden isyan hakkımı kullanıyorum.

ERBAKAN HOCA’YI ANLAMAYANLARA İSYAN EDİYORUM

Dün ölüm yıldönümüydü. Adil düzen diyerek, tüm adaletsizliklere, tüm ahlaksız düzenlere, batının hegemonyasına isyan eden adamı özlüyorum.

“Bana ne Amerika’dan” diye isyan ettiğinde grup toplantısında, onu anlamayan ama bugün onun dediği yere gelen siyasi anlayışımıza isyan ediyorum.

Menderes’i, Özal’ı, Erbakan’ı anlamayan, karalayan, dışlayan ve şimdi de aynı şeyleri Erdoğan’a yapan anlayışa isyan ediyorum.

Tüm hatalarına, yanlışlarına, eksikliklerine rağmen, bağımsız, özgür ve adil bir düzen savunan bu insanlara, dünyada uygulanan ve Türkiye’de karşılık bulan haksız ablukaya isyan ediyorum.

28 ŞUBAT’A İSYAN EDİYORUM

Bizi bir silindir gibi ezmeye çalışan, ülkenin ana damarını yırtmaya uğraşan, ‘post modern darbenin’ yıl dönümünde, hala bu ahlaksız darbe kurbanlarının hapislerde olmasına isyan ediyorum.

Tüm çağrılara, hukuksuz uygulamaların varlığına, tüm bağrı yanıkların varlığına rağmen, onlarca insanın suçsuz yere hapislerde kalmasına isyan ediyorum.

Adil bir hukuk düzeni, hakkaniyetli bir adalet sistemi, insanların canı gönülden güveneceği hukuk adamlarının olduğu bir dünyayı arzu ediyorum, talep ediyorum.

AHLAKSIZ TROLLERE İSYAN EDİYORUM

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği, “ahlaksız trollerin” yönettiği bir düzene isyan ediyorum. Her gün ama her gün, ailemize, şahsiyetimize, kutsal değerlerimize, davamıza, inancımıza hakaret eden ahlaksız trollere, ahlaksız trol kafalılara, ahlaksız lejyonerlere, menfaatçilere isyan ediyorum.

Bir bakanı istifanın eşiğine getiren, ülkenin birliğine, dirliğine, düzenine artık tehdit oluşturan bu tetikçi, şantajcı, menfaat çetelerine hala bir şey yapılamamasına isyan ediyorum.

Ülkenin en saygın siyasetçilerine, bürokratlarına, kanaat önderlerine, bilim adamlarına, gazetecilerine yıllardır çamur atan, iftira atan, haysiyet suikastı yapan bu ahlaksız, ilkesiz, omurgasız troll çetesinin hala aktif olmasına isyan ediyorum.

Bugün isyan hakkımı kullanıyorum anlayacağınız.

Daha çok isyan edeceğim konu var. Şimdilik bunları yazıyorum.

Ama biliyorum, sadece isyan ederek bu çarpık düzenle mücadele edilmez. O yüzden namuslu insanlar olarak, daha çok sesimizi çıkarmak, daha çok çalışmak ve dünyayı, ülkeyi bu ahlaksızlar çetesine bırakmamak gerek.

Bunun için uğraşacağım kendi adıma.

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp