Razan Eşref En-Neccar

Razan Eşref En-Neccar

Bu nasıl bir ölümdür Rabbim? Nazenin bir bedene sıkılan can alıcı bir kurşun. İnsan nasıl kıyar böyle bir güzelliğe. Yüreği insanı için atan, aklı vatanında olan, inancı sağlam olan, gözü kara olan Razan! Sana değen kurşun insanlığın göğsüne değmiştir. Senin canını alan hain, insanlığı vurmuştur. Sen misalisin kahramanlığın. Kurşunun üstüne yürüdün. Ellerinle… Yüreğinle…

Razan Eşref En-Neccar

 

 
Bu nasıl bir ölümdür Rabbim?
Nazenin bir bedene sıkılan can alıcı bir kurşun.
İnsan nasıl kıyar böyle bir güzelliğe.
Yüreği insanı için atan, aklı vatanında olan, inancı sağlam olan, gözü kara olan Razan!
Sana değen kurşun insanlığın göğsüne değmiştir.
Senin canını alan hain, insanlığı vurmuştur.
Sen misalisin kahramanlığın.
Kurşunun üstüne yürüdün.
Ellerinle…
Yüreğinle…
 
Düşman ne zalimdir, ne gaddardır ve ne de acımasızdır.
 
Hangi kitapta var bu şekil öldürme?
 
Bu ne acımasızlıktır, bu ne kalleşliktir, ne ahlaksızlıktır?
 
Neden ayaklanmaz Dünya Sağlık Örgütü?
 
Neden sesini çıkartmaz insanlık?
 
21 yaşındaydı Razan.
 
Neden ayağa kalkmaz dünyadaki bütün anneler babalar?
 
Sırf Filistinlidir diye değil mi?
 
Tükürürüm sizin medeniyetinize.
 
Lanet ederim insanlığınıza.
 
Gelişmişliğimizin köküne kibrit çakarım.
 
Demokrasinizin canı cehenneme…
 
Sizden olmayan ölecekse böyle haksız yere sizden olana küfrederim ağız dolusu.
 
Meslektaşları, Razan’ın beyaz önlüğüne rağmen İsrailli keskin nişancılarca vurulduğunu söyledi.
 
“Beyaz önlük dokunulmazlığı” burada yok işte! Sağlık görevlisi olmasının bir anlamı yok, eğer Filistinliyse ölmelidir.
 
Bu doktor da olabilir, hemşire de, çocuk da…
 
Yaralılara doğru koşarken vuruluyor Razan!
 
Belki de üzerlerine gelen bir aslan olarak gördüler Razan’ı.
 
Filistin’in masumu, savunmasızı, kadını, çocuğu dahi bu kadar korku salmışken İsrail’in kurşun askerlerinin kalbine gerisini siz düşünün.
 
Ellerini havaya kaldırmasına rağmen vuruldu Razan’ı.
 
Bu hangi insanlığa sığar?
 
Hangi düşmanlığa dahi?
 
Gün boyunca yaralılara yardım etti Razan.
 
Ve sınır çitlerine yakın bir yerde yaralanan Filistinliye müdahaleye gittiği sırada da şehit edildi.
 
Ey sefil İsrail ‘Su içerken yılan bile karışmaz.’
 
Ey rezil İsrail askeri, yılandan da betersin, çıyandan da kötüsün. İnsafın yok, şefkatin de!
 
İflahın da olamayacak elbette.
 
İnsanlıktan nasiplenmemiş, payesine şeref düşmemiş İsrail askerindeki cesaret anlayışı gerçek mermilerle, ellerine havaya kaldıran ve yüreğinden başka silahı olmayan masum bir sağlık görevlisine saldırmaktır.
 
Ama unutulmamalıdır ki yere düşen her bir masumun kanı boğacaktır vakti geldiğinde cellatları.
 
Onların uykularını zehir edecektir, canlarını paçavraya çevirecektir.
 
Bugün Razan’ın dökülen kanı ve onun uğruna saçılan gözyaşları rabbin katında illaki karşılığını bulacak ve bu misliyle İsrail’den ve onların uzantılarından çıkartılacaktır.
 
Çatışma alanındaki yaralıya müdahale için alana giren ve yaralıya giden bir doktora dünyanın hiçbir yerinde kurşun sıkılmaz Bu savaşta da böyledir, kargaşada da, ayaklanmada da.
 
Ya ahlak yoksa eli silah tutanda, insanlık raftaysa…
 
Kafatası avcılığı yapıyorsa İsrail ve Filistinli olsun da kim olursa olsun, ne iş yaparsa yapsın diyorsa Allah’ın laneti de bu şekil düşünenlerin üzerine olsun o zaman diyoruz biz de.
 
21 yaşındaydı
Adı, Razan en-Neccar’dı.
O yardım meleğiydi Filistin’in.
Gönüllü hemşiresiydi yaralıların.
Her şeyden önce insandı insan.
 
Gazze sınırındaki barışçıl gösterilere gerçek mermilerle müdahale eden ve kadın, çocuk, yaşlı, engelli, gazeteci, doktor, hemşire demeden gördükleri bütün Filistinlileri şehit etmeye odaklanmış İsrailli askerlerin son kurbanı oldu.
 
Rabim Razan’ı rahmetiyle karşılasın ve onu şehit eden zihniyeti de kahrıyla yerle yeksan eylesin.
 
Sivil vahşeti devam ediyor İsrail’in. Eşkıya devlet, terörist…
 
Razan’ı şehit eden kurşun, onun iman dolu göğsünü delip sırtından çıkmış.
 
Olan biteni seyreden bir dünya…
 
Kulaklarını tıkayan bir dünya…
 
Gözlerini kapayan…
 
Ve susan…
 
Hainsin dünya, yalansın, yılansın ve çıyan…
 
Razan’ı vuran mermi, aslında dünyayı vurdu.
 
Toprak, Razan’a açar kucağını da ya susanlara açar mı acaba kucağını?
 
Kabul eder mi onu öldürenleri?
 
Ya bu zulme seyirci kalanları örter mi toprak?
 
Sanmam.
 
Bir zehir gibi kusar.
 
Bir bataklık gibi boğar.
 
Bir yanardağ gibi yakar.
 
 
 

Gürhan Gürses/Yeni Ufuk Elazığ

iktibas çizgisi

Google+ WhatsApp