Ramiz Ongun’lar, Mehmet Şanver’ler siz kaçın, biz kovalayacağız sizi!

Ramiz Ongun’lar, Mehmet Şanver’ler siz kaçın, biz kovalayacağız sizi!


Tayyip Erdoğan’ın sayesinde oturdukları koltukların kerametini kendilerinden sanan eski AK Partililerin biri susuyor, biri konuşmaya başlıyor.

Ahmet Davutoğlu susuyor, Ali Babacan konuşuyor..

Hani konuşmaları herkesin huzurunda olsa.

Kendilerini eleştirebilecek kişilerin yanında olsa..

“Konuşmalarından niye rahatsız oluyorsun ki?” dersiniz, haklı da olursunuz..

Ama bunlar, sadece kendilerinin pisliklerinde bile mavi boncuk bulunduğunu öne sürüp, pohpohlayanların yanında konuşurlar..

Bir küçük eleştiri, bir küçük soru yönelttiğinizde, “Tıss” diye susuverirler..

Bunun somut örneğini, Ali Babacan’ın partisinden iki kurucuda geçen hafta denedik.

Deva Partisi Genel Başkanı sıfatı ile, Kobani olaylarından dolayı gözaltına alınan HDP’lilere destek veren Ali Babacan’ın açıklaması hakkında görüş sorduğumuz DEVA Partisi’nin iki kurucusu, maskelerinin ineceğini anladıkları için, muhabirimizden köşe bucak kaçtılar..

Birinci isim, Ramiz Ongun.. Yıllarca MHP’de siyaset yapmış, hatta genel başkanlığa aday olmuş bir siyasetçi..

İkincisi ise Mehmet Şanver. Emekli korgeneral..

Ramiz Ongun’u muhabirlerimiz arıyor. “Önemli konu, mutlaka cevaplayacağım” deyip ertesi gününe atıyor. Ertesi günü de “tamam” diyor.

Deyiş, o deyiş.. Ve sonra.. Suspus oluyor..

Düşünce özgürlüğünden yana olduğunu açıklayan, tek adam partisi olmadıklarını iddia eden Ali Babacan mı, konuşma yasağı getirdi..

Yoksa durumu çakıp, kendi kendisine mi yasak getirdi, bilmiyorum.

Ama milliyetçi olduğunu, ülkücü olduğunu idda eden birisinin, HDP’lilere gözaltı uygulamasına destek veren bir parti genel başkanının açıklamasına yorum getirememesi, gerçekten ibretlik bir durum.

Siz, düşündüğünüzü söyleyemeyecekseniz, niye sisayete girdiniz ki?

Ülkücülerden üç tane oy çalarsak, “kâr kârdır” mantığı ile, konu mankeni olarak mı sizi vitrine koydular..

Parti kurucuları arasında isminiz yer alacak. Ama siz PKK’nın uzantısı konumundaki siyasi partiye, iki çift laf edemeyeceksiniz.

Dahası, kendi genel başkanınız, o partiye destek verecek, siz ise susacaksınız..

İkinci isim, TSK’da yıllarca görev yapmış, belki PKK’ya karşı mücadelede de görev almış olan emekli korgeneral Mehmet Şanver..

O, telefonlarımıza hiç çıkmıyor..

Hani, “bilmediği telefonlara çıkmıyordur” deyip, hüsnüniyetli yaklaşacağım ama.

Haber yayınlanıyor.

“Konu hakkında görüşüne başvurmak istediğimizi, ancak ulaşılamadığı”nı haberimizde belirtiyoruz.

Komutandan yine bir açıklama gelmiyor..

Ama aynı komutanın sosyal medya hesabına bakıyorum..

Partinin genel başkanı Ali Babacan’ın açıklamasını paylaşmış, İstanbul’un kurtuluşunu tebrik etmiş, Bozova ilçe başkanı için taziye yayınlamış.

Ama.. 

“Kandil’den gelen talimat ile halka sokağa çıkma çağrısı yapan HDP’lilerin gözaltına alınması hakkında ne düşünüyorsunuz” sorusuna cevap veremiyor, komutanımız..

Ve böyle kurucuları olan DEVA Partisi’nin Genel Başkanı Ali Babacan, dün esip yağmış..

Kandil’den talimatla, karar alıp, halkı sokağa döken ve 53 kişinin ölümüne sebep olan HDP’lilere yine destek çıkmış..

Bir de, AK Parti’ye çağrıda bulunmuş: “Cesaretiniz varsa bundan sonra seçim yapmayacağız deyin!”

Kurucuları, medya önünde görüş açıklamaktan korkan partinin başkanına bakın..

Babası yaşındaki parti kurucularının, medyaya konuşmasına yasak getiren Ali Babacan’a bakın..

Kendisini öyle bir dev aynasında görüyor ki..

“Bütün bu ekibimizden şu andaki hükümetten iyi, on tane hükümet çıkarırız” diyor..

Senin ekibin, önce medyaya çıkıp konuşmasını bilsin, Babacan bey.. Gazetecilerden kaçmayı, maharet sanmasınlar..

“Nasıl olsa bir haber yaparlar ama, onu da süreç içinde biz unuttururuz” diye düşünmesinler..

Hayatlarının temel felsefesi olan ülkücülük sebebi ile alındıkları siyasi partide, ülkücülüğün tam zıttı söylemler geliştirilirken, “Üç maymun”u oynamasınlar..

Çıkıp, ne düşünüyorlarsa, konuşsunlar..

Bakın genel başkanları, dünkü konuşmasında söylüyor:

“Hangi parti olursa olsun hukuksuzluk karşısında Türkiye topyekûn ayağa kalkmalıdır. Türkiye’nin çıkışı, demokrasi içinde işleyen bir siyasetle mümkün. Tek bir karar merciinden ve sınırlı kadro ile yönetilemeyecek kadar büyük bu ülke” diyor..

Adeta partisi içindeki isimlere de yol veriyor..

Topyekûn ayağa kalkın diyor..

Ama MHP’ye genel başkanlık yarışına giren Ramiz Ongun’ları da..

Korgenerallik makamına gelmiş komutanları da.. Bırakın topyekûn ayağa kalkmayı..

Muhabirin sorularından kaçmak için, otuz tane mazeret üretip, yalan üzerine yalan söylüyorlar..

Ne oldu, inandırabildiniz mi, Akit muhabirini..

Ne oldu, atlatabildiniz mi, Türk halkını.

Sandıklar önünüze gelene kadar, her daim haykıracağız, riyakârlığınızı..

Ülkücülük etiketi ile, PKK uzantısı HDP’ye kucak açanlarla iş tuttuğunuzu..

Siz kaçın, biz kovalayacağız sizi!

Google+ WhatsApp