Ramazan neş’esi

Ramazan neş’esi


Ramazan neş’esi

 

 

Yahya Kemal’in “Atik Valide’den İnan Sokakta” isimli şiirinden aşağıya aldığım mısralar hem Ramazan neş’esini, hem de bu neş’eyi paylaşanların ortak ruh halini ne güzel ifade ediyor:

İftardan önce gittim Atik-Valde semtine,

Kaç def’a geçtiğim bu sokaklar, bugün yine,

Sessizdiler. Fakat Ramazan mâneviyyeti

Bir tatlı intizâra çevirmiş sükûneti;…

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Meydanda kimse kalmadı artık bütün bütün;

Bir top gürültüsüyle bu sâhilde bitti gün.

Top gürleyip oruç bozulan lâhzadan beri,

Bir nurlu neş’e kapladı kerpiçten evleri.

Yârab nasıl ferahlı bu âlem, nasıl temiz!

Tenhâ sokakta kaldım oruçsuz ve neş’esiz.

Yurdun bu iftarından uzak kalmanın gamı

Hadsiz yaşattı rûhuma bir gurbet akşamı.

Bir tek düşünce oldu tesellî bu derdime;

Az çok ferahladım ve dedim kendi kendime:

“Onlardan ayrılış bana her an üzüntüdür;

Madem ki böyle duygularım kaldı, çok şükür.»

Orucun bedene ve ruha tesiri

Şüphesiz oruç bedenin olduğu kadar ruhun, nefsin de terbiyesini amaçlıyor. Bedenin aç kalmasıyla ruhun doyması arasında sıkı bir ilişki vardır.

Bedenin bütün isteklerini tatmin etmek insanın bütün dikkat ve ihtimamını bedene çevirmesine sebep olur. Allah rızası için bedenin/nefsin bazı arzularına sınır koyunca iman ve iradenin, nefse karşı kazandığı zaferin hazzı yaşanmaya başlanır. Bu haz, aynı zamanda Seven ve Sevgili Yaratıcı ile bir çeşit vuslatın hazzıdır; “Beni Rabbim bir başka şekilde gıdalandırıyor” buyuran Sevgili Peygamberimizin bu yüce halinden nasiplenmektir.

Oruç sadece aç kalmaktan da ibaret değildir. Diğer zamanlarda helal olan gıdaları ve zevkleri bile oruç ibadetinde Allah rızası için terk eden mümin, O’nun, oruçluya da oruçlu olmayana da yasakladığı fiil ve davranışlardan elbette uzak duracaktır. Oruç ibadetinin sağladığı irade gücü, sair zamanlarda da mümince yaşamanın yollarını açacaktır. Oruç ibadetinin ihtiva ettiği “yeme, içme, cinsel temas” yasaklarından daha önemlisi “zikir”dir; yani devamlı olarak Allah kulluğu duygu ve şuurunun mevcut olması, oruç halinin bunu sağlamasıdır.

Ramazan’ın da oruçtan ibaret olduğu gibi yanlış ve yaygın bir kanaat vardır; oysa Ramazan bir ibadetler demetidir.

Ramazan vesilesiyle girilen yoğun manevi havayı bütün bir yıla yaymak ve sürdürebilmek için Ramazan’da oruç tutmanın yanında –başka zamanlara nispetle– daha ziyade Kur’an okuruz, bu aya mahsus namazlar kılarız, yoksulların ihtiyaçlarını temin ederiz, gafletimiz azalır, zikrimiz artar, insanlarla ilişkilerimizde “oruçlu olduğumuzu düşünerek” daha müsamahalı, merhametli, sevecen, sabırlı oluruz. Sofralarımızda müsafirler bulundururuz, Allah’ın verdiğini O’nun kulları ile paylaşırız (mutlaka yoksullarla da paylaşmalıyız). Mümin bu güzel davranış ve hasletlere bir ay devam edince genel olarak hali değişebilir ve bu güzellikler Ramazan’dan sonra da en azından bir süre devam edebilir. Devamı için yapılacak şey Ramazan’ı dolu ve şuurlu yaşamaktır.

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp