Raison d’Etat: ‘Devlet Gereği’...

Raison d’Etat: ‘Devlet Gereği’...

S 400’ler uçaklara yüklendi ve siz bu satırları okuduğunuzda, konşimentodaki teslim adresi bu yorumları yapanların ‘üzerinden geçmiş’ olacak... Zirve görüntülerini anlatmayı dış politika okuması sayıyorlar, ikili, çoklu, kapalı oturumlar bu denli

Raison d’Etat: ‘Devlet Gereği’...

 

Koskoca G20 Zirvesi’nden daha büyük, ABD-Çin-Hindistan liderleri ve bir dizi orta-üst deste küresel oyuncuyla görüşmeyi, ‘ABD Başkanı yumuşak konuştu ama bakalım Pentagon ne diyecek, göreceğiz’ sığlığında boğmaya çalışıyorlar.. Şöyle tersleyebiliriz...

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 

 

S400’ler uçaklara yüklendi ve siz bu satırları okuduğunuzda, konşimentodaki teslim adresi bu yorumları yapanların ‘üzerinden geçmiş’ olacak...

Zirve görüntülerini anlatmayı dış politika okuması sayıyorlar, ikili, çoklu, kapalı oturumlar bu denli yüzeysel olabilir mi?..

***

Ya şöyle olduysa...

Amerika’nın S-400/F35/Türkiye’ye Trump ziyareti yumuşaklığının karşılığı, ABD’nin İran’a yönelik kuşatmasında Ankara’nın desteğini değilse dahi ‘tarafsızlığını’ getirebilir mi?

İki ülke bu bağlamda anlayış geliştirmiş olabilir mi?

Ağır bir soru değil mi...

Hele Rusya-İran-Türkiye Astana Süreci’nin dirildiği, üzerine, Türkiye-Rusya-Fransa-Almanya-II zirvesinin yenileneceği dönemde.

Hele hele, ABD’nin Almanya’dan Suriye’nin kuzeyine-kendi askerlerinin yerine-asker istediği ama reddedildiği günlerde. (‘Washington s’adresse au gouvernement allemend pour remplacer une partie des troupes americaines en Syrie’, 07/07.)

Daha bir-iki satırda, “yaptırımlar konusundaki belirsizlik” daha doğrusu ‘temennileri’ bayağılaştı değil mi...

İyice karmaşık hale getirelim...

***

Bir başka klişe, “büyük haritanın/resmin” Çin’le ilgili olduğunu söylemek. Yanlış anlaşılmasın, bunu söylemek klişe, altını sağlamlayamamak, “yaptırımlar”la illiyetini kuramamak ne? Yoksa bu bağlamda ne kadar ‘soru işareti’ varsa cevap Çin! (‘Indo-Pacific Strategy Report’, Pentagon, 01/07, temiz bir özet yorumunu okumak için mücerret.com)

Robert D. Kaplan: “Trump yönetimi farkına varsın ya da varmasın, ABD-İran arasında oluşan açmaz ‘çok daha büyük bir şey’le ilgili.

Demek orada da anlamayanlar var. Bizi, bizdekiler yoruyor, bizimkilere yürüyelim...

***

22 Temmuz’da Pakistan Başbakanı ABD ziyareti gerçekleştirecek ve Başkan Trump’la buluşacak. Bu ziyaretin resmî olarak duyurulması, Amerika’nın ‘Belucistan Kurtuluş Ordusu’nu terörizm listesine eklemesinden sonra geldi...

4-6 Eylül’de Rusya-Vladivostok’ta ‘Doğu Ekonomik Forum’u var, Pakistan lideri ‘özel konuk’, Hindistan lideri ‘baş konuşmacı” olarak Moskova tarafından davet edildi...

Bu iki organizasyonun verdiği mesajları/bağlantıları, “yaptırımlarda belirsizlik var”ın neresine yapıştırsak, o yorumcuların alnına mı?

Rusya’nın Çin-Hindistan rekabetini işbirliğine çevirme planları ipucu olsun.

***

İran, ABD yaptırımlarının bu Beyaz Saray iktidarında sonuç almayı başaramayacağı, hatta “savaş” olursa, bunun Amerika-İsrail beklentilerini karşılamayacağı kararına vardıysa, sonuçları kadar Türkiye’nin Tahran’a göre nerede duracağını ekranda “batı güzellemeleri” döktüren dış politika entelektüellerine (!) sorsak ne yanıt alırız?

Bunun ABD’nin uygulayacağı S-400 yaptırımlarına, ABD Başkanlık seçimlerine etkisini anlatabilirler mi?

Veya ABD’nin İran yaptırımlarının aşılması, Avrupa ülkelerinin Tahran ile ticaretlerini sürdürmesi için oluşturulan özel ödeme mekanizmasının (INSTEX) işe yarayıp yaramayacağını söyleyebilirler mi?

Kıyamam, yine ipucu vereyim... İran BM Daimi Temsilcisi Ravanchi: “INSTEX şık bir otomobil ama ‘yakıtı’ yok”...

***

Kördüğüm yapalım...

Dünyada binlercesinin içinde dokuz “özel” ABD/NATO radar istasyonu/sistemi var. Bu büyük kulaklar/gözler hayati önemde. Ağırlıklarınca istihbarat altını bunlar. Aralarında önem hiyerarşisi de var. Acaba Kürecik kaçıncı sırada ve bunun S-400 bağlamında yeri ne? Rusya-Çin-İran coğrafyasında ne anlatıyor? Olası ABD-İran çatışmasında rolleri ne?

“Pençe Harekâtı 40 günü geride bırakırken bölgede kalıcı adımlar atılmaya başlandı. Bu kapsamda Hakurk operasyonu ile ‘kalıcı’ güvenlik koridorları oluşturulacak. Denetimi sağlanan önemli noktalara karakollar inşa edilmeye başlandı”... (06/07.)

Yani?

***

Kafalarını suyun altında daha fazla tutmak istemem ama şunu da yazmak şart...

İngiltere’nin ABD büyükelçisinin Londra’ya yazdığı elektronik postalar faş edildi. Büyükelçi’nin Başkan Trump hakkında yazdıkları dünyaya mâl olunca iki “kardeş” arasında niza çıktı.

Amerika ve İngiltere’nin arasını kim bozuyor?

Kanlı-bıçaklı olmalarına rağmen G20 zirvesinde buluşan Başbakan Theresa May ve Rusya Devlet Başkanı Putin, görüşmeden sonra da ateş püskürmeye devam etmişlerdi. Daha doğrusu özellikle May! Oysa aynı odadaydılar!

İşte ‘Birleşik Krallık”ın bileşenlerinden biridir sızdıranlar. Yetmezse arkası da gelir ama Trump olay üzerine, “neyse ki yakında yeni bir Başbakan olacak” dedi zaten... (‘Daha fazlası’ için; The embassy leak will damage far more than the special relationship’, 08/07, The Guardian.)

***

Her yeni bilgide işler karıştıkça karışırken nasıl oluyor da Ankara bu sarmallardan sıyrılıp kurtulabiliyor?

Dış politika ve ulusal güvenlik vasatla yürümez.

CHP tipi ‘not tutmayan diplomatlar’ iddiaları ya da FOX tipi, ‘görüşmelerde Hollywood güzellemesi’ türünden muhalefet nefesi bu basınca dayanabilir mi? Keza, hükümete yakın çiğ yorumcularla da zor.

‘Devlet gereği’ neyse onu anlayacak ve yapacaklar lazım.

 

nedret ersanel

yeni şafak

Google+ WhatsApp