Putlara Dokunmadıkça Putperestler Ortaya Çıkmaz

Putlara Dokunmadıkça Putperestler Ortaya Çıkmaz


İnsanın hürriyetini, zürriyetini ve emniyetini ihlal ve imha eden, putlara yapılan kulluktur. Putlara kulluktan içtinap etmek, enbiyâ yolunda tükenmez soluktur.

 

 “Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.”

 

“Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.” (İbrahim Sûresi/35-36)

 

Put; hayata kurulan tuzağın adıdır. Putperest, Allah’a adanmış hayatların kanlı celladıdır. Putlara kulluk; memleketlerin hürriyetini, zürriyetini ve emniyetini alıp götürdü. Müslüman gaflette kalınca zalim ve zorbaların borazanını öttürdü. 

 

Putlara kulluğun tehlikesinden bahsetmez satılmış şeyh, hoca, molla. Mü’min kalmak istiyorsan putperestle gitme yola. Putperestle yaptığın yolculuğun sonu cehennemde verilen mola. Kır putunu ortaya çıksın putperest. Hakk’ın hatırının âli olduğu anlaşılsın, sevinsin Hakperest!

 

Kurt yavrusuna hayatı öğretirken koyunları gösterir,

 

-Bunun eti lezzetlidir,

 

Ardından çobanı gösterir:

 

-Bunun sopası acıdır, dikkat etmelisin. 

 

Yavru kurt köpeği görünce der ki:

 

 

-Baba bu bize benziyor,

 

Baba kurt,

 

-Yavrum bunu görünce kaç! Biz ne çektiysek bize benzeyip bizden olmayanlardan çektik der.

 

İnanmışlarla değil, ikna edilmişlerle yola çıkanların hedefe varmadan gelir sonu. Suları bulandırıp, yemek için koyunu; sahnelerde sürekli, aç kurtların oyunu…

 

Ufukları kuşatmış, putperestin tuzakları. Dikilen putlara sevdalanan, yakınları bırakıp dost edinmiş uzakları!

 

Rütbeleri Allah verir kul değil, insanı insan yapan Allah’a kulluğudur çul değil. Kim putları kırarak istiyorsa iki cihanda felah, Allah’a sığınmaktan başka aramasın silah! 

 

 

Sofra başında düşmanlar bile dost görünür. Çıkarı bitince hain dost, düşmanın yolunda sürünür. “Makam insana şeref verirse, makamı elden giden insan “şerefsiz” kalır...  İnsan makama şeref verirse, makamı da elden gitse de bıraktığı “şeref” kalır...”

 

Şeref, Allah’a kullukta ruhun süsüdür. Şerefsizin verdiği makamda şeref arayanlar kuduz olmuş it sürüsüdür.

 

Yeryüzünde hürriyetin en büyük düşmanları, köleliklerinden memnun olanlardır. Zalim ve zorba düzenleri yıkmanın en emin yolu, köleleri köleliğe düşman ederek onları hürriyet için harekete geçirmektir. Zalim ve zorba düzenlerin en büyük korkuları, ekmeksiz yaşamaya razı olup hürriyetsiz yaşamaya razı olmayanlardır. 

 

Put, putlaşmak isteyenlerin arkasına gizlendikleri birer işaret ve sembolden ibarettir. Putların yıkılmasını istemeyenler, putların gölgesinden istifade edenlerdir.

 

Putlar iki çeşittir. Dıştaki putlar; taş, tunç, tahtadır, kâğıtlara yazılan kanunlardır. İçteki putlar; hevâ ve heves, haz ve hızdır. İçteki putu kırmadan dıştaki putu kıramazsınız. Kır içindeki putunu, putperestler seni öldürmesin. Vesveseler kalbinde, imanı söndürmesin!

 

Putun esaretinde ruh ile beden birbirleriyle savaşan iki yabancı. Put, ruhu kemiren sancı. Bunu anlamaz kişinin yüreğinde yoksa Allah inancı. Bir tek Allah’a tapana ölüm yâr gelir. Allah ile birlikte putlara tapana dünya dar gelir.

 

Putların gölgesinde kalana dünya dardır. Kulun kıymeti Allah’a taptığı kadardır. Asrımızda putperestin göbek adı: çağdaş, ana adı: madrabaz; bir de soyadı var: okumuş yobaz!

 

“Yetişemez en hakir çobanın idrakine;

Yirminci asır putu, taptıkları makine...”

 

Dikilmiş olan her put, putperest için bir umuttur. İnsan yapmış olduğu aletlere alet olmuşsa; taptığı Allah değil, puttur.

 

Putperestlik gücünü putlardan değil, puta tanınan üstünlükten alır. Ruhta Allah’tan başkasına tapınma sevdası varsa, putlar hep ayakta kalır.

 

Yurdum insanı Allah’ın dinine razı olmayıp kendisi din uydurdu. “Putçular put dikip dünyalar vurdu. Tezahürat arttı, tefekkür durdu. Firavun emretti, Nemrut buyurdu!”

 

Müslümanlık maskesini takmış çağdaş putperestin putu kırılmaz mühim. Öyle bir zamana düştük ki; “Herkesin putu kendine şirin, herkes, başkasının putuna “İbrahim.”

 

Rabbanî dâvâ yolculuğunda kendilerini putlara çaldıranlar, çıkarları için yola çıkanlardır. Putları kırılmadıkça çıkarcılar kuş gibidirler. Yerde elinizden beslenirler, uçunca üstünüze pislerler!

 

Hava soğuduğunda gölge veren ağaçlar unutulur. Kişi putu kırınca dosttan değil, putperestten kurtulur. Dostluğu menfaati kadar olanın yokluğu kayıp değildir. Kimin işine ne kadar yarıyorsanız o kadar değerli kabul ediliyorsanız, sizin etrafınızı dostlar değil, putperestler işgal etmiş demektir.

 

Hayatta en zor şey sahte dostların varlığına katlanmaktır. Putperestleri tanımak için çare, putları kırmaktır. Zamane dostları ayıplarımızın casuslarıdır. Putlar kırılınca ortaya çıkan putperestler, ücretli ölü ağlayıcılarıdır.

Google+ WhatsApp