Post-modern babalar: Biyolojik baba, sosyal baba, süper baba

Post-modern babalar: Biyolojik baba, sosyal baba, süper baba

Modernite sonunda post-truth’a vardı. Yani hakikatinin sonunu da ilan etti! Ancak dili buna varmıyor. Bunun yerine post-hakikat, yani hakikat sonrası diyor. Bunu sadece düşüncede ve felsefede değil, ailenin yapısında da görüyoruz. Modern zamanların ailesinde de hakikat sona

Post-modern babalar: Biyolojik baba, sosyal baba, süper baba

 

 

Modernite sonunda post-truth’a vardı. Yani hakikatinin sonunu da ilan etti! Ancak dili buna varmıyor. Bunun yerine post-hakikat, yani hakikat sonrası diyor. Bunu sadece düşüncede ve felsefede değil, ailenin yapısında da görüyoruz. Modern zamanların ailesinde de hakikat sona geliyor. Üzerinde uzlaşılan, stabil olan, değişmez ilkeleriyle insana kesinlik ve güvenlik sağlayan aile gün geçtikçe kayıplara karışıyor. Bunun göstergeleri arasında sadece boşanmalar yok. Ondan daha fazla ailenin izafileşmesi ve çoğullaşarak parçalanması gelir. Bundan dolayı da aileyi tanımlama zorluğu çekiliyor. Bunun için yeni kavramlar üretilerek bu gidişat anlaşılmaya çalışılıyor.

ABD, İngiltere ve Güney Afrika mukayeseli yapılan son bir araştırmada ortaya çıkan bulgular bunu net bir biçimde ortaya koyuyor. Artık çocuklar için iki aileden bahsediliyor. İki aileli çocuklar. Yine tek ebeveynli aile olgusu çıkıyor ortaya. Sadece İngiltere’de tek ebeveynli aileler %20civarında( single parent family). Bu aileler birkaç sebepten ortaya çıkıyor. Ya babalar terk ediyor, ya baba ölüyor ya da evlilik dışı çocuk ediniyor. Çocuk sahibi olmak için evlenmeden de yeni yollar icat ediliyor. Sperm bankasına başvuruluyor. Ya da erkeklerden sadece çocuk sahibi olmak için yararlanılıyor. Evlenmeyen ya da evlenemeyen kadınlar çocuk sahibi olmak istiyor. Kadınlarda çocuk talebi çok daha fazla. Bunun için Türkiye’de de evlatlık yöntemi kadınlar arasında yayılma eğilimi gösteriyor. Çocuk isteyen kadın ya da erkek için belli ölçülerde sorun çözülüyor belki. Ancak çocuk açısından aynı şeyden bahsetmek zor. Çünkü çocuk baba istiyor. Baba isteği, salt kültürel bir şey de değil. Doğuştan gelen bir sosyallik ve otorite talebi var. Almanya’nın büyük sosyologlarından George Simmel, sosyalliğin doğuştan gelen özellikler de taşıdığını söyler. Tezi tam da bu meselede açıklayıcı oluyor. Çocuklar için baba, biyolojik boyutu kadar sosyal boyutu açısından da çok önemli. Sosyal baba, biyolojik babayı tamamlayan bir boyut. Evlat edinenlerin ve çocuk isteklerini karşılayanların bunu düşünmeleri gerekecek.

Söz konusu araştırmada Güney Afrikalı bir sosyolog, “sosyal baba” kavramını geliştiriyor. Nitekim araştırmada “babasız aileler”in çocuklarında sosyal ilişkiler, duygusal gelişim ve eğitim açısından ciddi sorunlar yaşandığı tespit ediliyor. Bunun kökeninde de baba yoksunluğu olduğu ifade ediliyor. Ancak bu yoksunluk biyolojik babada değil de sosyal babada kendisini gösteriyor. Çünkü baba, çocuğun sosyalleşmesinde ve sosyal algısının meşruiyetinde önemli bir boyut. Baba, otoritenin öğrenilmesi ve benimsenmesi için de hayati bir öneme sahip. İnsan baba otoritesi ile disipline oluyor. Mesuliyet yönü böyle oluşuyor. Nitekim ABD’de Bush döneminde, “babasız aile” (abcent father family) sorunlarını çözmek amacıyla konu ile ilgilenen vakıflara büyük miktarda paralar aktarılıyor.

Sosyal baba, biyolojik baba kadar önemli, çünkü çocuğu toplumsal hayata farklı bir tecrübeyle taşır. Onu disipline eder. Güvenle hayatta tutunmasını sağlar. Emretme ve emir alma davranışlarını en yetkin biçimde çocuğa o gösterir.

Gülen yapısı, çocukları babalarından kopararak yeni sosyal babaları önerdi. Ağabeyler, sosyal baba rolünü yerine getirdiler. Babalar, çoğu kez sosyal baba rollerini onlara havale etti. Bu kolektivist yapıda baba otoritesi, baba disiplini ve babadan alınan emir üslubu Gülenciliğin idealleriyle birleştirildi. Gülen, en büyük baba ya da “süper baba” olarak kodlandı. Herkesin kendi varlığını içinde erittiği “süper baba”! Ailelerinden koparılan çocuklar babalık duygusunu, babalık rollerini ve babalık beklentilerini abilerin pratik yönlendirmelerinde karşıladılar. Üst tahayyül olarak da “süper baba”da! Ayrıca çete gruplarındaki liderler, mafya babaları, sufilikteki babalar ve şarkıcı baba figürleri de belli oranda sosyal baba yoksunluklarına karşı geliyor.

Kitabımız, “anne ve babanıza öf bile demeyiniz” diyor. En fazla sözü dinlenilmesi gerekenlerin başında baba gelir. Erkeğin “kavvamune” olması, temelde baba otoritesinin önemini ve meşruiyetini vurgulamakta. “Hakimun” değil de “kavvamune” denmesi de oldukça dikkat çekici. Yine de biyolojik babanın sosyal baba ile tamamlanmadığı durumlar da ağabey, amca ve çevredeki başka örnek alınan “erkek büyükler”den yararlanılmakta. Yetimler ve evlatlıklar sosyal baba ihtiyacını karşılayacak meşru yolları bulmaları gerekir. Yoksa derin baba yoksunluklarını yaşayarak ciddi psikolojik ve sosyolojik sorunlarla karşı karşıya bırakırlar aileleri.

Önemli Not: Yukarıdaki yazı, yazarın şahsi görüşlerini içermekte olup, İktibas Çizgisi.com un yayın ve düşünce yapısını yansıtmıyor olabilir. İktibas Çizgisi olarak, kâr amacı gütmeyen yayın politikamız gereği okumaya değer bulduğumuz yazıları, takipçi kitlemizle buluşturmak için tam metin olarak yayınlıyoruz

 

 

Ergun Yıldırım/Yeni Şafak

Google+ WhatsApp