PKK’yı 40 yıl bitiremedik, bu kafa ile FET֒yü de bitiremeyiz

PKK’yı 40 yıl bitiremedik, bu kafa ile FET֒yü de bitiremeyiz


PKK’yı 40 yıl bitiremedik, bu kafa ile FETÖ’yü de bitiremeyiz

 

 

Dili dönen herkes, şahitliğe gelmiş..

Hep birlikte tekrarlıyorlar: “Biz şahitiz.. Sözcü gazetesi FETÖ’cü değildir..”

Ama hiçbiri cevaplamıyor: “Sözcü’nün patronu Burak Akbay, iki yıldır yurtdışında niçin kaçak hayatı yaşıyor?”

Eli kalem tutan herkes, itiraz ediyor: “Emin Çölaşan  FETÖ’cü olamaz.”

O zaman cevap verseniz ya: “Şimdi cemaati savunma zamanı yazısını kim yazdı? Hangi gerekçe ile yazdı?”

Kafayı kaldıran herkes, yüksek sesle bağırıyor: “Necati Doğru, FETÖ’cü olamaz.”

Öyle ise onun adına buyrun savunma yapın:

“Naylon darbe yazısı, niçin yazıldı?”

Evet, size karmaşık gelebilir..

Kafanız karışabilir..

“Sözcü solakların gazetesi.. Dindar kimlikle yola çıkan FETÖ ile işleri olmaz”diyebilirsiniz..

Yukardaki sorulara cevap verirseniz..

“Evet, Sözcü’nün, yazarlarının, FETÖ ile işi yokmuş” derim..

Ama Burak Akbay’ın niçin iki yıldır yurtdışında kaçak olarak yaşadığını açıklayamıyorsanız..

Emin Çölaşan’ın, yıllarca aleyhine yazı kaleme aldığı Fetullah Gülen’i korumakiçin “Şimdi cemaati savunma zamanı” başlığı ile kaleme aldığı yazının sebebini izah edemiyorsanız..

Necati Doğru’nun, “Naylon darbe” diyerek, 251 insanın şehit olduğu, Özel Kuvvet’lerin savaş uçakları ile bombalandığı bir kanlı darbeyi tam da Fetullah Gülen gibi “tiyatro”ya benzetmesinin açıklamasını yapamıyorsanız..

Kusura bakmayın..

Bir savcı da çıkar, “Bunlar FETÖ’ye yardım etmişlerdir” der..

Bunun denilmemesini istiyorsanız..

“Tayyip Erdoğan’ı sevmeyiz.. Ama o sandıktan çıkmış bir siyasetçi.. Erdoğan’ı savunurum da.. Gülen’i asla ve asla savunmam” demeliydiniz..

“Erdoğan’ı eleştiririm.. Ama onun gitmesi için, önümüze konulan sandıkta mücadelemi yaparım. Erdoğan’ın tekrar seçilmemesi için mücadele ederim.. Gülen darbede başarılı olsa idi.. Kimbilir kaç sene, ne şekilde başımızda kalacaktı.. Erdoğan’ı devirmek için yapılan darbeye tiyatro diyenler ahlaksızdır.. Sahtekardır.” demeliydiniz..

Demediniz..

Bir savcı da çıktı..

Demediklerinizi ve dediklerinizi hatırlatarak, iddianameyi düzenledi..

“Canım ne diyeceğimize, ne demediğimize bakılarak, iddianame mi düzenlenir” itirazında mı bulunuyorsunuz..

O zaman buyrun..

Birisi de çıksın desin ki: “El Kaide terör örgütü değildir..”

Bir diğeri çıksın desin ki:

“DAEŞ kafa keserek, yapılması gerekeni hayata geçirmektedir..”

Ne oldu..

Hemen itiraz mı ediyorsunuz..

Öyle ise hatırlatalım, “Şimdi cemaati savunma zamanı” diye yazı kaleme almanın..

“Naylon darbe” diye yazı kaleme almanın. 

“DAEŞ kafa kesmekte haklıdır. Doğru yapmaktadırlar” demekten hiçbir farkı yoktur..

Emin Çölaşan’ın yazdığı suç değil ise..

DAEŞ’e hak vermek de suç değildir..

Verdiğim örneği abartılı buldu iseniz..

Örneği bire bir uyarlayalım..

Biri çıkıp da, “Şimdi DAEŞ’i savunma zamanı” diye yazı kaleme alsa..

Bir başkası, “Şimdi PKK’yı savunma zamanı” diye yazı kaleme alsa..

Savcı da, o kişi için “DAEŞ’e yardım etme veya PKK’ya yardım etme”suçlamasında bulunsa..

“OIur mu ya.. Yazıdan da, terör örgütüne yardım etme suçu icat edilir mi?”diye karşı çıkmakta haklı mı olursunuz?

Hani bu arkadaşlar çıkıp da..

“Bizim suçlandığımız yazılar, yaptığımız yayınların büyük kısmı, 17-25 Aralık darbe girişiminden sonra, ancak 15 Temmuz darbe girişiminden önce idi.. Bizim, darbe girişiminden sonra, FETÖ hakkındaki kanaatimiz netleşti.. Dolayısı ile, biz Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da ‘Aldandık’ demesindeki gibi.. Aldanmışız.. Bugün olsa, o başlıkla bir yazı kaleme almazdık” deseler..

Veya..

“Naylon darbe” yazısının sahibi..

“Erdoğan düşmanlığı, bizim gözümüzü o tarihte kör etmişti.. Bir ihtimal olarak yazmıştım.. Ama darbe girişiminin üzerinden 2,5 yıl geçti.. Arada ByLock programları ile gizli haberleşmeler.. Ankesörlü telefonlarla iz bırakmadan haberleşme uyanıklıkları.. Darbeden üzerinden 2,5 yıl geçmiş olmasına rağmen, ABD’nin ısrarla FETÖ elebaşını Türkiye’ye iade etmemesi.. Bugün itibari ile darbenin dış destekli ve gerçek, kanlı bir darbe olduğunu bize gösterdi.. ‘Naylon darbe’ tanımlaması yanlış olmuştur. Ancak bundan FETÖ’ye yardım niyeti de çıkarılmamalıdır” dese..

Ben de..

“Bazı şeyleri abartıyor muyuz” diye, kendimi sorgulayacağım..

Ama adamlar, Rusya ile Türkiye’yi bir savaşa götürecek kadar gözlerini kararttıkları ve kripto elemanlarına bir Rus Büyükelçisi’ni öldürtecek kadar işi derinleştirdikleri halde..

Ulusalcı yazarlar..

Pişkin pişkin..

“Cemaati savunma zamanı diye yazdım.. Ne olmuş yazdıysam..” diyorlarsa..

“Naylon darbe demek suç mu? İster 251 kişi ölmüş olsun.. Beni ilgilendirmez. Bana göre darbe gerçek değil, naylon..” diyorlarsa..

Demeye devam ediyorlarsa..

Hiçbir pişmanlık açıklaması yapmıyorlarsa..

Yargıya da hesaplarını verirler..

Vermeleri gerekir..

Biz zaten PKK’yı da, bu söylemler yüzünden, 40 yıldır bitiremedik..

Biri eline silah alıp, askeri vurdu..

Ankara’daki uzantısı da..

“Hakları için mücadele veren gerilla” dedi, teröristleri savundu..

Dağdaki hainler, mayın döşeyip, polisi şehit etti..

Siyasi parti çatısı altındaki uzantıları, “Ben onlara ‘Terörist’ demeye mecbur muyum..” diyerek, yapılanı normal göstermeye kalkıştı..

Karakollar basıldı, sivil yerleşim birimlerinde onlarca insan, bombalarla öldürüldü..

Sözde bilim adamları, “Kürtlerin hak ve özgürlükleri için mücadele eden bir örgüt” tanımlaması yaparak, eli kanlılara destek çıktılar..

Hatta baro başkanları, “PKK’nın bazı eylemleri terör niteliğinde olsa bile PKK silahlı siyasal bir harekettir” diyerek katilleri legalleştirmeye, savunmaya kalkıştı..

Bunun içindir ki..

PKK gibi kanlı bir terör örgütünü, 40 yıldır bitiremedik..

Aynısını..

Emin Çölaşan’lar.. Necati Doğru’lar.. Sözcü’ler..

FETÖ için yapmak istiyorlar..

“Şunu şunu yaparlar ama.. Terör örgütü değildir” diyerek, aynen PKK’ya yapılan desteğin benzerini veriyorlar. 

Bunların terör örgütüne verdikleri destek kafasıyla gidersek, PKK’yı 40 yılda bitiremediğimiz gibi, FETÖ’yü de bitiremeyiz.

 

yeni akit

Google+ WhatsApp