Paris sokaklarında geyikler, asfalta yatan aslanlar...

Paris sokaklarında geyikler, asfalta yatan aslanlar...


İnsanlar evlerine çekildikçe sokaklar boş kalıyor. 

Sokaklar boş kaldıkça, insanoğlunun korkutucu varlığı, doğaya karşı oluşturduğu tehdit azalıyor.

“Evde Kal” çağrısı yayılmaya başladığında bir arkadaşıma şöyle demiştim: “Böyle giderse vahşi hayvanlar şehirlere inecek.”

“Nasıl?” diye sormuştu?

“İstanbul gibi büyük şehirlerde değil belki ama yaban domuzları gibi hayvanlar köylere, kasabalara inebilir.”

Yanılmışım.

Yanıldığımı geçen hafta Paris sokaklarında gezen geyikleri görünce anladım. Evet, Fransa’nın başkentinin sokaklarında yürüyüşe çıkan geyikler..

Meğer, sadece Paris’te değil, Londra’nın doğusunda ve Japonya’da da geyikler şehirlere inmiş.

Sonra Barcelona’da dolaşan yaban domuzlarını gördüm.

Gazetecilerin de dikkatini çekmiş olmalı ki, Güney Kaliforniya’da timsahları güneşlenirken görüntülemişler.

Şili’de Santiago’da bir puma, San Francisco’da çakallar, Venedik’teki kanallarda daha önce hiç olmadığı şekilde yüzen yaban ördekleri, kuğular ve farklı çeşitlerdeki balıklar, Galler’de Llandungo’da yaban keçileri…

En hoş görüntülerden biri Güney Afrika’nın popüler Kruger Doğa Parkı 25 Mart’ta kapatıldıktan sonra safariciler ortadan kaybolunca asfalt yola çıkıp boylu boyunca uzanan 15 aslandı elbette.

Tayland’ın şehirlerinde, Hindistan’da Yeni Delhi’deki maymunlar, Şikago’daki penguenler vs vs vs…

Bu şahane görüntüleri görmediyseniz muhakkak arama motorunuzda aratın. Bu karantina günlerinde size başka şeyler de düşündürecekler.

“Yırtıcı”, “vahşi” diye tanımladığımız hayvanların bizden nasıl korktuğunun fotoğrafıdır aslında onlar. Şehirler büyüdükçe, insan sayısı arttıkça onları alanlarından, doğadan nasıl çaldığımızın gözler önüne serilişidir.

Sadece vahşice, keyif için öldürülmekten değil, insanın kapladığı alan nedeniyle aç ya da susuz kalıp ölen o kadar çok yırtıcı hayvan var ki… Hatırlarsanız birkaç ay önce Avustralya’da zürafaları, sırf susuz kalıp insanların evlerine, çiftliklerine yaklaştıkları için yine vurmaya başlamıştılar.

Bugün “vahşi hayvanlar” bizim çıkamadığımız sokaklara gelip bir anlamda yaşadığımız yerlerin aslında onların da olduğunu bize gösteriyorlar.

Elbette, yine bir virüsün yayılmasından yola çıkan “Maymunlar Cehenneminden Kaçış” filmindeki gibi sahneler görmeyeceğiz ama, hayvanların sadece bir aylığına azalttığımız kent nüfusunda şehirlere gelip hak iddia etmesi çok çarpıcı…

Acaba bu virüsler, bu salgınlar, doğanın bir gün bizden intikam alacağının habercisi mi?

Google+ WhatsApp