Paralel devletten paralel evrene

Paralel devletten paralel evrene


Bu milletin ne çetin bir imtihanı varsa! Tam “paralel devlet”ten kurtulduk derken, şimdi de “paralel evren”cilerin tuzağına düşmek üzereyiz. 

 

Bu kez karşımızda tek bir örgüt değil, hemen hemen tüm siyasi örgütler var ve devletin tüm birimlerine nüfuz etmiş durumdalar.

 

CoVID’le başladık, GLOBAL RESET çetesinin METAVERSE komplosuyla devam ediyoruz. 

 

İnşallah bu global tehdidi de, nasıl 15 Temmuz’da ülke genelinde her kesimden insanın ortak direnişi ile bertaraf etti isek, bu kez tüm dünyadan erdemli insanların birliği ve dayanışması ile bu global tehdidi de bertaraf ederiz.

 

CoVID, “paralel evren çetesi”nin 17/25’idir. “TANRI’YI TEDAVÜLDEN KALDIRMAK” üzere ve BİYOLOJİK İNSAN NESLİNİ SONA ERDİRME’nin yanında, İNSAN’ın yerine ikame edecekleri BİREY’leri, DİN, AHLAK, GELENEK ve CİNSEL KİMLİKLERİNDEN BAĞIMSIZ birer GENDER olarak tanımlama yolunda ilk adımı attılar ve yeni pasaport ve nüfus cüzdanlarına cinsel kimlik tanımı için GENDER yazdılar ve bu kimliğe sahip BİREYlere POZİTİF AYIRIMCILIK tanıdılar. 

 

Bunlar biz yaşarken oldu! Biz 2023 hayalleri, 2071 hayalleri ile meşgulken, AYASOFYA için mutluluk gözyaşları dökerken oldu. 

 

Sıra geldi YERLİ VE MİLLİ Meta Versemizi (!) kurmaya. Tabii onların STARLİNK’leri ve 5G Network’ü üzerinden TRANS HUMANİZM’e yelken açarken, tabii beraberinde promosyon olarak NESNELER ARASI İLETİŞİM için NEURALİNK de gelecek. Bizler artık bir NESNE olacağız. Bir HAYVAN ve bir MAKİNE gibi.

 

“SEVİNİN MEHMEDİM BAŞLAR YÜKSEKTE”(!) düşünsenize TANRI olacaksınız TANRI.!? HAYVANDINIZ evrildiniz HOMO SAPİENS oldunuz, şimdi sıra TANRI olmaya geldi.

 

Artık okul yok, iş yok, YERYÜZÜNDE BİR CENNET VE EBEDİ BİR HAYAT SİZİ BEKLİYOR!

 

Bana sorarsanız siz bu yalana kanmayın. Şeytan ve onun dostları yalan söylüyorlar. 

 

Kaab b. Züheyr’in KASİDE-İ BÜRDE’de dediği gibi: “AĞUYU ALTIN TAS İÇRE SUNUYORLAR, BAL DA ONUN SUÇ ORTAĞI”. Onlar “BİZ ISLAH EDİCİLERİZ” diyorlar, iyi bilin ki onlar “BOZGUNCULARIN TA KENDİLERİDİR”.. Onların peşlerine takılan birileri de aslında kaçtıklarını sandıkları şeye doğru koşuyorlar. Onlar artırılmış sanal gerçekliğin peşinde koşuyorlar. Uyuşturucuda, fuhuşta, kumarda, alkolde mutluluk arayanların haline benziyor halleri.

 

Ne güzel değil mi, beyninize kayıt yapacaklar ya da kafanıza taktıkları Chip, hastalıklarınızın da şifası olmakla kalmayacak, tek komutla serotonin salgıla komutu verince çok mutlu olacaksınız çok. Serotonin deyip geçmeyin, insanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir nörotransmitterdir. Eksikliğinde depresif, yorgun, sıkılgan, stresli bir hale girerler. Onun için yazarlar, politikacılar, sanatçılar bunu kullanırlar, birileri daha da mutlu olmak için birazcık THC’de kullanır. Zaten alkolün de öyle bir etkisi yok mu! Tek TIK’la, ne “Atom bombası, ne Londra konferansı”(!) Filistinmiş, Suriye, Irak, Afganistan, Yemen, Ukrayna’ymış, göçmen kriziymiş, ekonomik kriz, faiz, pahalılık, politik krizmiş, geeeç!! Ağrılarınız tek TIK ile geçecek. Böbreğiniz iflas mı etmiş, bir komut veririz, vücudunuz yenisini yapar mRNA’ın komutuyla, genel terapi yöntemi ile acısız, sancısız.

 

Düşünsenize herkes hacı olacak METAVERSE dünyasında. Jules Verne’nin rehberliğinde “40 günde devri alem”e ne dersiniz, hem de bedava. Baksanıza Milli Eğitim Bakanımız hemen kolları sıvadı. 

 

Ha bu arada “Evlenmeyin bekarlar, naylon kızlar çıkacak”.. PEDEFOLİK eğilimleriniz varsa, o da var Avatar cinsinden, hem de HELAL sertifikalı. Boşuna kızmışız Gaziantep eski belediye başkanına kurban keserek genelev açtı diye! Baksanıza dünya nerelere geldi. Matilt hanım olsa METAVERSE de ilk yerli ve milli genelevi açardı herhalde. Vergi rekortmeni olurdu. “Vergilendirilmiş kazanç kutsal”dı değil mi! 

 

Bu mantıkla “En kutsal kazancın sahibi” Matilt hanım bir kez daha vergi rekortmeni olurdu, KUTSAL kazancı(!)na yeni kazançlar eklerdi! 

 

UyarıYORUM! Milli Eğitim Bakanı yanlış bir iş yapıyor. Bu “milli felaket” Fulbright’den bin beter bir felakettir. Sağlık Bakanlığı zaten açılışı yaparak bu işin vebalini üstlendi. Şimdi sıra Gıda Tarımda. Nöbeti onlar devralsın istiyorlar. Kendileri bilir. Bu işin bir yanında da İklim ve Şehircilik Bakanlığı var, öte yanında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı. Dışişleri Bakanlığının da vebali büyük bu işte. Bunlar Beştepe’yi mi ikna ediyor, Beştepe bunları mı bilmiyorum. Yoksa tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş mu? Sahi o bilim kurulları, politika kurulları ne iş yapar. DİB neden sessiz! Dijital dönüşüm ofisi ya da BTK gibi kurumlar bütün bu işler olurken ne yapıyorlar. Bu yapıların içinde akıl ve vijdan sahibi insanlar ne yapıyorlar. Milli Savunma Bakanlığı ve MSB bu işin Milli Güvenlik sorunu hale geldiğinin farkında değil mi? MİT ve Emniyet bu teknoloji, sağlık, gıda sorununun bir milli sorun haline geldiğinin farkında değiller mi? Bizim siyaset, bürokrasi, sermaye, akademi, STK, media sanki kurşun asker gibi. Sanki hipnoz olmuşlar. Sanki beyinleri yıkanmış. Sanki subliminal mesajlarla kişilikleri dönüştürülerek biyonik robota dönüştürülmüşler. “Gözleri var görmüyorlar, kulakları var duymuyorlar, kalpleri var hissetmiyorlar.

 

Bakın beyninize kayıt yapanlar, beyninizi silebilirler de. Tamam siz bir anda beyninize kayıt yapılarak HAFIZ olacağınızı düşünüyor olabilirsiniz. Yüklediklerini silip yerine başka şeyler de yükleyebilirler. BİOHACKER’lerin kurbanı da olabilirsiniz. Yani tek TIK ile RESET’lenebilirsiniz.

 

Paranız olmayacak. Bir adım sonra ordunuz da olmayacak. 

 

SİBER ORDU’lar, LASER ve RF silahları ile yeni bir ordu geliyor. Zaten bunun altyapısı kuruldu bile. Uzay işgal edildi. STARLİNKler her noktayı vurabilir. HUMANOD askerlerin serbest dolaşımı için 5G altyapıları kuruluyor. AKILLI ŞEHİR’ler, AKILLI EVLER, OTONOM robotlar ve endüstriyel üretim tesisleri YAPAY ZEKA’nın kontrolünde olacak. Aslında bu dünyada insana gerek yok. 8 milyar çok fazla. 500 milyon yeter!  METAVERSE’de, ülkelerin sınırları yok. Rejimlere, iktidar yapılarına gerek yok. Sivil topluma da, mediaya da gerek yok. Din yok, ahlak yok, yasa yok. Zaten suç işleyemeyeceksiniz.

 

Sizi bu dünyaya mecbur bırakmak için, sizin fıtratınızı bozmaya ikna etmek için SAVAŞ’la korkutulacak, AÇ bırakılacaksınız. Geçen gün Tuncay Uludağ uyarıyordu: “BÜYÜK KITLIK PROJESİ için sadece CO2 oranının 200 ppm altına düşürülmesi gerektiğini, bu değer altında tüm bitki ve sebzelerin yok olacağını gayet iyi bilenlerin, bilim adamları ve bilim maskesi altında insanlığı kandırmak istiyorlar” 

 

Bill’in adamları yalan söylüyor: 32.023 bilim adamın imzaladığı belgeyi görelim. 

 

Bu belge özetle CO2’nin küresel ısınma ile bilimsel bir bağlantısı olmadığı ve CO2 azalırsa, insanlara ve tüm bitkilere zarar geleceği için hükümeti küresel ısınma anlaşmasını reddetmeye çağırmıştı. CO2 yüzünden uzaya ısının geri yansımadığı ve dünyanın ısındığını iddia ediyorlar. Bilim adamları ise havada ağır bir gaz olan CO2’nin her zaman yere çökerek okyanuslar ve bitkiler tarafından emildiğini, aksi olayın fizik kurallarına aykırı olduğunu söylüyorlar. Yüksek atmosfere, yani havanın çok az olduğu hatta hiç olmadığı yere CO2 gibi ağır bir gaz çıkamaz.

 

Yeni salgınlara, tarım ve hayvancılıkta yeni sorunlara, kıtlığa hazırlıklı olun. Savaş da çıkaracaklar, terör olayları da patlayacak, ülkeler mali, ekonomik ve siyasi krizlerle yola getirilmeye çalışılacak.

 

Biz Allah’ın rızasının tecellisinin vesilesi olacak işler yapalım, Şeytanın rızasının tecellisinin vesilesi olmaya çalışan, sermaye, siyaset, bürokrasi, STK, media, cemaat, akademisyenlerin yalanlarına kanmayalım. 

 

Selâm ve dua ile. 

Google+ WhatsApp