Pakt...

Pakt...

Zirve bildirisinin dört ve özellikle beşinci maddesi ABD’ye tokattır. 4. “(Devlet Başkanları), Suriye’nin kuzeydoğusundaki durumu ele almışlar, bu bölgede güvenlik ve istikrarın ancak ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde

Pakt...

 

Soçi platformunun ‘Çankaya’da gerçekleşen 5’inci zirvesi üreteceği sonuçlarla çok konuşulacak. Amerikan hegemonyasına itirazın geniş coğrafyalara yayılmasının ilk somut adımı olarak tarihe geçebilir...

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Zirve bildirisinin dört ve özellikle beşinci maddesi ABD’ye tokattır.

4. “(Devlet Başkanları), Suriye’nin kuzeydoğusundaki durumu ele almışlar, bu bölgede güvenlik ve istikrarın ancak ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde sağlanabileceğini vurgulamışlar ve bu doğrultuda çabalarını koordine etmede anlaşmışlardır”...

Açık biçimde ABD’ye “çek-git” demektir ama asıl, gitmezse Amerika’yı atmanın yolları üzerinde birlikte çalışacaklarını söylemeleridir. Bu şimdiye kadar İran tarafından sınırlı dillendirilen, Rusya tarafından kapalı geçilen bir duruştu. Dahası, “anlaşma” ifadesidir. ‘Ortak Açıklama’ için statü yükselten bir kelimedir!

Anlaşma, Amerika’nın gitmesidir...

***

5. “(Devlet Başkanları) Bu bağlamda, gayrimeşru öz-yönetim teşebbüsleri dahil olmak üzere, terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişimi reddetmiş, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü zayıflatmayı amaçlayan ve komşu ülkelerin milli güvenliğini tehdit eden ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını ifade etmişlerdir”...

YPG/PKK’yı İran’ın ve Rusya’nın yüksek tondan ve alenen reddetmesidir. Bu da büyük şamardır ve işte Suriye’nin Birleşmiş Milletler’e bir mektup yazarak, “SDG ismini kullanan YPG/PKK ayrılıkçı terör örgütüdür” demesi de aynı baptan okunmalıdır...

Kandil’in bu satırları okuduğunda yüzünün aldığı hal merak konusudur...

Ancak... “5’inci Madde”yi okuyan ABD de mosmor kesilmiş olmalıdır! Çünkü bu kararın özellikle 5’inci maddeye konmuş olmasından şüphelenmelidir; NATO üyesi bir devletin ‘ulusal güvenliğine, egemenliğine dışarıdan gelen tehdit paktın üyeleri tarafından engellenir.

Şimdi Türkiye’yi “hangi pakt” koruyor?..

***

Mutabakatın sonuçları ve yol açacağı gelişmeler ilginç olacaktır...

Türkiye, Başkan Trump’la da görüşme yapacağı BM zirvesine güçlenmiş gidecektir. Fırat’ın doğusuna yönelik harekât için zamanlamaların kaçırıldığı gerçekliği bir daha evrilmiş, şimdi arkası ve dengeleri kurulmuş, Rusya-İran, zımnen Suriye tarafından desteklenen bir alan Ankara’nın önüne açılmıştır. Harekât artık daha güvenlidir.

Ekim başında yapılacak “Dörtlü Zirve”ye, (Türkiye-Rusya-Almanya-Fransa) Berlin ve kıyasla daha az Paris sevinçle geleceklerdir.

Irak ve Lübnan’ın zirvedeki mevcudiyeti, İran’ın açılış konuşmasında vurguladığı, Astana/Soçi örneğinin bölgenin başka sorunlarını aşmak konusunda da örnek olması tavsiyesi anımsandığında “herkese” davettir...

Ama dikkat! İki ülke de İran’a yakındır. Seyreltmek gerekebilir. Türkiye yeni üye düşünmelidir. Hazır ismi ‘Astana’yken...

***

Zirve kararlarının, müstakbel gelişmeleri etkilemesi de beklenmelidir...

İsrail’in bu denli açık ifadelerle, yine Uluslararası Hukuk ve BM kararları gösterilerek ezilmesi bunlardan biridir. Rusya’nın İsrail’e tavrı da yeniliktir. Evvelki yazımızda İsrail-Rusya ilişkilerine taktığımız küpe artık daha iyi görülmüş olmak lazımdır.

Golan Tepeleri’nin ABD tarafından Tel Aviv’e bağışlanması dosyası açılacaktır. Seçimlere giden Netanyahu için yaradır.

İş bununla kalmayabilir; Amerika tarafından seçim sonrasına ertelenen, “Yüzyılın Planı” da artık risk altındadır! ABD’ye İsrail kartı çekilmiştir...

İdeal hedefe ulaşılabilirse, ‘Kürt Kartı’ sahibine iade edilmiş olacaktır!

Ortak açıklamaya İsrail’in nasıl, neden, kimin eliyle girdiği de önemli ve ilginçtir. Bahs-i ayrıdır, yazarız.

Sallanan “koalisyon küresi” de yuvarlanabilir. Kapalı oturumda gündeme getirilen Aramco krizinin nedeni, Riyad’ın cezalandırılması biçiminde okunmuşsa, burada da Amerika’nın nefes darlığı duyulmuş olabilir. S. Arabistan-Pakistan-Çin ilişkileri farklı zaviyeden okunmayı hak edecektir.

Aramco ve Beyaz Saray Ulusal Güvenlik danışmanı Bolton’ın kovulması arasındaki bağ okumaları kolaylaştıracaktır.

En favori kurgulardan, “ABD-Rusya gizli anlaşması” fenomenine de herhalde son verilmiştir!..

***

Lafları yuvarlamayan, sabitlerin arkasından dolanmayan bir metin var önümüzde. Tek muğlak konu İdlib. Burada da mutabakat var ama pratiği görünmüyor. Rusya ve İran’ın, İdlib konusunda bekleneni bulamadıkları, acele edebilecekleri intibaı vardır. Öte yandan Ankara’nın bu konuda geri adım atmayacağı olmazları da hayatta. Sahada göreceğiz.

Zirve kararları, belli ki Türkiye-Suriye ilişkileri de düşünülerek kurulmuş. Bu tam doz ve yüksek seviyede olmayabilir. Gerek de yok ama ilerleme olacak.

***

Zirvenin duruşu “Yeniden Asya” bağlamında da okunabilir. Ancak Avrupa’dan müstesna değildir. Bu anlamıyla dikey ve yatay limitlere yaklaşmaktadır...

Görüldüğü üzere.. Buraya kadar ki tarifler zirveden çok bir paktın ifadesidir!

 

nedret ersanel

yeni şafak

Google+ WhatsApp