“Özel uçak”, “Çok önemli kişi” ayrıcalığı ve musakka edebiyatı!

“Özel uçak”, “Çok önemli kişi” ayrıcalığı ve musakka edebiyatı!


“Özel uçak”, “Çok önemli kişi” ayrıcalığı ve musakka edebiyatı!

 

 

Ekrem İmamoğlu mazbatasını almış, onlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın mutfağını, bize göre başkana özel çay ocağını ziyaret ediyor.

Daha göreve geleli bir gün olmuş ama.

Kadro hemen oracıkta bitivermiş..

Beylikdüzü’ndeki garson, büyükşehire anında uçuvermiş..

Soruyor “Very Important Person” olma sevdalısı Ekrem: 

“Bugün yemekte ne var?”

Cevap önceden hazırlanmış.

Çünkü başkanın sorusundan ne “Personele ne yemek var” sorusu çıkar..

Ne de, “Bana ne yemek var” sorusu çıkar..

Bu durumda, sorulan kişi, kendi anlayışına göre..

Soruyu ya “Personele ne yemek var” diye anlar.. “Musakka var” der bitirirdi..

Ya da, Başkan’ın kendisine ne yemek olduğu şeklinde anlar.. “Antrikot var efendim” der, bitirirdi..

Ama..

Beylikdüzü’nden özel getirilen garson..

Soruyu alternatifli olarak alır ve hem personele hazırlanan yemeği, hem de Başkan’a (Ki o yemeği de hazırlayan, zaten Beylikdüzü’nden getirilen kendi adamları.. Beylizdüzü’nden öğrenememişler mi, Başkan’ın(!) personelden farklı olarak, antrikot yemeyeceğini!) hazırlanan yemeği söylerse..

Bize de, “Beylikdüzü’nden transfer garson, topu alıp, rövaşata pozisyonunda VIP Ekrem’e teslim etmiş” demek düşer..

Eee?. Garson önceden kurgulandığı üzere, o pası verince.. “Çalışana musakka, size de antrikot” deyince..

VIP Ekrem de aklınca golü doksana taktı: “Olmaaaz! Birine musakka, birine antrikot olmaaz! Yanlış.. Aynı olacak!”

Eyvalah VIP Ekrem..

Aynı olsun..

Aynı olmaktan gocunanlar, hele hele işlerin hızlı yürümesi için bazı görevdekilere tanınan ayrıcalıkları, daha o görevlere gelmeden sahiplenmekisteyenler, bugünkü halinden beter olsun.

Olsun mu?

Bence olsun..

Burdan havalimanındaki VIP uygulaması tartışmasına geleceğim ama..

Riyakarlığı net olarak ortaya koymak için..

Antrikot muhabbeti yapılan o günkü samimiyetsizliği hatırlatalım..

VIP Ekrem, antrikot muhabbetini nerde yapmıştı?

Başkanlığın özel çay ocağında..

Peki..

Başkan, niye personelin çay ocağını kullanmıyor da, kendisine özel dizayn edilmiş çay ocağını gördüğü halde, “Olmaaaz! Personele ayrı çay ocağı, başkana özel çay ocağı olmaz! Yanlış. Hepsi aynı olacak” dememişti?

Çünkü şov yapıyordu..

Çünkü sözlerinde samimi değildi..

Çünkü, personele musakka, başkana antrikot çıktığı yoktu..

Bunu söyleyen kendi garsonu idi..

Yapılmak istenilen, AK Partili başkanın, kendisine özel farklı yemek yaptırdığı palavrasını zihinlere yerleştirmekti..

Neyse ki..

“Başkan’a özel çay ocağı”na itiraz edilmemesinden Ekrem’in derdinin ne olduğu anlaşıldı.

Şimdi de maskeyi tümü ile indiren, Ordu Havalimanı’nda yaşanan olaygerçekleri gün yüzüne çıkardı..

Haydi buyrun..

Başkan’ın misafiri olduğunda, ona özel yemek çıkarılmasını reddeden Ekrem’in, VIP takıntısına bakalım..

VIP takıntısından önce, “özel uçak”ı hatırlatmamız lazım..

Hani diyordu ya..

“Birine musakka, birine antrikot olmaz. Yanlış. Hepsi aynı olacak” diyordu ya..

Affedersiniz..

İstanbul’dan Trabzon’a THY’nin seferleri yok mu?

Hem de günde asgarisinden 10 defa..

O zaman siz, personelle birlikte musakka yemeye razı olan bir başkan kimliğinizle, niye özel uçak tutuyorsunuz?

İddiaya göre, 400 bin TL maliyeti olan bir ayrıcalığı niye talep ediyorsunuz?

Kimin parası ile özel uçak tutuyorsunuz?

Kolunuzdaki 250 bin liralık saatin bedelini kendiniz ödemiş olabilirsiniz..

Peki, Koç’un uçağının bedelini, nereden ödediniz?

Kafakola aldığın Saadet Partili kardeşlerimizin 20’şer TL’lerini biriktirerek mi?

Özel uçak bir yana..

“Kendi parasını.. Veya CHP’nin parasını bastırır, özel uçak tutar” diyelim..

Peki VIP olayı nedir?

Ordu Havalimanı’nda, “Very Important Person” yani “çok önemli kişi”lerin beklemeden geçiş yaptıkları alanı kullanmak istemiş, musakkacı Ekrem..

Görevliler, kendisinin şu an bir sıfatı olmadığını, “çok önemli kişi” (VIP) statüsü olmadığını hatırlatınca da..

Sinir zıplaması yaşamış..

Ordu Valisi’ne “İt” diye hakaret etmiş..

İyi de.. 

Devlette görev yapan bir çok önemli kişinin, vazifelerini daha hızlı yerine getirebilmeleri için kendilerine tanınan “VIP”  özelliğini, daha herhangi bir göreve gelmeden talep eden kişinin, “Herkes ne yiyorsa, başkan da onu yiyecek”demesinde bir samimiyet olabilir mi?

Bence olmaz..

Bırakın mevzuatın kendisine tanıdığı bir ayrıcalığı reddetmek, daha o ayrıcalığın şartlarını bile yerine getirmeden kullanmak isteyen VIP Ekrem’in “musakka edebiyatı”nın, kocaman bir balon olduğunu, şimdi anladınız mı?

Anladınız..

Hani, “birine musakka, birine antrikot olmaz”dı..

Birine normal geçiş, birine VIP geçiş niye oluyor?

Var mı buna, VIP Ekrem’in bir cevabı?

Tabii ki yok..

Olamaz ki..

“Personele musakka, Başkan’a antrikot olmaz. Yanlış” demek kolay..

Önemli olan, çalışanın yediği musakka geldiğinde, onu yiyebilmek..

Personelin yanında, onların yediği ile karnını doyurabilmek..

Kamera karşısında, “Yanlış; birine başka, birine başka yemek olmaz” dersiniz..

Ardından kameralardan kaçıp, balıkçıya gidip, karın doyurursanız..

Seçmene güven vermezsiniz..

Halkın gönlünde yer bulamazsınız..

Yalancılığınızı tescillemiş olursunuz..

Sahtekarlık yapmış olursunuz..

Kimse kusura bakmasın..

VIP Ekrem, daha koltuğa oturmadan, gerçek yüzünü göstermiştir..

Kafasındaki “gizli plan”ı deşifre etmiştir..

Dilindeki ile, kafasındakinin aynı olmadığını göstermiştir..

Bundan sonrası, seçmenin bu sahtekarlıklara onay verip vermemesidir..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp