Oylar çalındı ama, hırsız henüz kaçamadı!

Oylar çalındı ama, hırsız henüz kaçamadı!


Oylar çalındı ama, hırsız henüz kaçamadı!

 

 

Söze şöyle başlıyorlar:

“YSK ellerinde, adalet ellerinde, polis ellerinde, asker ellerinde, jandarması ellerinde, valisinden muhtarına ellerinde, sandık başkanları ellerinde, üyeleri ellerinde.. Buna rağmen hâlâ oy mu çaldırıyorsunuz? Güldürmeyin adamı bee!”

Biz de yıllardır, aynen bunu söylüyoruz zaten..

AK Parti’nin elinde olduğu iddia edilen YSK üyeleri arasında, Akit yazıişleri müdürünü yargılamadan mahkum eden bir hakimin olduğunu söylersem, ne dersiniz?

Şikayetçi Kemal Kılıçdaroğlu..

Akit yazıişleri müdürü sanık..

“Yetkili mahkeme Ankara değil, Bakırköy mahkemeleri” demişiz..

“Yetki konusunu çözün, sonra esas hakkında savunma yapacağız” demişiz..

“Sanığın ifade verdiği” diye başlamış gerekçeli karara.. 

İfadesi henüz alınmamış sanığa, basmış cezayı..

Bu kadar önyargılı.. Bu kadar Akit karşıtı.. Bu kadar CHP yakını bir üye..

Diğerleri mi?..

Onları da, bilenler yazsın..

Ben bildiğimi yazdım..

Noktayı koydum..

Esas meselemize döneyim..

Bir yandan aslında AK Parti iktidarının elinde olmayan kurumlar, “Her şey elinizde” algısı oluşturularak, kadrolaşılan kurumlar gibi gösterilir iken..

Diğer taraftan da..

AK Parti’nin elinde olmayan kurumların yaptıkları işlemlerdeki sakatlıklar, AK Parti’ye mal ediliyor..

Sözü şöyle sürdürüyorlar:

“İktidar AKP.. Sandık görevlilerini atayan AKP.. Seçim güvenliğini sağlayan AKP.. Her sandıkta 2-3 müşahit AKP’den.. ‘Dünyanın en güvenli seçimi’ diyen AKP.. Ama çalan CHP öyle mi?” 

Ne güzel bir sorgulama, ne kadar haklı bir bakış açısı gibi görünüyor değil mi?

Devamında bir de şu iddiada bulunuyorlar:

“Her şey sizin elinizde olduğu halde, gerçekten oy çaldırıyorsanız, zaten işinizi yapamıyorsunuz demektir.. Yapamıyorsanız, bırakın gidin!”

Bu da şahane bir söylem..

Öyle ya..

17 yıldır iktidardasınız.. Ve hâlâ oyunuzu muhalefetteki adamlar çalabiliyorsa..

Gerçekten siz bu işi beceremiyorsunuz demektir..

Ama bir dakika..

Henüz maç bitmedi ki..

Henüz hırsızlık tamamlanıp, üstü örtülmedi ki..

Henüz oyların çalınması gerçekleşmedi ki..

Evet..

Bir girişim var..

Hırsız oyu çaldı.. 

Burası doğru..

Ama henüz, oylar binadan çıkarılmadı..

Hırsız; elinde oy çuvalları..

Bina içinde dolaşıp duruyor..

Alt kata iniyor..

Devlet peşinde..

Bilgisayarlara sıfır olarak girilen AK Parti’nin oyları tespit edilip, doğru rakamlar yazılıyor..

Hırsız, alt kattan kaçamıyor, üst kata çıkıyor..

Devlet yine üst katta, hırsızın ensesinde..

Sandık başında ayak oyunları ile geçersiz kabul edilen oylar tekrar inceleniyor, geçerli olanlar, ait oldukları partilerin hanelerine yazılıyor..

Hırsız binadan uçarak kaçmaya çalışıyor..

Devlet drone kaldırıyor, hırsızı takip ediyor.. Savcılıklar, seçim kurullarından, sandık görevlilerinin kimlikleri, hangi kurumlardan görevlendirildiklerinin listesini istiyor..

Yani..

AK Parti yönetimindeki devlet, hırsızı oy çuvalları ile birlikte, suçüstü yapmak için, dört koldan çalışıyor..

Olay budur..

Onun içindir ki..

İlk gün “Ekrem İmamoğlu 29 bin farkla, Binali Yıldırım’ı geçti” açıklamalarına karşılık..

Dün öğle saatlerinde yapılan açıklamada, Ekrem İmamoğlu da kabul etti ki, aradaki fark 18 bin civarında..

Demek ki ne imiş?

Çalınmış 11 bin oy, tekrar sahibine iade edilmiş..

Ama yetmez.. 

Devlet hâlâ hırsızı kovalıyor..

Daha başka hırsızlık varsa.. Ki var görünüyor.. Tepesine binmek üzere, gereğini yapıyor..

Bu arada, benim anlamadığım bir şey var..

“Ben kazandım, ben kazandım” diyen Ekrem Bey..

İlk günden bu yana, kendi partisinin rakamları ile konuşmuyor..

Büyük ihtimalle, ellerinde bir rakam da yok..

“YSK’nın rakamları ile” diyor..

O zaman..

İlk gün YSK’nın rakamlarına göre 29 bin fark vardı ve bunu Ekrem Bey açıkladı ise..

Şimdi 18 bine inince, Ekrem Bey bunu tekrarladı ise..

Ekrem Bey, daha binlerce sandık incelenirken, şu cümleyi niçin sarfediyor:

“Bu sayımlar 18 binle biter.”

Nereden biliyorsun Ekrem, bu işin 18 binle biteceğini?

Pensilvanya öyle mi söyledi sana?

“Tedbirleri aldık, 18 bine kilitledik, diğer hırsızlıkları göremeyecekler mi”denildi?

Bilgi kaynağın ne?

Sana bu açıklamayı yaptıran kim?

YSK rakamları ile konuşuyorsan, YSK rakamlarındaki hataların boyutunu nereden biliyorsun?

Da, 18 binde kalacağını iddia ediyorsun?

Eğer “Aradaki farkın 18 bin olacağı”nı, en başından beri biliyorduysan.. 

O zaman da soru şu: “İlk gün farkı 29 bin olarak niye açıkladın?”

“Fark 29 bin” denildiğinde, “Yapmayın arkadaşlar, aslında fark 18 bin.. Ben haramın üstüne yatmam” niye demedin?

Şimdi AK Parti farkı açıkladı: “18 bin.”

Ekrem de onu takip etti..

Şimdi Ak Parti farkı 12 bine indirirse, Ekrem ne diyecek?

“Evet 12 bin farkla bu seçimi ben aldım” mı diyecek? “Enayiler, çalınan 200 bin oyu daha tespit edemediler” deyip, başkanlığını ilan mı edecek?

Gerçekten de..

Şöyle olacak gibi:

En sonunda aradaki fark 5 binin altına inince, Ekrem Bey’in kafası dank edecek: 

“Bu gidiş hayra değil.. Adamlara, ‘Her şey sizin elinizde, hâlâ mı oy çaldırıyorsunuz’ dedik. Adamlar da çaldırmadıklarını ispatlıyorlar.. Bari bu işin ucu, bana dokunmasa.. Benim için çalmış olsa da.. Çalan kim ise, onun yakasına yapışsalar.. Ben de bu işten zarar görmesem!”

Gidiş, işte buraya.. 

Her şey, sandıkta bir operasyonun olduğunu gösteriyor..

Her incelenen evrakta..

Her sayılan geçersiz oyda..

Her bakılan birleştirme tutanağında..

Binali Yıldırım’ın oyu artıyor, Ekrem İmamoğlu lehine açıklanan fark, azalıyor..

Bu ne anlama geliyor?

Hep.. Ama hep, Binali Bey’in oyunun çalındığı anlamına geliyor..

Hata olsaydı.. Bazen de hata ile, Ekrem Bey’in oyu eksik yazılmış olurdu. 

Hep Binali Bey’den çalınmış, hep AK Parti’den yürütülmüş..

29 binle başladık.. Hep indi.. Hep indi.. Hep indi..

Hâlâ da; iniyor, iniyor, iniyor.

Yani..

Binali Bey’in oyları, çalınmış, çalınmış, çalınmış.. 

Bir ara, “Üsküdar’da da Ekrem Bey’in oyları arttı” denildi..

Merak ettim baktım.. O da yalanmış..

Orada da, Binali’den çalınmış..

Sonuç?

İz peşindeyiz..

Hırsız ha yakalandı, ha yakalanmak üzere!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp