Oyakbank’ın yabancılara satışını hatırlıyor musunuz?

Oyakbank’ın yabancılara satışını hatırlıyor musunuz?

Oyakbank yabancılara satılırken bu ülke basınında bir Güngör Uras, bir de Yiğit Bulut bağırdı avazları çıktığı kadar. Söylediğimiz çok açıktı; bu TSK’ya yapılan operasyonun bir parçasıdır asla satmayın! O günden bugüne düşünüyorum ve yaşananları yan yana koyuyorum ve aklıma şu soru geliyor;

Oyakbank’ın yabancılara satışını hatırlıyor musunuz?

 

 

Oyakbank yabancılara satılırken bu ülke basınında bir Güngör Uras, bir de Yiğit Bulut bağırdı avazları çıktığı kadar. Söylediğimiz çok açıktı; bu TSK’ya yapılan operasyonun bir parçasıdır asla satmayın! O günden bugüne düşünüyorum ve yaşananları yan yana koyuyorum ve aklıma şu soru geliyor; 1997-1998 döneminde yazılan “paradigma” sonucu TSK’yı bölgede gözüne kestiren küresel güçler ve bu yıpratmayı “taşere” ettikleri FETÖ’nün “bu satış kararında” ne kadar etkisi oldu? 

BENCE %100… 

Sevgili dostlar, 

Nisan 2010 tarihinde konu ile ilgili bir yazı yazmış ve şunları söylemiştim; 

“...TÜRKİYE’de, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne neden saldırıldığını ekonomik-siyasi gerekçeler eşliğinde en açık şekilde yazan ve Türk kamuoyunu 1997 yılında yazılan ‘yeni bir yüzyıl için strateji belgesinden’ haberdar eden kişi olarak diyorum ki; böyle bir saldırının olduğu ortamda personeline maaş verdiğin OYAKBANK’ı sattığın gün ağır darbeyi aldın! Değerli dostlar, satış sırasında da bana çok sordular: OYAKBANK’ın satışına ne diyorsun”… 

Sevgili dostlar, bu noktada konuya açıkça karşı çıkan Uras’a geçelim… 

Bakalım ne demiş o süreçte Uras? Aynen aktarıyorum: 

“...Oyak yönetimi, Erdemir nedeniyle üstleneceği finansal yükün altında ezilebileceğine ilişkin uyarıları dikkate almadı. (Milliyet’te bu sütunda bu uyarıyı yaptığım için Oyak Genel Müdürü Coşkun Ulusoy beni mahkemeye verdi.

İstenen 5 milyon TL tazminattı.) Uyaranları mahkemeye veren Oyak yönetimi, şimdi, Oyak sistemi içinde büyük önemi olan bankayı mecburiyetten satıyor. Oyak gerçeğinde, sistemin esası, ordu mensuplarının maaşlarından yapılan kesintilerin değerlendirilmesine dayalı bir finansal sistemdir. Oyakbank’ın satışı Silahlı Kuvvetler bakımından da önemlidir. Silahlı Kuvvetler’in her türlü iç ve dış (açık veya kapalı) silah alımları, silah ve mühimmat ödemeleri, ithalat işlemleri Oyakbank’tan geçmektedir. Bundan sekiz yıl önce alınan bir karara dayalı olarak karargâhlarda sadece Oyakbank faaliyet gösterebilmektedir. Silahlı Kuvvetler mensuplarının maaş ödemeleri, kredi kartları, bireysel kredileri, konut kredileri, taşıt kredileri Oyakbank’ın tekelindedir. Olayın kafa karıştıran başka boyutları da var. Oyak Genel Müdürü, Türk kuruluşlarının yabancılara satışına karşıydı ama bankayı sattı. ING Bank, Türkiye’de işler kötü, bir şey alınmaz diyordu. Oyakbank’ı aldı. (Hatırlatma: 2005 Eylül’de Oyak’ın 500 bayiini Antalya’da toplayan Oyak Genel Müdürü Coşkun Ulusoy, ‘Canla kurulmuş, başla devam etmiş stratejik kurumların özelleştirilmemesi gerektiğini’ söylemişti)

Değerli dostlar, Ulusoy sadece Uras’ı değil benimle beraber altı gazeteciyi 30 trilyonluk tazminat davası açarak korkutmaya, susturmaya çalıştı! Davaların hepsini “temyiz” dahil kaybetti! Olan şehit çocuklarına gitmesi gereken paranın, “mahkeme harcı olarak” yatırılması ile “o insanların” kaynaklarına oldu! 

Değerli dostlar, Uras’ın tespitlerinden sonra yeniden gelelim benim düşünceme. Bakalım Yiğit Bulut başka ne yazmış o dönemde? 

Aynen alıntılıyorum; “…Olaya sadece bankacılık kriterleriyle bakarsak fiyat iyi. Fakat ‘Coşkun Ulusoy’un da daha önce defalarca ifade ettiği’ gibi, bankacılık stratejik bir sektör ve ‘bu tip sektörlerde’ olaya sadece para kriteriyle bakılmaz. Üstüne üstlük satılan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin her türlü bilgisine sahip bir yapı ise durum çok daha farklı... Uzun lafın kısası; 1980 sonrası Özal ile ortaya çıkan, ‘Tüccar devlet, fiyatı karşılığı her şeye izin verebilir’ mantığının geldiği son nokta; TSK’nın bankasının yabancılara satılması! Bu satışın parayla değeri olamaz…

Son söz: Ulusoy’un yaptığı stratejik hatalar ile geldiğimiz durum çok açık ve vahim. Olaya sadece bir banka satışı olarak bakmayın. Kamuoyunda yaratacağı yıkıntı ‘1000 yıllık bir psikolojik harekâta’ denk...

Sonuç: 1997’den beri, ‘Küresel saldırı geliyor’ diye uyaran biri olarak, personeli gözaltına alınırken ‘Neden halk tepki vermiyor’ diyenlere sesleniyorum; OYAKBANK’ı, Ulusoy’un aklıyla YABANCILARA sattığınız gün ‘gönül bağımızı’ zedelediniz… Bunu çok ama çok iyi düşünün”…

Sevgili dostlarım, o dönemde kendimi parçaladım “SATMAYIN” diye, mahkeme koridorlarında yıllarım geçti. BUGÜN GELDİĞİMİZ NOKTADA ÇOK NET GÖRÜYORUM; OYAKBANK’IN YABANCILARA SATILIP HALKIN BİLİNCİ VE BİLİNÇALTINA VERİLEN MESAJ FETÖ’NÜN KÜRESEL GÜÇLER EŞLİĞİNDE TSK’YI YIPRATMASININ BİR ADIMIYDI! BU KONUDA SAVAŞAN BİRKAÇ KİŞİDEN BİRİ OLARAK GELDİĞİMİZ NOKTADA BENCE HER ŞEY ÇOK AÇIK! 

 

star

Google+ WhatsApp