“Ötmeyin nafile baykuş gibi”…

“Ötmeyin nafile baykuş gibi”…


“Ötmeyin nafile baykuş gibi”…

 

 

Öncelikle belirteyim ki, buseçim normal bir “demokratik yarış” değil “hayat-memat meselesi”dir!.. 

Zira seçim, “Afrin’e girmek Türkiye’nin beka sorunudur” diyenlerle, “Afrin’e girmemeliydik” diyenler arasında yapılıyor…

“Sınır ötesinde ne işimiz var?” diye soranlar…

“Suriye bataklığında boğulacaksınız” diye el ovuşturanlar… 

“Giremezsiniz, girseniz bile çıkamazsınız” tehditleri savuranlar…

“Yapacağız” diyenlerle “yıkacağız” diyenler…

“Uçakları satacağız!..”

“Beştepe’yi yıkacağız!”

Bendeniz aradan çekileyim de yıllar ötesinden Mehmed Âkif versin cevabı:

“Yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir,

Onu en çolpa herifler de emin ol becerir.

Sade sen gösteriver ‘işte budur kubbe’ diye,

İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye…

Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhat, o zaman,

Bir Süleyman daha lâzım yeniden, bir de Sinan.

Bunların var mı sizin listede hiç benzeri; yok...

Ya ne var? Bir kuru dil, siz buyurun karnım tok!

Ötmeyin nafile baykuş gibi karşımda, susun!..”

Millet adayların ne yapacağını merak ederken, kimi adaylar nasıl yıkacaklarını, nasıl satacaklarını anlatıyorlar.

Daha net bir ifade kullanayım:

Bu seçim, canını ortaya koyarak 15 Temmuz işgalini kıran serdengeçtilerle o geceyi erken zafer çığlıkları atarak kutlayanlar arasında geçecek…

“Tam bağımsızlık” isteyenlerle, dolaylı “Amerikan mandası” arzulayanlar arasındageçecek…

“Türkiye’yi eski ihtişamına kavuşturalım” diyenlerle, ABD ve AB talepleri doğrultusunda, Türkiye’nin tekerine taş koymaya, yeniden IMF borçlusu haline getirmeye çalışanlar arasında geçecek…

Böyle zamanlarda seçimin bizatihi kendisi bir “beka sorunu”na dönüşür.

Bilmem ki derdimi anlatabildim mi?

***

Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye çok önemli mesafeler katetti. Büyük yatırımlar yaptı…

Hepsinden daha önemlisi, milletimize güven geldi: “Yapamayız” anlayışından “yaptık, yaparız” anlayışına geldik.

“Su akar, Türk bakar” güvensizliğinden, “her akarsuya gem vurma” konumuna yükseldik.

Barajlarla, santrallerle her “akarsu”yu dizginledikten başka, denizin üstünde havalimanı yapma aşamasına terfi ettik…

Dünyanın dudağını uçuklatan ve gizli-açık düşmanlarımızı “Türkiye durdurulmalı”noktasına getiren “çılgın projeler”e imza attık. 

Büyük yatırımlar büyük devletlerin harcıdır. Lâmı-cimi yok, “büyük devlet” olduk.

Artık eğitim, kültür, adaletve hürriyet meselelerine el atma zamanıdır… 

İnancım o ki, yeni dönem bu konuları önceleyen bir dönem olacaktır.

İşte o zaman bizi kimse tutamaz! 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp