Osmanlı Türkiye’sinde “kadın” vakıfları (2)

Osmanlı Türkiye’sinde “kadın” vakıfları (2)


Osmanlı Türkiye’sinde “kadın” vakıfları (2)

 

 

Sultan Ahmed’den Gülhane’ye inerken solunuza gelen Zeynep Sultan Camii’ni yaptıran Zeynep Sultan, Sultan I. Ahmed’in kızıdır…

Bu camiin arkasındaki mektep, bugün de ilköğretim okulu olarak kullanılmaktadır. 

Eminönü-Karaköy arasındaki Galata Köprüsü’nün ilk adı “Hayriye Köprüsü”dür ve Sultan Abdülmecid’in annesi Bezmi Alem Valide Sultan tarafından salt hayır maksadıyla 1836 yılında ahşap olarak yaptırılmıştır.

Unkapanı Köprüsü’nün Azapkapı ayağına inerseniz sizi İstanbul’un en muhteşem çeşmelerinden biri karşılar.  Bu çeşmenin bir de hikâyesi var…

Yıllar önce o civarda yaşayan fakir bir ailenin kızı olan Saliha, o mevkideki kaynaktan su doldurmaya giderken, testi elinden kayıp kırılmış. Sekiz yaşlarında olan Saliha ağlamaya başlamış. Tam o sırada kaynağın önünden geçen saraylı hanımefendilerden biri Saliha’ya acımış. Belki yüz testi parası vererek artık ağlamamasını söylemiş. Fakat Saliha ağlamayı sürdürmüş. Bunun üzerine Hanımefendi, “Hâlâ neden ağlıyorsun?” diye sormuş. Saliha, “Ben testinin kırılmasına değil, testiyi kıran beceriksizliğime ağlıyorum” demiş. 

Saraylı Hanımefendi bu cevaptan o kadar hoşlanmış ki, anne-babasının da rızasıyla küçük Saliha’yı yetiştirmek üzere saraya almış. 

Sultan İkinci Mustafa’nın eşi Saliha Sultan, işte o gün kaynak başında ağlayan Saliha’dır. Sultan olunca o günün anısına muhteşem bir çeşme yaptırmış…

Haremin bir eğitim merkezi olduğuna bundan daha iyi örnek bulunabilir mi?

Ya şifahaneler?..

Kendilerini hangi inançtan olursa olsun tüm toplumun annesi olarak gören valide sultanlar (padişah anaları), halkın sağlığı için devasa hastahaneler vücuda getirmişlerdir. 

Gureba ve Haseki hastaneleri padişah analarının hayırda yarışmalarına sadece iki örnektir. Gureba Hastahanesi Sultan İkinci Mahmud’un hanımı Bezmi Alem Valide Sultan tarafından, Haseki Hastanesi ise, tarih kitaplarımızın saldırdığı Haseki Hürrem Sultan tarafından yaptırılmıştır…

Her iki hayır eseri de bugün hizmet vermektedir.

Gelelim Zeynep Kamil’e. Anadolu yakasının meşhur hastanesi Zeynep Kâmil, Kavalalı ailesinden Zeynep Sultan’la İstanbul’dan kâtip olarak Mısır’a gitmiş kocası Kâmil Bey’in eseridir. Bir birine son derece âşık olan karı-koca, aşklarını bir hayır kurumunda ebedileştirmişlerdir.

Ya okullar?.. 

Eyüp’te Sultan Üçüncü Selim’in kızı Şah Sultan›ın yaptırdığı külliye içindeki mektep, Cağaloğlu›nda Bezmi Alem Valide Sultan’ın yaptırdığı İstanbul Kız Lisesi, Aksaray’da Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevnihal Valide Sultan’ın kendi adıyla anılan camiinin yanında inşa ettirdiği Pertevnihal Lisesi ve Sultan İkinci Mahmud’un kızı Adile Sultan’ın Haliç kıyısına yaptırdığı okul (şimdi Halk Kütüphanesi) Osmanlı kadınlarının eğitim konusundaki duyarlılıklarını ispat eden pek çok örnekten sadece birkaç tanesidir…

O kadar ki, İstanbul’da sadece saraylı hanımların değil, gündelikçi kalfaların yaptırdıkları okullara bile rastlamak mümkündür. Divanyolu’ndaki Cevri Kalfa İlkokulu buna bir örnektir.

 

yeni akit

Google+ WhatsApp