Öfke maskeleri düşürür

Öfke maskeleri düşürür


Morgan Freeman’ın, “Birisiyle bağlarınızı kopardığınızda onun bütün sırlarını toplayın ve kalbinize gömün, gizleyin. Çünkü gerçek ahlâk ayrıldıktan sonra belli olur” ifadesi bana yollarını ayıran eşlerin birbirlerine kurdukları tuzakları, kazdıkları kuyuları ve attıkları taşları hatırlattı. Ne hayallerle evlenmişlerdi oysa ama birbirlerini anlamak yerine değiştirmeye odaklandılar ve çatışmaya başladılar. Ne kadın ne de erkek değişime rıza gösterdi, çatışma devam ettikçe mutluluk hayalleri ile kurulan yuva karanlık bir kuyuya dönüştü. Ve tozpembe umutlarla başlayan evliliklerine son noktayı koydular. Ama hikâye burada bitmedi, yollarını ayıran eşler birbirlerinin arkalarından atıp tutmaya ve tuzak kurmaya devam ettiler…

 

Bir insanı tanımak istiyorsanız öfke anında sergilediği tavırlarına ve yollarını ayırdıkları kişiler hakkındaki ifadelerine bakın. Bu iki noktada ortaya koyduğu tavırlar kişinin maskesini düşürecek ve kişiliğini ele verecektir. Her şey yolunda gidiyor dediğiniz anda görünen şey aslında maskelerdir yani kirin yüzeyini kaplayan köpüktür. Siz sadece köpüğü görür ve işlerin yolunda gittiğini düşünürsünüz. Fakat bir gün kir köpüğün yüzeyine çıkar ve eşler yollarını ayırmak zorunda kalırlar. Her şey ters yüz olur, köpük savrulur ve dipteki kir bütün yoğunluğu ile ortaya çıkar. Belki beş yıl belki on yıl bir arada yaşayan ve acı tatlı hatıralar biriktiren iki kişi birbirlerine bıçak bilemeye başlarlar. Sırlar afişe edilir, hatalar ortaya dökülür, nefret had safhaya ulaşır. Evlilik bitmiştir ama eşlerin birbirlerine olan öfkeleri gittikçe artmaktadır. Ve maskeler bir bir düşmekte taraflar “ben bu kişiyle mi evlenmiştim” demeye başlamaktadırlar.

 

Eşi ile yollarını ayıran kişi, küçük fırsatları dahi değerlendirerek onun kusurlarını ortaya dökmektedir. Ailenin özel sırları afişe edilir, hakaretler, tehdit içerikli ifadeler havada uçuşmaya başlar. Film bitmiştir ve kişilerin gerçek kişilikleri ortaya çıkmıştır. Çünkü öfke anında maskeler düşer ve herkes kendi rolünü oynamaya başlar.

 

Evlilik bitmiştir ama eşlerin öfkeleri devam etmekte ve suçlu aranmaktadır. Hatayı kimse sahiplenmez ve eski eşler birbirlerine taş atmaya devam ederler. Düşünüyorum… Yahu kardeşim yerden yere vurduğunuz kişi yaşamınızın bir döneminde size yol arkadaşlığı yaşan kişi değil mi? Siz bu kişi ile acı-tatlı günler geçirmediniz mi? Ekmeğinizi, aşınızı, sevginizi, vaktinizi, ilginizi paylaşmadınız mı? Hiç mi iyi günleriniz olmadı? Birbirinize hiç mi emeğiniz geçmedi? Bu öfke, bu şiddet, bu nefret de neyin nesi? Evliliği bitirmek için geçerli sebepleriniz olabilir ve eşinizle yollarınızı ayırabilirsiniz. Peki, böyle durumlarda nasıl davranmanız gerekir? Allah razı olsun benimle vakit geçirdin, bana destek verdin, Allah yolunu açık etsin, hakkını helal et deyip yola revan olamaz mısınız? Bu şekilde davranmanız daha kazançlı değil mi?

 

Sadece eşler değil, yollarını ayıran arkadaşlar, dostlar da büyüttükleri sevgiyi birkaç dakikada katlediyorlar. Güvenmek önemlidir ve dost edineceğiniz kişileri özenle seçersiniz. Fakat beklenmedik bir olay gerçekleşir ve içinizi döktüğünüz kişinin maskelerin ardına gizlenmiş bir hain olduğunu fark edersiniz. O an her şey ters yüz olur, sırlarınız ortaya dökülür, hatalarınız yüzünüze vurulur ve siz bambaşka bir kişiyle karşı karşıya kalırsınız. Oysa sır bir emanettir ve o emaneti saklamak bir sorumluluktur. İnsanların kusurlarını örtmek, ilişkilerde yapıcı olmak, hakkaniyete riayet etmek de aynı şekilde bir sorumluluktur, riayet edilmelidir.

Google+ WhatsApp