Ödev yükü çocukları okuma zevkinden mahrum bırakıyor

Ödev yükü çocukları okuma zevkinden mahrum bırakıyor


Ödev yükü çocukları okuma zevkinden mahrum bırakıyor

 

 

Kitapla yakınlık kuramayan anne-babalar, “Çocuklarımıza okuma alışkanlığı kazandırmak istiyoruz bu konuda neler tavsiye edersiniz?” diye soruyorlar. Oysa okumak sadece çocuklar için ihtiyaç değildir, genç bireylerin ve erişkinlerin de okumaya ve bilgi dağarcıklarını geliştirmeye ihtiyaçları vardır. Fakat nedense bizler her konuda olduğu gibi bu konuda da sorumluluğu çocukların üzerine yıkıp kıyıya çekiliveriyoruz.

Günümüz çocukları okumayı bir ihtiyaç olarak görmüyorlar. Neden? Bunun birinci nedeni ebeveynlerin okuma alışkanlığının olmaması, ikinci neden ise okulda verilen ödev yüküdür. Çocuk üzerine yıkılan ödev yükü ile başa çıkmaya çalışıyor. Oysa okumak onun bilişsel ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak bir aktivitedir. Bu konuda yapılan araştırmalar düzenli kitap okuyan çocuğun dil gelişiminin, zihinsel aktivasyonunun, sosyal alana adaptasyonunun ve akademik becerisinin diğerlerine göre daha iyi ileri seviyede olduğunu göstermiştir. Fakat bunun için çocuğun ne kadar okuduğu değil neyi okuduğu da önemlidir. Çocuk okusun da ne okursa okusun düşüncesiyle hareket edip, onların ellerine zehirli zihinlerin ürünü olan kitapları tutuşturan anne-babalar bundan fayda ummamalıdırlar. Bilinmelidir ki, karanlık zihinlerin ürünü olan bu eserler, çocukların gönüllerine şefkat değil fitne ve nefret ekecektir. Zira her kitap sahibini temsilen konuşan bir canlı gibidir.

Okuma konusunda yeterli bilgi ve bilince sahip değiliz. O yüzden üniversite çağına gelen çocuklarımız kitapla yakınlık kuramıyor, okuduğunu anlayıp yorumlayabilecek yeterliliğe ulaşamıyor. Neden? Çünkü okullarda verilen ödev yükü onu kitaplara karşı mesafeli kılıyor. O yüzden çocuk kitapla tanışamıyor, okumanın zevkine varamıyor. Kitap deyince zihninde yığılmış ev ödevleri ve anne-babanın “oku” diye baskılayan ifadeleri canlanıyor. Okumak kavramı ona yaşadığı baskı ve dayatmacı tavırları çağrıştırıyor ve çocuk kendini geri çekiyor.

Amerikalı eğitimci Mark Trifilio okullarda çocuklara verilen ödevin öğrencinin öğrenimine katkı sağlayıp sağlamadığını değerlendiriyor ve çocuklara verilen ödev yükünün onların okuma zevklerini olumsuz yönde etkilediğini saptıyor. Oysa eğitimcilerimiz ailelerin de desteğini alarak onlara doğru seçilmiş kitaplar önerse ve okumaya teşvik etseler, bu yaklaşım hem öğrencinin akademik başarısına katkı sağlayacak, hem bilincini uyandıracak hem de onlara okuma zevki aşılayacaktır. Fakat ne anne-babalar ne de eğitimciler okuyan ve bilgiyi bilince dönüştürebilen çocuklar yetiştirmeyi hedeflemiyor.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp