O hakimler sürgün değil, direkt emekli edilecekler!

O hakimler sürgün değil, direkt emekli edilecekler!


O hakimler sürgün değil, direkt emekli edilecekler!

 

 

Deniz Zeyrek demiş ki..

“İlçe seçim kurulu başkanları ayvayı yedi!”

İfade birebir kendisinin değil..

Bunu ima ediyor..

Hakimlerde bir kaygı olduğunu, bunun da Haziran ayında gündeme gelecek yaz kararnamesi ile ilgili olduğunu söylüyor..

Ve hedefi 12’den vurmak üzere, intihar saldırısını yapıyor:

“Bu soruya yanıt ararken, bir yargı mensubu ilginç bir detay paylaştı.

Seçim kurullarında hakimlerin bulunduğuna, başkanlığı da en kıdemli olanın yaptığına dikkat çeken kaynağım, İstanbul’da seçim kurullarında görev yapan hakimlerin tayin edilme endişesi yaşamaya başladığını söyledi.

Yargı camiasındaki atamaları takip eden bir Ankara gazetecisi olarak onlara özel bir kararname çıkmayacağını düşünüyorum.

Ancak, biraz soruşturunca, kaygının Haziran ayında gündeme gelecek yaz kararnamesi ile ilgili olduğunu öğrendim.

YSK İstanbul seçimini iptal etse de etmese de Hakimler Savcılar Kurulu’nun açıklayacağı yaz kararnamesinde İstanbul’daki seçim kurulu üyesi hakimlerin durumuna detaylıca bakmakta yarar olacak.”

Demek ki ne imiş?

Ben diyeyim AK Parti’ye kazık atan hakimler..

Siz deyin, “AK Parti’ye maraza çıkartan hakimler.. İki ay sonra.. Kendilerine doğudaki mahrumiyet bölgelerinde yeni görev yerleri beğenecekler.. Artık bir köy mü olur, bir mezra mı? Şanslarına..”

Söylemi biraz abartılı mı buldunuz?

 “Hakimin köyde ne işi var. Mezrada ne işi var.. En uç noktadaki sürgün yeri bile, yine bir ilçe merkezidir” mi diyeceksiniz?

Olsun canım, o kadarcık da işkembeden sallasınlar.. 

Sonuç?

YSK kararı öncesinde, CHP ve şürekasının oluşturmak istediği algıya göre..

AK parti, seçim kaybettiği İstanbul’da, faturayı hakimlere çıkartacak..

Tam bu noktada..

Deniz’e ve ona dünkü yazısını yazdıran hakimlere, CHP’lilere hatırlatayım..

İstanbul’daki ilçe seçim kurulu başkanları..

Yaz kararnamesini falan merakla beklemelerine gerek yok..

“Yaz kararnamesi en erken Haziran ayında belli olur, Temmuz’dan sonra yeni sürgün yerlerimizde işe başlarız” ümidine(!) kapılmasınlar..

Yaz kararnamesine de gerek yok..

Yaz kararnamesinden önce, onlar sürgüne bile gerek kalmadan, emekliye ayrılacaklar..

Deniz bey heyecanlanacak..

CHP’liler atarlanacaklar..

“Aaa..

Adama bak..

Bir de kendi itiraf ediyor..

İki ay bile bekleyemeyeceklerini itiraf ediyor.. Üstelik, sürgün bile etmeyeceklermiş.. Direkt emekli edeceklermiş!” diyecekler..

Evet itiraf ediyorum..

“İlçe seçim kurulu başkanlarının büyük çoğunluğu sürgün bile edilmeyecekler.. Küçük küçük ilçelere yollanarak, orada görev yapmalarına bile gerek kalmayacak. Direkt emekli edilecekler..”

Yazın bir kenara..

Hatta bir kaç kenara birden yazın..

Hatta, her şeyi Tayyip Erdoğan’ın yapmasını bekleyen, AK Parti’nin suskun sözcüleri de yazsınlar bir kenara..

“Bu Akit de çok oluyor ama.. Onlar yüzünden bize de zarar geliyor” diyenler de yazsınlar bir kenara..

O hakimler sürgüne bile gerek kalmaksızın, emekli edilecekler!..

Diyeceksiniz ki..

“Sen de çok iddialısın ama.. Bilgi kaynağın ne?”

Bilgi kaynağım, Deniz Zeyrek’in, yargıda olduğunu söylediği ama yargıdan habersiz isimler değil..

Benim kaynağım, direkt kanun..

298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Hakkındaki Kanun..

Biraz dolambaçlı yazılmış ama..

Olsun..

Maddeyi aktarayım..

Hem Deniz Zeyrek’in yargıdaki kaynağının, kanunun yarısını okuyup ahkam çıkarttığını.. 

Hem de..

Benim ısrarlı iddiamın ne kadar haklı olduğunu görün..

“İlçe seçim kurulu” başlıklı 18. maddeyi aktarıyorum: “İlçe seçim kurulu, iki yılda bir ocak ayının son haftasında, bir başkan ile altı asıl ve altı yedek üyeden kurulur ve iki yıl süre ile görev yapar. İlçedeki en kıdemli hâkim kurulun başkanıdır.”

Ne imiş?

İlçedeki en kıdemli hakim, kurulun başkanı imiş.

Kurulun içindeki en kıdemli üye başkan değilmiş.

Aradaki farkı da anlatmaya gerek yok, sanırım!

Kıdemli ne demek?

Anlayın işte..

Emekliliğine, ya üç ay, ya beş ay kalmış hakim demek..

Hani Anadolu’nun ücra köşelerinde böyle değildir ama..

Hem mesleğinin son yıllarına gelenlerin büyük illerde görev yapması sebebi ile.

Hem de..

İstanbul gibi büyük illerin ilçelerinde, ilçe bazında yüzden fazla hakim olması sebebi ile..

Bu hakimlerin bir kısmının yaşları da, ister istemez kemale gelmiş demektir..

O zaman bu ne anlama geliyor?

31 Mart’ta İlçe Seçim kurulu başkanlığı yapan hakimler, 65 yaşı doldurmalarına, birkaç ay ya kalmış, ya kalmamış demektir..

Böylece neyi de öğrenmiş olduk?

“AK Parti 17 yıldır iktidarda. Kaymakamı da atayan onlar.. Seçim Kurulu başkanlarını da atayan onlar” iddialarının doğru olmadığını da öğrenmiş olduk.

14 bin civarındaki yargı camiasının içinden, ilçedeki en yaşlı hakim kim ise.. O hakim, ilçe seçim kurulu başkanı oluyormuş..

O başkanın da.. Bir suç işledi ise, belki hakkında dava açılması, emekli olduktan sonra da sözkonusu olabilir ama..

Öyle doğuya atanması, yıllarca sürgünde hakimlik yapması falan pek muhtemel değilmiş..

Tamam mı, Deniz bey kardeşim..

Tamam mı, Deniz beyi aldatan yargıdaki kaynağı..

**

Bu vesile ile..

En çok tartışmanın olduğu Maltepe 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanı Abdüllatif Tüzün için, bir avukat okurum..

Hukukrehberi sitesindeki bilgisinden hareketle.. “Bu hakim zaten emekli olması lazım.. Nasıl görev yapıyor” diye sordu..

Gerçekten yolladığı kamuya açık kaynakta, hakimin 1953 doğumlu olduğu yazılı.. 

Ayrıntısını bilmiyorum ama..

Acaba yaş küçültme davası açmış olabilir mi, hakim bey?!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp