Neyi okuyacağız?

Neyi okuyacağız?


Neyi okuyacağız?

 

 

Hanımlarla sohbet ederken laf dönüp dolaşıyor çocukların eğitimine geliyor. Nedense onların nazarında çocuklar hep kusurlu, tembel ve yetersizler… Anneler çocuğun olumlu özelliklerini takdir etmeyi bilmiyorlar, onun mizacını, kişisel özelliklerini taleplerini hiç dikkate almıyor, tasavvurlarında oluşturdukları çocuk prototipine ulaşabilmek için çocuğa baskı yapıyorlar. Karşılaştığım her anne çocuğa kitap okuma alışkanlığı kazandıramadığından şikâyet ediyor. Hangi kitapları tavsiye etmiştiniz dediğimde ise Batı kaynaklı ve çocuğa hiçbir katkı sağlamayacak kitaplardan bahsediyorlar. Anneler çocuğum okusun da ne okursa okusun diye düşünüyor ve çocuğa farkında olmadan kompleks aşılıyorlar. Çocuk elinde kitapla dolaştığı takdirde bütün sihirli kapıların açılacağını ve her şeyin istediği gibi olacağını zannediyorlar. Fakat öyle olmuyor.

Kitap okumak hem bilgi dağarcığımızı geliştirir hem de zihnimizi çalıştırır. Ancak bunun için doğru kitabı seçmiş olmamız gerekir. Yani arkadaşımızı seçerken gösterdiğimiz itinayı okuyacağımız kitap konusunda da göstermezsek zarara uğrayabiliriz. Kitaplar masum değildir, her kitap bir insanın duygu düşünce ve eylemlerinin yansımalarıdır. O nedenle çocuğum kitap okumuyor diye şikâyette bulunan anneler seçilecek kitabın içeriğinin de önemli olduğunu bilmek zorundadırlar.

Nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan bir toplumuz. Müslüman olmak, yani İslam üzere olmak büyük bir iddiadır. Bu iddianın sahipleri okuduklarını, gözlemlediklerini ve talep ettiklerini sadece bir kitabı doğru anlayabilmek için yapmalıdırlar. Eğer bir hayat kılavuzu olan Kur’an’ı cenazeden cenazeye açıyor, çocukları bu kitapla hiç tanıştırmıyorlarsa bu çocuklardan erdemli olmalarını beklemeye hakları yoktur.

Günümüz çocukları teknolojiyi kullanıyor, bilgiye kolay yoldan ulaşıyor, kendilerini ifade etmekte zorlanmıyorlar. Çocuklarımızın özgüvenleri yüksek fakat bu çocuklar değerleri ile barışık değiller. Kur’an’ı yeterince tanımıyorlar, işe yaramayan birçok bilgiye ulaşıyor ve okuyorlar fakat kökleri ile bağlarını güçlendirecek ve kendilerine yön gösterecek başucu kitapları ile yakınlık kurmuyor, yabancı kaynaklardan besleniyorlar. Çocuklar vaktin çoğunu okullarda geçiriyor ve burada malumatlar ediniyorlar fakat dünyaya niçin geldiklerinin farkında dahi değiller. Kendilerini tanımıyorlar, Allah’ın koyduğu yasalardan haberdar değiller, Kur’an’la iletişim kuramıyorlar. Sadece gençler değil anne babalar da, yaşamlarında her şeye yer veriyor fakat Allah’ın dinini öğrenmeye vakit bulamıyorlar. Dünya gözlerinde büyüdükçe büyüyor fakat vaktin hızla akıp gittiğini göremiyorlar. Derin bir uykuya dalmışlar ve bir türlü uyanamıyorlar.

Anne-babalar çocuğa önce neyi ne zaman ve ne için okumaları gerektiğini aktarmalı ve onu doğru yönlendirmelidirler. Zararlı arkadaştan kaçındığı gibi zararlı kitaplardan da kaçınması gerektiğini belirtmeliler.

 

MİLLİ GAZETE

Google+ WhatsApp