Neredesin Akşener?

Neredesin Akşener?


Bir hafta içinde, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ve diğer İyi Partilileri köşeye sıkıştıran üç gelişme yaşandı..

Bakmayın siz, bunların planlı gibi gösterilmesine..

Bakmayın siz, benim de onlara prim verir gibi anlatmama..

Ben onların anlatımını size aktarıyorum..

O iddiaları doğru bulduğum için değil..

İyi Parti’nin ne kadar kaygan zeminlerde dolaştığını gösterme açısından..

“Bir haftada üç gol yenir mi” demek için..

“Aslında bir hafta üç gol, sizin politikasızlığınızın göstergesi.. Yanlış sularda yüzdüğünüz için, hatalı ittifaklar içinde gezindiğiniz için.. Bir haftada üç golü birden kalenizde gördünüz.. Bu golleri yemeye de devam edeceksiniz, çünkü, politikanızda samimi değilsiniz.. Çünkü kendi aranızda bile konuşurken, ‘Biz ne yaptık’ demeye mecbur hale düştünüz..”

İyi Parti’nin kalesindeki üç gol ne?

Daha bir hafta önce, siyasete yeni girmiş acemiler gibi, İyi Parti kongresinde, Türk Tabipleri Birliği’ne selam yolluyordu, Meral Akşener.

O gün de uyarmıştım..

Ama dünkü gelişmelerle, olay çok daha somut bir hale dönüştü.

Meral Akşener’in artık, lafı döndüremeyeceği, çevirip karşı atağa geçiremeyeceği bir noktaya gelmiş.

Nedir o?

Hani bana sorarsanız, Türk Tabipleri Birliği eski başkanı ile, yeni başkan arasında pek bir fark yok ama..

Yenisi Apo’ya sahip çıkmakta daha bir meşhur..

Resmen ve alenen, teröristbaşı Apo’ya özgürlük isteyen takımdan..

Haydi şimdi, Meral Akşener, Türk Tabipleri Birliği’ne selam göndersin de görelim..

Eski başkan Sinan Adıyaman, PKK seviciliğini biraz daha usturuplu yapıyordu.

Meral Hanım da, bundan istifade ile, İyi Parti’nin kongresinden, Türk tabipleri Birliği’ne selam yolluyordu.

Saf milliyetçiler, Sinan Adıyaman’ı iyi tanımadıkları için..

Selam gönderme muhabbetinden, bir çıkarımda bulunamıyorlardı..

Şimdi, safı falan kalmadı, hemen herkes, Şebnem Korur Fincancı’nın kim olduğunu bilir..

Hatta öyle ki.. 

CHP içindeki ulusalcılar bile açıklama üstüne açıklama yapıyorlar..

Bu hanımın birlik başkanı seçilmesini, protesto ediyorlar..

Ama dün akşam saatlerine kadar, Meral Hanım hiç ortalıkta görünmedi..

Suspus olmuş konumda.

Sadece kendisi değil, partisinin ağır topları da, ortalıkta hiç görünmüyorlar..

Gol net..

İhtilaf yok..

Gelelim ikinci gole..

Geçtiğimiz hafta sonu idi..

2014 Ekim’inde HDP MYK’sı tarafından yapılan açıklama ile, halkın bir kısmı, sokaklara dökülmüş ve ortalığı yangın yerine döndürmüşlerdi..

2014’de hakim ve savcıların FETÖ’cülerin kontrolünde olması.. Emniyetin hakeza, FETÖ’cülerin elinde olması.. Hatta TSK’da da, FETÖ’cülerin ciddi bir güçleri olması sebebi ile, o tarihte HDP’nin MYK’sının aldığı, “Sokağa çıkın” talimatı, yeterince soruşturulamamıştı..

Şimdi o kararın altında imzası olanlar için, gözaltılar başlayınca, bazı analistler, “Bu operasyon, HDP’ye değil, İyi Parti’ye yöneliktir.. İyi Parti bu operasyona karşı çıksa bir türlü.. Karşı çıkmasa bir türlü.. Köşeye sıkıştırılan Meral Akşener’dir” dediler..

Falsolu siyaset izlemezseniz, kimse sizi köşeye sıkıştıramaz..

Ama, defolu işler yaparsanız, “kimse uyanmaz” diyerek, varlık sebebiniz olan kavramların zıddına işler yaparsanız.

Bir sıçrar, iki sıçrar çekirge..

Sonunda golü yersiniz..

Nitekim de, öyle oldu..

İyi Parti, HDP’lilerin 2014’te halkı sokağa çağıran kararları sebebi ile gözaltına alınması hakkında, net bir görüş açıklaması yapamadı..

Görmezden gelmeye, duymazdan gelmeye soyundu..

Ama halk yemedi.. İyi Parti tabanı bu ikircikli tavrı yutmadı..

İyi Parti kalesindeki net golün sayısı, ikiye çıktı..

Olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki..

Üçüncü gol, çok daha net, çok daha tartışmasız bir atak sonucu geldi..

O neydi?

Azerbaycan’ın toprağını işgal eden Ermenistan’ın, bir de Azerileri zaman zaman taciz etmesi sonrasında.. Önceki gün Azerbaycan yönetimi, “Hooop dedik” çıkışı ile, hem tacizlere cevap verdi.. Hem de işgal edilen topraklarına sahip çıkma kararlılığını hayata geçirdi..

Böylesi bir ortamda, Türk milliyetçisi İyi Parti, tabii ki Acerbaycan’dan yana tavır almak zorunda..

Tabii ki, Azerbaycanlı yetkililerin de deklare ettiği gibi, Türkiye’nin durduğu konumu alkışlamak zorunda..

Ama o ne?

CHP’nin monşerlerinden Ünal Çeviköz, tam da CHP-İyi Parti ittifakının ne kadar tabansız, ne kadar suni, ne kadar talimatla kurulmuş olduğunu gösterircesine..

Skandal bir açıklama yaptı:

“Maalesef gelen haberlerde, Türkiye’den Azerbaycan’a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan’a gönderildiği ifade ediliyor.”

Haydi şimdi, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener..

Veya o partinin ağır toplarından birisi çıkıp, bu açıklamayı bir değerlendirsin bakalım..

Değerlendirebilirlerse..

Bir şey deseler, müttefikleri CHP’den korkarlar..

Bir şey demeseler, seçmenden korkarlar..

Ne yapacaklarını şaşırmış bir durumda, ortalıktan toz olmayı tercih ettiler..

Ne Akşener, ne de partinin ağır topları, bu konuda da tek bir açıklama yapamadılar..

Yapamazlar da, zaten..

Ne demek, “maalesef” ile başlayan bir cümle kurarak, Türkiye’nin Azerbaycan’a silah yardımı yaptığını söyleyip, eleştirmek?

Ne demek, Türkiye’nin Azerbaycan’a cihatçı grupları yolladığını iddia etmek?

İşte CHP’li Ünal Çeviköz’ün bu sözleri de, İyi Parti’nin kalesine giren üçüncü gol olarak kayda geçti.. 

Şimdi, “AK Parti, İyi Parti’yi köşeye sıkıştırmak için, Ermenistan’ın önce Azerbaycan’a saldırmasını sağladı.. Sonra Azerbaycan’ı işgal altındaki toprakları için harekete geçmeye zorladı.. Ardından da CHP’li Ünal Çeviköz’e o skandal açıklamayı yaptırarak, İP’i köşeye sıkıştırdı..” şekilde analiz yapan çıkar mı?

Çıkar, çıkar..  Eğer bataklıkta yürüyorsanız, ayağınızdaki çamura bakmayacaksınız.. Başkalarında kusur aramayacaksınız..

Google+ WhatsApp