Nerde AK Parti karşıtı var, Koç’un tüm ödülleri onlara!

Nerde AK Parti karşıtı var, Koç’un tüm ödülleri onlara!


Nerde AK Parti karşıtı var, Koç’un tüm ödülleri onlara!

 

 

Türkiye’de bir elin parmak sayısı kadar CHP’li belediye başkanı var..

Belediye başkanlarının büyük çoğunluğu AK Partili..

Ama bir bahane bulup..

Bir senaryo yazıp..

CHP’li bir belediye başkanına ödül vermek istiyorsanız..

Tabii ki yol çok..

Vehbi Koç Vakfı da öyle yapmış..

CHP’li Yılmaz Büyükerşen’i, “eğitime katkıları” diye bir bahane bularak, 2018 ödülüne layık görmüş..

Hani işadamları siyaset yaparlar da..

Çaktırmadan bir partiye olan gönül bağlarını izhar ederler de..

Bu kadarı da biraz fazla oluyor..

Hem CHP’li bir aday buluyorsunuz..

Hem de..

Ona vereceğiniz ödülü, bir maskenin arkasında saklıyorsunuz..

Şöyle bir bakayım dedim, Yılmaz Bey son bir yıl içinde eğitim ile ilgili bir şey yapmış mı?

Yıllardır belediye başkanlığı yapıyor, eğitimle ilgili ne yapabilir ki?

Her belediye başkanı, ne kadar eğitim ile ilgili ise..

Yılmaz Bey de o kadar ilgili..

Ama kafaya koymuşlar bir defa..

CHP’liye verecekler ödülü..

Sonra da ahkam kesecekler: 

“Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesil için çalışıyoruz..”

Ömer Koç, Yılmaz Bey’e ödül takdim ederken söylüyor bunu..

O bu sözü tekrarlarken, benim gözümde, Gezi isyanının başladığı günlerde, Koç Üniversitesi’nde düzenlenen mezuniyet töreni geliyor..

Dünyada adam kalmamış gibi..

Mısır’dan Amr Musa isimli eski Dışişleri Bakanı’nı getirmiş, konuşturuyorlar..

Adam tipik CHP kafalı bir Mısırlı..

Darbeci Mübarek’in bakanlarından..

Sisi’ye de sıcak mesajlar veren bir tip..

Hatırlarsanız, tam o günlerde, Türkiye ile eşzamanlı bir darbe girişimi de, Mısır’da sahneye konuluyordu.

Tam o günlerde, bir yandan Koç Üniversitesi öğrencilerine, “İmtihanlara gelmenize gerek yok, Gezi Parkı’na gidebilirsiniz, biz sizi mazeretli sayacağız. Sonra sınava alırız” denilerek, isyan amaçlı gösterilere katılımları sağlanıyor..

Bir yandan da..

Üniversitenin mezuniyet törenine Mısır’ın eski Devlet Başkanı Mübarek’in Dışişleri Bakanı Amr Musa çağrılarak, Türkiye dışında bile Koç’un çizgisinin ne olduğu gösterilmek isteniyor..

Sadece Türkiye’deki darbecilerle değil, Mısır’daki darbecilerle bile işbirliğine girişildiğinin ilanı yapılıyordu..

Sonra ne oldu?

Amr Musa’nın konuştuğu mezuniyet töreninde, öğrencilere slogan attırıldı: “Her yer Taksim, her yer direniş!”

Akit bunu haber yapınca da, “Yalan, yalan.. Biz Koç Üniversitesi olarak Gezi eylemlerine destek vermedik” dediler..

Ama açtıkları davada, tazminat yerine, havalarını aldılar..

Tüm bunları niye anlatıyorum?

AK Parti döneminde paraya para demeyen Koç’un, CHP’lilere ödül dağıtarak safını belli etmesini hatırlatmak için..

Gezi isyanı döneminde 55 binlere kadar inen Borsa’nın, bugünlerde tam iki misline çıktığı gerçeği karşısında, 4 senede % 100 kazanan Koç’un, yine de CHP’liliği elden bırakmadığını, size aktarmak için..

AK Parti döneminde para kazanıp, desteği CHP’ye verdiklerini hatırlatmak için.

Diyebilirsiniz ki, “Bir ödül ile, çizgi belli olmaz.”

O zaman, aynı vakfın, önceki yıllarda ödül verdiği tartışmalı isimleri de aktarayım.

Birisi Aziz Nesin’in oğlu Ali Nesin.

Koyu bir AK Parti düşmanı..

Bir diğeri AK Parti düşmanı Türkan Saylan..

Ki bu kadın, “Biz başörtülülere burs vermiyoruz. İmam hatip mezunlarına burs vermiyoruz” diyecek kadar fanatikleşmiş, koyu bir militan idi..

Düşünebiliyor musunuz, eğitime kendisini adadığını söyleyen sözde bir profesör..

Yöneticisi olduğu dernekte..

Kendisine müracaat eden öğrencileri mülakata alıyor..

Ve bakıyor öğrenci, başörtülü..

“Sana burs yok” diyor.

Veya..

Öğrenciye soruyor: “Hangi lise mezunusun?”

Üniversiteli genç, eğer “İmam hatip lisesinden mezunum” derse..

“Sana burs yok” diyor..

Ve bu kadına, Vehbi Koç Vakfı, ödül veriyor..

Neyin ödülü bu?

İmam hatiplere ayrımcılık yapmanın ödülü mü?

Başörtülüleri ikinci sınıf vatandaş görmenin ödülü mü?

“Çok iyi yaptınız. Başörtülülere su bile vermemek gerekir.. İmam hatiplilere bir ekmek bile vermemek gerekir. Ama biz bunu açıktan söyleyemiyoruz. Siz bunu yaptınız. Biz de size, bunun için ödül veriyoruz” demenin sonucu mu bu ödül?

Dünkü gazetelere baktım..

Hürriyet’i, Habertürk’ü bir yana..

Genel yayın yönetmeni casusluktan yargılandığı için yurtdışına kaçan Cumhuriyet gazetesine de bu ödülün reklamı verilmiş.

Hani diyorlar ya, “Ülkede tek adam sistemi var” diye..

Hani diyorlar ya, “Diktatörlüğe gidiyoruz” diye..

Cumhuriyet’i açın, baştan aşağıya Tayyip Erdoğan karşıtı yalan haberler..

“Karşıtı” ne demek?

Tamamen Tayyip Erdoğan’a iftira içerikli haberler..

Ve Türkiye’nin en çok iş yapan ticari kuruluşu, o gazeteyi reklamları ile sübvanse ediyor, hayatta kalmasını sağlıyor..

Hayat öpücüğü veriyor.

Her ticari kuruluşun, “Sende yayınlanacak reklam bana iş getirmez” dediği bir ortamda..

Hemen tüm reklam verenlerin, “Sana vereceğimiz reklam bize müşteri olarak değil, kötü sıfat olarak döner. ‘Casuslara yardım mı ediyorsunuz’ diye sorgulanmaya başlarız” dediği bir konjonktürde..

Koç, o gazeteye reklam vermekte beis görmüyor..

Kimsenin tercih etmediği bir militan yayın organına parasal destek veriyor..

Bakalım, nereye kadar gidecek bu destek?

Sırf Bank Asya’da hesabı olduğu için, “FETÖ’ye yardım etme” suçundan binlerce kişinin yargılandığı bir ülkede..

Bakalım, Cumhuriyet’e verilen bu ideolojik destek, soruşturmadan muafkalmaya devam mı edecek?

 

yeni akit

Google+ WhatsApp