Neler yapabiliriz?

Neler yapabiliriz?


Neler yapabiliriz?

 

İmam hatip öğrencileri arasında deizm ve ateizmin yaygınlaştığı yönündeki tartışmalar hâlâ devam ediyor. Olayı bazı kimseler sosyo-psikolojik eksende değerlendirip çözüm üzerine yoğunlaşırken bazı kişiler tepkisel bir yaklaşım sergileyip her şey yolundaymış gibi davranıyorlar. Gençlere yakınlığı ile bilinen biri olarak ifade etmeliyim ki, bu sorun sadece imam hatip neslini kapsamıyor, inanç ve değerler noktasındaki sorunlarımız toplumun her kesiminde karşımıza çıkıyor. Ancak olaya şu açıdan bakmaya da hakkımızın olduğunu düşünüyorum. İmam hatip neslinin bırakın böyle bir damga ile gündeme gelmeyi ahlak ve maneviyat noktasında topluma öncülük etmeleri gerekir. Bizim bu çocuklardan böyle bir beklentimizin olması son derece doğaldır… Ancak gelinen noktada görmekteyiz ki, artık imam hatip liseleri erdemli nesiller yetiştirme noktasındaki beklentilerimizi tam anlamıyla karşılayamıyor. İmam Hatip nesli iman, şuur, bilgi ve cihat ruhu ile kitleleri yönlendirecek bir donanıma sahip olamıyor. Fakat bizler yine de umudumuzu kaybetmiş değiliz…

Deizm ve ateizm tartışmalarını ortaya atan kesimler, olaya lokal bir açıdan bakmak yerine bütüncül bir yaklaşım sergilemeli ve çözüm noktasında destekleyici bir tutum içinde olmalıdırlar. Zira ahlak ve maneviyat noktasındaki yoksullaşma toplumun neredeyse tamamını kapsayan bir sorun haline gelmiş durumda…

Evlerinizin önünden akan kirli suların paçalarınıza bulaşmaması mümkün olabilir mi?  Eğer hanemizi, sokağımızı ve çevremizi bu mikroplu sulardan arındıramazsak çocuklarımızı deizm, ateizm, satanizm vb etkenlere karşı koruma imkânımız olmayacaktır. O nedenle sorunun temeline inip çözüme buradan başlamak zorundayız. Peki, bunun için neler yapabiliriz? İlk evvela evlerimizi İslami kaidelere göre yeniden düzenlemeli ve bilinçli nesillerin yetişebilmesi için ortam hazırlamalıyız. Asli değerlerimizi zedeleyen etkenleri tespit etmeli ve çocuklarımızı teknolojiyi bilinçli kullanma noktasında eğitmeliyiz. Biz teknolojinin düşmanı değiliz, teknolojinin hayatımızı her alanda kolaylaştırdığını biliyoruz ancak bu araçların kullanımı hususunda sorunlar yaşıyoruz.

Eğer çocuklarımızı suç unsuru gruplara, gayri İslami akımlara karşı korumak istiyorsak onların gelecekte elde edecekleri makam ve mevkiinin hesabını yapmaktan vazgeçip insani değerler noktasında ne kadar yol kat edebileceklerini dikkate almalıyız.

Eğitim sistemini yeniden ele almalı ve öğrencilere sadece kitabi bilgiler vermekle yetinmeyip bilginin bilince dönüşmesi için de çaba göstermek zorundayız.  Sorunu belli bir kesime yamayıp işin içinde çıkamayız. Sorunu bir bütün olarak ele alıp, bu konuda ailede, okulda, sosyal çevrede ve hayatın tüm safhalarında köklü bir değişime kapı aralamalı ve hayatın merkezine ahlak ve maneviyatı koymalıyız.

Genç bireyleri eleştiri yağmuruna tutarak kendimizden uzaklaştırmamalı, onlara şefkatle yaklaşıp yön göstermeliyiz. Sorunlarımızdan kaçmak ve savunma mekanizmaları üreterek kendimizi temize çıkarmak yerine hatalarımızla yüzlemeli ve ahlaki değerler noktasındaki zaaflarımızı tedavi etmeliyiz.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp