Ne istediler ne oldu? (1)

Ne istediler ne oldu? (1)


Ne istediler ne oldu? (1)

 

 

İslam farklı sosyal ve etnik gruplara mensup olmanın üstünlük vesilesi olarak görülmesini şiddetle reddeder. Zira üstünlük etnik aidiyet ile değil takva ile mümkündür (Hucurat, 13). Fakat insanlık tarihinde ırkçılık, bilinçsiz kitlelerin tutunduğu yanlı, mesnetsiz bir anlayış olarak hep devam etmiştir. Cehaletin esir aldığı birey ya da toplumlar ait oldukları etnik yapıyı yücelterek diğerleri üzerinde baskı kurmaya çalışmışlardır.

Son yirmi yıldır hızla yayılmaya çalışılan beyaz ırkçılık ise kapitalist Batı ve işbirlikçilerinin işgal ve katliamlarına ambalaj olarak yapıştırdıkları bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Başta ABD olmak üzere Batı toplumlarında beyaz ırkın üstünlüğünü savunan ve yabancı unsurların hayat haklarını kabul etmeyen bu faşist ideoloji tehlikeli bir virüs olarak yayılmaya devam ediyor. Son günlerde ABD Başkanı Trump ve destekçileri tarafından kışkırtılan beyaz ırkçı militanlar göçmenlere özellikle Müslümanlara saldırarak gözdağı vermeye çalışıyorlar. Yeni Zelanda’da yaşanan katliama ve caninin manifestosuna baktığınızda her fırsatta Müslümanlara çamur atmaya çalışan bu zihniyetin gerçek yüzünü görebilirsiniz.

 

Beyaz ırkçı teröristlerin nerede ya da nasıl karşımıza çıkacağını kestiremiyoruz. Hatırlayacağınız üzere 22 Temmuz 2011 tarihinde Norveç’te Anders Breivik adlı ırkçı terörist, göçmenlerin üzerine rasgele ateş edip 77 masum insanın ölümüne neden olmuştu. Breivik’in yazdığı manifesto zihindaşlarına ilham vermiş olacak ki, geçtiğimiz gün Yeni Zelanda’da Brenton Tarant adlı beyaz terörist namaz kılan Müslümanlara aynı yöntemle ateş ederek 50 Müslüman’ı şehit etti. Hatırlayacağınız üzere daha evvel de Kanada’da da bir camiye saldırı yapılmış ve altı kişi şehit olmuştu.

Elli Müslüman namaz esnasında otomatik silahla taranarak şehit edilirken beyaz ırkçı zihniyet katledilen Müslümanlara değil katilin zor geçen çocukluğuna odaklanıyor ve olayı yumuşatmaya çalışıyor. Oysa biz biliyoruz ki, bu zihniyetler İslam toplumlarında ürettikleri illegal terör örgütleri üzerinden İslam’ı ve Müslümanları şiddet yanlısı gösterebilmek için türlü türlü senaryolar yazıyorlar.

Peki, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ve binlerce masum insanı katleden bu beyaz ırkçı zihniyet değil mi? Çocukları yetim, kadınları dul bırakan ve masum halkın kaynaklarına konan bu beyaz ırkçı zihniyet değil mi? Ortadoğu’da şiddet ve işgaller yapan, istediğini istediği zaman katleden, iftiraya maruz bırakan, itibarsızlaştıran, akla hayale gelmeyecek vahşetlere imza atan bu beyaz ırkçı zihniyet değil mi? Hâl böyleyken ne acıdır ki, nerede bir karanlık eylem vuku bulsa, siyah sakallı Müslüman kisveli bir fotoğraf yapıştırılıyor, bu fotoğraf üzerinden İslam düşmanlığı yayılmaya çalışılıyor.

Beyaz ırkçı zihniyet Yeni Zelanda’da yaşanan katliamla Müslümanlara gözdağı vermeye çalıştı. Fakat kul ne isterse istesin Allah’ın dediği olur. Nitekim Yeni Zelandalı halk bu vahim olayın ardından İslam’a ve Müslümanlara yakınlık duymaya ve şehadet getirip Müslüman olmaya başladılar. Saldırı sonrası epey kişi Müslüman oldu. Yeni Zelanda Başbakanı şiddete maruz kalan Müslümanların yanında yer aldı ve barış mesajları verdi. Allah onların karanlık zihniyetini ve beklentilerini tersine çevirdi ve Batı insanı İslam’ı araştırmaya ve kendilerine lanse edilen düşüncelerin asılsız olduğunu kavramaya başladılar. Yani işler onların istediği gibi gitmedi!

 

milli gazete

Google+ WhatsApp