NATO’dan daha tehlikelisi içimizdeki NATO’cu hainler!

NATO’dan daha tehlikelisi içimizdeki NATO’cu hainler!


NATO’dan daha tehlikelisi içimizdeki NATO’cu hainler!

 

S-400’ü Rusya’dan almışız..

NATO’yu avucunun içinde oynatan ABD mırın kırın etmiş..

İçerdeki ABD’ciler, “ABD  bunun hesabını bize ağır ödetir” demişler..

ABD de, hemen kafayı çıkartmış..

“Yaptırım” demiş.

“Ambargo” demiş..

“Bir güne kadar..

Bilemediniz 2 güne kadar, bütün her şey ortaya çıkar” demişler..

Kendi içimizdeki hainler, “S-400’ü aldık ama, kutuda duruyor” demişler..

Radarların aktif olduğu ortaya çıkmış.

ABD’nin yaptırımları unutulmuş.

Türkiye’nin S-400’ü iade etmemesi halinde, iflas bayrağını çekeceğine dair öngörüleri tutmayan içimizdeki solcu hainlerin tezleri unutturulmuş..

Ama Erdoğan, YPG’nin terör örgütü olduğunu, dünyaya kabul ettirme mücadelesini unutmamış..

Her fırsatta, her gittiği ülkeye aynı tespiti yaptırmak için uğraş vermiş..

ABD’ye de hatırlatmış..

Rusya’ya da hatırlatmış..

Gittiği Avrupa ülkelerine de hatırlatmış..

“YPG terör örgütüdür. Kabul edeceksiniz” demiş..

Güneyimizdeki sınırın ötesinde, ABD’li askerler, PYD’lilerle kol kola iş kotarırken..

“Gireriz” demişiz..

İlk itiraz, içimizdeki hainlerden gelmiş..

“Bataklık orası. Girerseniz, çıkamazsınız” demişler..

Girmişiz..

NATO’da sözümona birlikte olduğumuz ABD, Türkiye Suriye’nin kuzeyine girince..

Birden taktik değiştirmiş..

NATO’nun kuruluş amacında Rusya tehdidine karşı duruş yazılı iken..

ABD birden bire..

Suriye’nin kuzeyinde, Rusya ile al takke ver külah ilişkilere girmiş.

Sormuşuz ABD’ye: “Hani NATO’da birlikte idik? Hani S-400’ü Rusya’dan aldık diye bizle kavga başlatıyordunuz? Sizin Rusya ile bu ilişkiniz ne?” dedik..

ABD’den önce, içimizdeki NATO’cu emekli generallerden cevap geldi:

“NATO köklü bir kuruluştur. ABD’nin uygulamalarından bağımsızdır. NATO’nun kuruluş amacındaki Rusya tehdidi bugün de devam etmektedir..”

Kirli oyunlar ile, Suriye’nin kuzeyine, ABD’nin çıkıp, Rusya’nın yerleştiği görüntüleri ortaya çıkınca..

Türkiye Rusya’ya da, “Hop dedik” itirazını yapmış..

Onunla da anlaşma yapılmış..

Suriye’nin kuzeyinde, 32 kilometrelik derinlikte, 440 kilometrelik genişlikteki bölgede, PYD’yi istemediğimiz Rusya’ya da kabul ettirilmiş..

İçimizdeki Erdoğan karşıtları, “ABD de, Rusya da, PYD’yi terör örgütü olarak henüz kabul etmediler ama.. Terör örgütüne de, ‘Biraz aşağılara doğru ikileyin bakalım’ dediler.. Nihai olmasa da, Türkiye için bu da başarıdır” diyeceklerine..

ABD’nin kurup, silahlandırıp, eğitip, büyüttüğü PYD’yi, 32 kilometre aşağılara iteklememizin hiçbir önemi yokmuş gibi, “Ne yaptık ki? Ne oldu ki? Ne değişti ki?” itirazları ile, Erdoğan düşmanlıklarını yine sahneye koydular..

Sanki daha önce PYD/PKK, NATO ülkeleri nezdinde terör örgütü olarak kabul ediliyormuş da..

Erdoğan gelince, NATO artık bu örgütleri terörist olmaktan çıkartmış gibi..

Erdoğan’ın her rest çekişinde..

NATO’su da.. ABD’si de..

Ter üstüne ter döktüğü halde..

“Bu işi nereye kadar devam ettireceğiz.. Her seferinde, gerçekleri yüzümüze yüzümüze vuruyor.. Çattık ya.. Türkiye’nin içindeki, Türkiye’ye hainlik edenler de olmasa.. Bu baskıya mümkün değil dayanamayız. Neyse ki, Türkiye’deki adamlarımız iyi çalışıyorlar. bizi rahatlatıyorlar” demişler..

Erdoğan bastırmış.

Onlar direnmişler..

Erdoğan iktidarına kadar..

NATO toplantısında, Türkiye’nin “Şu olayı, tek başımıza bile kalsak, itirazla karşılarız. Siz bizim şu şu taleplerimizi kabul etmiyorsunuz, çünkü” dediği vaki değil..

Ne demişlerse, onlardan önce el kaldırıp, kabul etmişiz.

Ne yapmak istemişlerse, “Biz hazırız” demişiz..

Şimdi her durumdan bir fırsat çıkartmaya çalışan Erdoğan..

Durduk yerde..

NATO’nun kuruluş amacına da..

Hayatiyet hedefine de..

Aykırı olacak şekilde..

“Siz nasıl ki, PKK-PYD’de bize ayak sürtüyorsanız.. Biz de size, istediğiniz bazı başka konularda ayak sürteriz” demiş..

Hiç olmadık bir konuda..

İtiraz edeceğinin sinyalini vermiş.

İçimizdeki hainler..

Birden havaya girmişler..

Yok yok..

“Helal Erdoğan. Böyle rest çekmelisin işte.. Seninleyiz” diye değil..

 “Erdoğan Baltık planını veto etti” diye, bir algı oluşturmuş.

Oysa..

Ortada Baltık planı diye ete kemiğe bürünmüş bir plan da yok..

Veto da yok.

Söylenilen..

“Siz PYD’de bizi yalnız bırakıyorsanız, biz de Baltık’ta sizin dediklerinize itiraz edebiliriz.”

Sonra..

NATO toplanmış.

Kararlar alınmış.

Kararlar açıklanmış.

Ama kararları değil de, şu liderin, bu liderin açıklamalarını gözetleyen içimizdeki hainler..

Hemen algıyı oluşturmaya başlamışlar..

“Erdoğan, hem vetosunu geri çekmek zorunda kaldı.. Hem de NATO’ya, PYD’nin terör örgütü olduğunu kabul ettiremedi!”

İşin doğrusunu öğrenmek için..

NATO’nun kararını açıyorum önüme, okuyorum.

İçinde ne “Baltık” var..

Ne de.. “PYD terör örgütü değildir” diye bir ifade..

Yuvarlak, soyut, ne şiş yansın, ne kebap türünden cümleler..

Evet; “Şu konuda, bu konuda mutabığız” deniliyor ama..

“Türkiye bir iki efelendi, dersini verdik, itirazını geri çekti” anlamına gelecek, bunu ima edecek bir madde yok..

Bunun yanı sıra..

“PYD’nin terör örgütü olarak kabul edildiği” bir madde de yok..

Ama..

Şu an için.. ABD’nin, İngiltere’nin, Fransa’nın, Almanya’nın.. Direkt terörle ilgili bir sorunu görünmüyor olmasına rağmen.. Sadece Türkiye’nin terörle ilgili aktüel bir gündemi olduğu halde.. Teröre karşı mücadele gerektiğine dair, NATO açıklamasında bir madde var..

Ama içimizdeki hainler bunu görür mü?

Görmezler.

Onlar, NATO “PYD terör örgütüdür” dediği gün bile..

“Erdoğan ne verdi de, bu kararı aldı” diyecek kadar haindirler..

Allah, içimizdeki hainlerin şerlerini, başlarına çalsın..

Amin..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp