Nasıl da ince ince kıvırıyor CHP’nin adayı!

Nasıl da ince ince kıvırıyor CHP’nin adayı!


Nasıl da ince ince kıvırıyor CHP’nin adayı!

 

 

“Halk adamı” denilen Muharrem İnce..

“Ahırda koyun çobanlığı da yapmış, öğretmenlik de yapmış” dediğimiz Muharrem ince..

Hakkari’de konuşuyor. Daha iki gün önce..

Sözleri bire bir şöyle:

“Politikacı Diyarbakır’a gelir, Hakkari’ye gelir 40 yıldır böyledir bu. Gelir burada güzel laflar eder. Kürtlerin hoşuna giden güzel güzel laflar eder, sonra geçer bir başka yere orayı unutur, bir anda bir bakarsın bambaşka bir adam olmuş. Ben size söz veriyorum. Burada yapacağım konuşmayı, Rize’de yapamazsam bu siyaseti yapmam ben. Ne Edirnelilere yalan söyleyeceğim ne size yalan söyleyeceğim. Biz doğruyu bulacağız.”

Muharrem beyin bu konuşması sürerken, ezan okunmaya başlıyor.. 

Kimsenin bir uyarıda bulunmasına fırsat bırakmadan, Muharrem İnce meydandaki vatandaşlara soruyor:

“Ezan okunuyor di mi?”

Ardından susuyor ve ezanın bitmesini bekliyor..

Muharrem İnce’nin ölümüne destekçisi laikçi Sözcü gazetesi de, bu anı okuyucuya şöyle aktarıyor: “Ezanın başlaması üzerine İnce konuşmasına ara verdi.”

Buraya bir nokta koyalım..

Tespitimizi yapalım..

Cumhurbaşkanlığı adaylığında ilk mitinglerinden Hakkari’de yaptığı konuşmada Muharrem İnce, “yanar döner olmayacağını, Türkiye’nin farklı illerinde, farklı hassasiyetlere bağlı olarak farklı konuşmalar yapmayacağı”nı söylemiş oldu..

Biz de aldık, kabul ettik..

“Doğru dedin Muharrem, başımız üstünde yerin var” dedik..

BU; MUHARREM İNCE’NİN HAKKARİ VERSİYONU İDİ!

Hakkarili(!) politikacı Muharrem, vatandaşın hatırlatmasına bile fırsat bırakmadan, ezan ile birlikte, konuşmasını kesiyor..

Aradan sadece bir gün geçmiştir..

Muharrem İnce Antalya’da, halkın da katıldığı açık hava toplantısında, Uğur Dündar’ın sorularını cevaplandırıyor. Program, Halk TV’den de canlı olarak veriliyor..

Bir ara, Uğur Dündar, uzaklardan gelen ezan sesini farkediyor, “Ezan da okunuyor” diyor..

“Hay Allah ne yapsak şimdi” şaşkınlığı ile..

Biraz duraklıyor..

Sonra “Kalkıp namaza gidecek halimiz yok” diye düşünmüş olmalı ki..

 “Hem burası Antalya.. Bizi dinlemeye gelenlerin içinde de, namaza giden pek yoktur.. Biz konuşmamıza devam edelim” sonucuna varıp, “Allah kabul etsin”diyerek, sözü Muharrem İnce’ye bırakıyor..

Hakkari’de ezanı duyunca, kendiliğinden susan ve ezanın bitmesini bekleyen Muharrem İnce’nin ne yapmasını beklersiniz?

“Dindar insanların yoğun olduğu Hakkari’de ezanı dinleyen İnce, laikçilerin yoğun olduğu Antalya’da da ezanı dinler” mi diyorsunuz?

Avucunuzu yalarsınız..

Namazı kılmadan, “Allah kabul etsin” diyen Uğur Dündar’dan aldığı destek ile, bakın neler söylüyor Muharrem İnce:

“Ezan okunurken konuşulmaz diye bir şey olmaz. Bir şarkı söylemiyoruz, eğlenmiyoruz. Ezan hem namaza çağrıdır, hem bağımsızlığımızın sembolüdür. Bağımsızlığımızın iki sembolü vardır: bayrak ve ezan. Ezan, hem bağımsızlığımızın sembolüdür hem de bir iddiadır. ‘Biz bu toprakların sahibiyiz, Müslümanız, buradayız’ demektir. O yüzden konuşmakta hiçbir sakınca yok.”

“Ezan hem namaza çağrıdır” diyor da..

Namaza gitmek için hiçbir gayret yok..

Gayreti boşverin.. Bir niyet de yok..

“Biz toplantımızı sürdürelim, dağılmak toplanmak uzun iş. Daha vakit de var, toplantı sonrasında namazımızı kılarız” açıklaması da yok..

“Nasıl olsa burası Antalya.. Burda namaz kılmak değil.. Burda ezanı dinlemek değil.. Dinlememek oy getirir” diye düşünmüş olmalı ki..

Konuşmasına devam ediyor..

BU DA, MUHARREM İNCE’NİN ANTALYA VERSİYONU!

Bir gün sonra.. Yani dün..

Aynı Muharrem İnce, Denizli Bozkurt’ta vatandaşlara hitap ediyor..

Mitingde konuşur iken, ezan okunuyor..

Hakkari’de ezanın bitmesini bekleyip dinleyen, Antalya’da Uğur Dündar’dan aldığı destek, vatandaşların da onayı ile ezan okunur iken konuşmaya devam eden Muharrem İnce..

Bu sefer ezanı duymazlıktan gelip, konuşmayı sürdürmek isterken..

Vatandaşların biraz da tepkili “Ezanın bitmesini bekleyin” itirazı ile karşılaşıyor..

Yüz hatları gerginleşiyor.

Sinirleniyor..

Belli etmemeye çalışarak, “Peki bekleriz” diyor..

BU DA MUHARREM İNCE’NİN DENİZLİ VERSİYONU!

Şimdi buyrun..

“Hakkari’de farklı, Rize’de farklı, Edirne’de farklı konuşmam” diyen Muharrem İnce’nin sözlerine inanın..

Nasıl inanabilirsiniz ki?

“Ezan okunurken vatandaşlara hitap etmeye devam edip-etmeme” konusunda üç günde, üç ilde, üç ayrı tavır sergileyen Muharrem İnce’nin, bu inceden inceye kıvırmalarını izleyen vatandaşlar, bu cumhurbaşkanı adayına nasıl inanacak? Nasıl güvenecek?

“Ezanı dinleme” gibi, hiçbir tartışmaya gerek olmaksızın, bir dakikalığına konuşmaya ara vererek sorun çıkartmayacak bir icraatı bile başaramayanMuharrem İnce, acaba yarın devletin, milletin devasa sorunları ile karşılaştığında ne yapacak?

Böyle yanar döner tavırlar mı geliştirecek..

Bir gün öyle.. Bir gün böyle..

Ertesi günü kızıp, “Tamam ya, siz nasıl istiyorsanız, öyle olsun” mu diyecek?

Gel bakalım buraya Muharrem..

Gel ve söyle..

Ne yapacaksın, nasıl yapacaksın?

 

yeni akit

Google+ WhatsApp