Myanmar ordusu yönetime el koydu, ülkeyi 1 yıl yöneteceğini duyurdu

Myanmar ordusu yönetime el koydu, ülkeyi 1 yıl yöneteceğini duyurdu

Seçim sonuçlarının ardından tansiyonun yükseldiği Myanmar’da, Devlet Başkanı Win Myint ile Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii’nin gözaltına alındığı bildirildi.

İktidardaki Ulusal Demokrasi Birliği (NLD) Partisi Sözcüsü Myo Nyunt, Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Suu Çii ile partinin diğer yöneticilerinin gözaltına alındığını açıkladı.

Nyunt, daha sonra Reuters’a telefonla yaptığı açıklamada, Suu Çii, Win Myint ve partinin diğer yöneticilerinin sabahın erken saatlerinde “alındığını” belirtti.

Myanmar ordusu ülke yönetimine el koydu

Myo Nyunt, açıklamasında, “Halkımızdan düşünmeden karşılık vermemesini ve yasalara uygun şekilde hareket etmesini istiyorum.” ifadesini kullandı.

Sözcü Myo Nyunt, kendisinin de gözaltına alınmayı beklediğini ifade etti.

Ülkede, 8 Kasım seçimlerinin sonuçlarıyla ilgili tartışmaların sürdüğü sırada, Genelkurmay Başkanı’nın 27 Ocak’ta kanunların düzgün şekilde uygulanmaması halinde Anayasa’nın feshedilebileceğini açıklaması ve ardından Suu Çii’nin gözaltına alınması, “Myanmar’da ordunun darbe yaptığı” şeklinde yorumlara neden oldu.

Myanmar ordusu ülke yönetimine el koydu

BBC’nin haberine göre, başkent Nepido ve Yangon kentinde askerler sokaklar indi, Nepido’da telefon ve internet hatları kesildi.

Ayrıca 14 bölgedeki bölge bakanlarının aileleri, bakanların askerler tarafından evlerinden “alındığını” ifade etti.

Myanmar parlamentosunun bugün açılması bekleniyor

Başkent Nepido’daki Myanmar parlamentosunun “seçimde hile” tartışmalarının gölgesinde bugün açılması bekleniyordu.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, 29 Ocak’ta yaptığı yazılı açıklamada, Genel Sekreter Antonio Guterres’in Myanmar’daki “son gelişmeleri büyük endişeyle takip ettiğini” belirterek tüm tarafları “provokasyonun her türlüsünden kaçınmaya, 8 Kasım genel seçim sonuçlarına saygı duymaya ve demokratik normlara bağlı kalmaya” çağırmıştı.

Myanmar ordusu ülke yönetimine el koydu

Genelkurmay Başkanı: Anayasayı feshedilebilir

Myanmar’da Seçim Komisyonu, 29 Ocak’ta iktidardaki Aung San Suu Çii’nin partisinin zaferiyle sonuçlanan seçimde ordunun sonuçların belirlenmesinde hile yapıldığı iddialarını yalanlamıştı.

Myanmar Genelkurmay Başkanı Hlaing, 27 Ocak’ta kanunların düzgün şekilde uygulanmaması halinde Anayasa’nın feshedilebileceğini söylemişti. Ancak Myanmar ordusundan (Tatmadaw) 30 Ocak’ta yapılan açıklamada, Hlaing’in “Anayasa’nın feshedilebileceğine” dair açıklamalarının “darbe” tehdidi olmadığı savunulmuştu.

Ordunun desteklediği ana muhalefetteki Birlik İçin Dayanışma ve Kalkınma Partisi (USDP), 26 Kasım 2020’de, Myanmar’da 8 Kasım 2020’de düzenlenen ve iktidardaki Demokrasi İçin Ulusal Birlik Partisinin (NLD) kazandığı seçimde “oyların yeniden sayılması” çağrısında bulunmuştu.

Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Ang San Suu Çii’nin liderliğindeki NLD, seçimde 642 sandalyeli ulusal meclisteki 346 sandalyeyi kazanarak hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşmıştı.

Ordunun desteklediği ana muhalefetteki USDP, 25 sandalye ile ikinci sırada yer alırken Şan eyaletindeki etnik grupları temsil eden Demokrasi İçin Şan Milletleri Partisi (SNLD), 15 sandalyeyle üçüncü olmuştu.

Myanmar’da ordunun 2008’de hazırladığı Anayasa, iktidar partisinin Meclisin kontrolünü sağlamasına engel oluyor. Ordu, Anayasa’nın değiştirilmesini önleyebilmek için Meclis üyelerinin yüzde 25’ini seçim olmadan atıyor, bazı kilit bakanlıklar da askerlerin elinde bulunduğundan hükümet üzerinde doğrudan kontrol uyguluyor.

İki meclisli parlamenter sistemle yönetilen Myanmar’ın Senatosu 224, Temsilciler Meclisi 440 üyeden oluşuyor.

Ordu tarafından 56 senatör ve 110 milletvekilinin atandığı ülkede her iki meclisten toplam 322 sandalye elde eden parti, hükümet kuracak çoğunluğu sağlıyor.

İngiltere’nin Asya’dan Sorumlu Devlet Bakanı Nigel Adams, Myanmar’daki seçimlerde azınlıkların bulunduğu bölgelerde seçime katılımın engellendiğini, Myanmarlı yetkililerin ilk fırsatta buralarda “özgür ve adil seçimleri” yapması gerektiğini ifade etmişti.

Avrupa Birliği (AB) de Myanmar hükümetine çağrı yaparak ülkedeki demokratik sürece Arakanlı Müslümanların da olduğu tüm etnik, dini ve azınlıkların dahil edilmesini istemişti.

Ülkede 8 Kasım 2020 seçimlerinde 5 milyonu ilk kez olmak üzere 37 milyon seçmen oy kullanmış, yaklaşık 7 bin aday, toplam 1171 ulusal ve yerel meclislerdeki sandalyeler için yarışmıştı.

Dünyadan tepkiler

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Myanmar’da ordunun yönetime el koymasını ve sivil hükümet yetkililerini tutuklamasını güçlü bir şekilde kınadı. Guterres, sözcüsü Stephane Dujarric aracılığıyla yaptığı açıklamada, Myanmar’da ordunun tüm yasama, yürütme ve yargı yetkilerine el koymasından derin endişe duyduğunu belitti.

Bu gelişmelerin Myanmar’daki demokratik reformlara ciddi bir darbe vurduğunu ifade eden Guterres, Devlet Başkanı Win Myint ile Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii‘nin ordu tarafından gözaltına alınmasını güçlü bir şekilde kınadı. Myanmar ordusuna 8 Kasım 2020’de yapılan seçimin sonuçlarına ve demokratik normlara saygı duyması çağrısı yapan Guterres, görüş ayrılıklarının barışçıl yollarla, şiddetten kaçınılarak, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı çerçevesinde çözülmesi gerektiğini vurguladı.

ABD

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, ABD’nin Myanmar’daki darbe sürecinden endişe duyduğunu ve Myanmar’ın demokratik kurumlarını güçlü bir şekilde desteklemeye devam ettiğini açıkladı. Seçim sonuçlarının ardından tansiyonun yükseldiği Myanmar’da, Devlet Başkanı Win Myint ile Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii’nin ordu tarafından gözaltına alınmasına ABD’den tepki geldi.

Konuyla ilgili açıklama yapan Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, “ABD, Myanmar ordusunun, Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii ile diğer sivil yetkilileri gözaltına alması dahil ülkedeki demokratik geçiş sürecinin altını oymak üzere attığı adımlardan endişe duyuyor.” ifadelerine yer verdi.

ABD Başkanı Joe Biden’ın Myanmar’daki darbeye ilişkin Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’dan bilgi aldığını belirten Psaki, “Myanmar’ın demokratik kurumlarına desteğimizi sürdürüyor, bölgesel ortaklarımızla koordinasyon içerisinde orduya ve diğer tüm taraflara demokratik normlara ve hukuk devleti esaslarına uymaları ve gözaltına alınanların bugün serbest bırakılması çağırısında bulunuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin Myanmar’daki seçim sonuçlarını değiştirmeye veya ülkenin demokratik geçiş sürecini engellemeye yönelik tüm girişimlere karşı olduğunu kaydeden Psaki, “Bu adımlar geri atılmazsa ABD, sorumlulara karşı adım atacak.” uyarısında bulundu. Psaki, ABD’nin Myanmar halkının yanından olduğunu da yineledi.

Avustralya

Avustralya Dışişleri Bakanı Marise Payne, Devlet Başkanı Win Myint ile Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii’nin gözaltına alınmasından endişe duyduklarını söyledi.

Payne, Bakanlığın resmi sayfasından yaptığı yazılı açıklamada, Myanmar ordusunun bir kez daha Myanmar’ın kontrolünü ele geçirmeye çalıştığını belirterek gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını istedi.

Devlet Başkanı Win Myint ile Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii’nin gözaltına alınmasından ‘‘derin endişe’’ duyduklarını vurgulayan Payne, ‘‘Orduyu hukukun üstünlüğüne saygı göstermeye, uyuşmazlıkları yasal mekanizmalarla çözmeye, tüm sivil liderleri ve yasa dışı bir şekilde gözaltına alınan diğerlerini derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz.’’ ifadelerini kullandı.

Japonya

Japonya, Kabine Baş Sekreteri Kato Katsunobu, düzenlediği basın toplantısında, Myanmar’da ülke yöneticilerinin gözaltına alınmasına tepki göstererek “demokrasi” çağrısı yaptı. Kato, “Japonya, sorunun demokrasi çerçevesinde ve diyalog yoluyla barışçıl şekilde ilgili taraflarca çözülmesinin önemli olduğuna inanıyor.” dedi.

Kato, Myanmar’daki Japon vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması için hükümetin her türlü çabayı sarf edeceğini belirtti.

İktibas Dergisi

Google+ WhatsApp