Müslümanların virüsle imtihanı - 2

Müslümanların virüsle imtihanı - 2


Coğrafyamızda kesintisiz devam eden katliam görüntüleri o kadar sıradanlaştı ki, artık ne kıyılara vuran çocuk cesetleri ne her dakika bombalanan şehirler, ne de katledilen masumlar yüreklerimizi harekete geçirebiliyor. Kesintisiz devam eden katliam ve şiddet haberlerini sıradan bir vaka olarak algılıyor ve duyarlılığımızı bütünüyle kaybediyoruz. Düşünün zerre kadar bir virüs ortaya çıktı, siyasiler, toplumda söz sahibi olabilecek şahsiyetler, kendilerini hacı hoca olarak addeden zevatlar, her fırsatta İslami bilinçten bahseden kişiler az ötede devam eden katliamları gündemlerinden çıkarıverdiler.

 

Ne yazık ki günümüzde birey ya da toplumların düşünce ve davranışlarını tamamıyla küresel medya şekillendiriyor. İnsanlarımız rol model olarak gördükleri medyanın ağladığına ağlıyor, güldüğüne gülüyor, ilgisiz kaldığına ilgisiz kalıyor. İnsanları adeta cansız birer robota dönüştüren bu araçlar bize sadece küresel güçlerin çarpık zihniyetini aktarmıyor aynı zamanda algılarımızı duyarsızlaştırıyor ve yön gösteriyor.

 

Çin’den yayılan bir virüs hayatımızı birkaç dakikada nasıl değiştiriverdi değil mi? Yaşamla bağlarının kopacağı endişesi ile marketlere koşan insanlarımız rafları neredeyse boşalttılar. Kolonya tarihinde ilk defa bu kadar rağbet gördü, temizlik ürünleri yok satıyor. İnsanlar olur da dışarı çıkamayız endişesi ile dolaplarını hınca hınç dolduruyor ve kendilerini koruyabilmek için mevcut bütün imkânları kullanıyorlar. Savaşın acı yüzü ile karşılaşan mülteciler hakkında atıp tutanlar bir virüsün saçtığı korku ile sağa sola savrulmaya başladılar.

 

Ahirete iman İslam’ın şartlarından biridir. Ancak ne yazık ki, ahirete iman ettiklerini iddia eden günümüz Müslümanları, ya sorgu sual, hesap, cehennem gibi kavramları doğru şekilde anlayamadılar ya da bu kavramlara olan imanları kalplerine inmedi, burada kök salıp hayatlarına etki edemedi. Zira biliyoruz ki, kötü ve kötüler için hazırlanan cehennem öldürücü virüslerden, hastalıklardan, yoksulluk ve yoksunluktan çok daha ağır azapların olduğu bir yer. Cehennem dünya üzerinde yaşanan en ağır ızdıraplardan daha korkutucu bir gerçek! Fakat insanlar bir virüsün etkisine inandıkları kadar iman etmediler ahiret, sorgu sual ve hesap kavramlarına…

 

Siyasi, sosyal ve ekonomik hayatı bütünüyle etki altına alan virüsün dijital bir saldırı olduğu üzerinde mutabık kalanlar da var. Stratejijst Abdullah Çiftçi 2016’da bu konuda yaptığı açıklamasında, dünyanın blockhain tabanlı dijital bir topluma geçme evresinde olduğunu ve geçişin virüs salgınları ile gerçekleştirileceğini söylemişti. O dönem pek dikkat çekmeyen bu açıklamalar, bugün yaşananlarla ilişkilendirilerek yeniden değerlendiriliyor. Zira Çiftçi, söz konusu açıklamasında, yakın tarihte biyolojik bir virütik salgınının olacağını belirtmiş ve bunun küresel dünya için sosyal deney olacağını vurgulamıştı. Çiftçi, bu süreci değerlendirirken sanayi devriminin test edilip değişime tabi tutulacağını belirtmişti. Oluşturulan virüs algısı ile birlikte nakit para kullanımının ortadan kalkacağını ve dijital para dönemine geçileceğini, robotların etkin olarak hayatımıza gireceğini ve eğitimin online olacağını ifade etmiş, bu projenin arka planının da hazırlandığına dikkat çekmişti. Bütün dünyanın odaklandığı koronavirüsün etkilerine bakıldığında bu yaklaşımın yabana atılacak bir yaklaşım olmadığını görmekteyiz. Zira virüs salgınının ardından virüsün paradan çok kolay geçebileceğine dair bir algı oluşturuldu, robotlar aktive edildi ve birçok ülkede okullar online sisteme geçiş yaptı. Peki, eğer bahsedildiği gibi yaşanan vahim olaylar, dijital bir topluma geçişin adımları ise ne olacak? Robotların insanın yerine geçmesi ve fertlerin sosyal hayattan uzaklaşarak yaşam alanlarını daraltmaları hangi neticeleri doğuracak? Her şeyden önce bu yaklaşım insanı çalışma, çaba sarf etme, kazanma kaybetme, sosyal alanda kendine bir yer edinme gibi temel gereksinimlerinden mahrum bırakacaktır. Ve insan zamanla ruhsal derinliğini, duygusal hassasiyetini tamamıyla kaybederek dijital araçların, robotların bir versiyonu haline gelecektir. Sanırım yapılmak istenen de zaten bu.

Google+ WhatsApp