Müslüman gencin lider algısı

Müslüman gencin lider algısı


Müslüman gencin lider algısı

 

 

Geçen hafta bir grup genç okuyucumla sohbet etme fırsatı buldum. Genç arkadaşlar konuyu döndürüp dolaştırıp liderde bulunması gereken özelliklere getirdiler. Genç bireylerin yaşamlarının en verimli çağında böyle bir konuya ilgi duymaları takdire şayan bir durumdu. Ancak konuşma ilerledikçe ümitlerimizi bağladığımız çocuklarımızın olayları doğru kavramak yerine popüler söylemlere teslim olduklarını ve hayata katabilecek hiçbir değer üretme niyetinde olmadıklarını gördüm. Bütün servetini kaybetmiş bir adam gibi başımı önüme eğdim ve onları dinlemeye devam ettim. Çocuklar eğitimlerini tamamlamak, büyük işler peşinde koşmak ve lider olmak istiyorlardı… Ancak tasavvurlarındaki lider prototipi beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Gençlerimize göre lider endamlı, yakışıklı ve muhataplarını susturabilecek özelliklere sahip olmalıydı. Bütün bunlar tek başına yeterli midir diye sorduğumda ise bilgi ve birikimlerini yeniden değerlendirip ilaveler yapmak yerine ezberledikleri söylemleri ısrarla tekrar etmeye başladılar.

Küresel Batı, Ortadoğu’nun ezilen halklarına sığ ve mesnetsiz bir lider prototipi empoze ediyor. Müslüman evlatlarına sen reyini kullanırken genç, yakışıklı, göze hitap edebilen ve ağzı laf yapan kişileri tercih etmelisin ancak bu vasıflara sahip kişiler sizi yönetebilir diyorlar.  Bu zihniyete göre bir kişi ne kadar donanımlı ne kadar akıllı ve ne kadar deha olursa olsun endamlı değilse başarılı bir lider olamaz. Ne acıdır ki, hayatlarının en verimli çağını okullarda geçiren gençlerimiz bu sığ düşünceyi sorgulamak yerine teslimiyet gösteriyor hatta savunmaya başlıyorlar. Genç bireyler onların kalıplarına sıkışmış ve bu kalıpların dışına çıkmaktan kaçınıyorlar.

Resulullahın izini takip eden dava adamları imanlı ve gönülleri fethedebilecek özelliklere sahip yöneticileri öncelemişlerdir. Buna göre liderin endamının, ağzının laf yapabilmesinin pek de önemi yok. İslam toplumlarında lider imanlı, adil, takva sahibi, paylaşımcı, zeki, bilgi ve bilinçli, cihat ruhu taşıyan, siyasi birikime sahip olan, düşmanını iyi tanıyan, sorunlara kalıcı ve pratik çözüm getirebilen etkin ve şuurlu kişilerden seçilmelidir. Medine’de bütün halkları adalet ekseninde bir araya getiren ve onlara güven veren Resulullah ve onun takipçileri yöneticilik görevleri süresince bu ilkelere tutunmuş ve adaletten ödün vermemişlerdir.

Yusuf Has Hacip Kutadgu Bilig adlı çalışmasında liderin özelliklerini şöyle katagorize eder:

Bey akıllı ve bilgili olmalıdır.

Bey İyi huylu erdemli olmalıdır.

Bey takva sahibi olmalıdır.

Bey anlayışlı ve tevazu sahibi olmalıdır.

Bey tok gözlü olmalıdır.

Bey cömert olmalıdır.

Bey haya sahibi olmalıdır.

Bey dürüst olmalıdır.

Bey doğru sözlü olmalıdır.

Bey cesur olmalıdır.

Bey sağ elinde kılıç sallarken sol eliyle sadaka vermelidir.

Genç bireylere Türk edebiyatının ilk siyasetnamesi olarak görülen bu eserden ve burada geçen lider özelliklerinden bahsettim ancak onlar olayları muhakeme etmeye dahi gerek duymuyor ve medya üzerinden kendilerine aktarılan lider prototipinde ısrar ediyorlardı. Eve gittiğimde kaybettiğimiz bu çocukları nasıl kazanabileceğimizi düşündüm ve derin bir “ah” çektim.

 

MİLLİ GAZETE

Google+ WhatsApp