Musibetler Allah’tan izinlidirler/2

Musibetler Allah’tan izinlidirler/2


İnsanlık tarihinin bir bölümünü de musibetler oluşturur. Tarihte meydana gelen birçok taun salgınından söz edilir. Bunlardan biri Allah Rasûlü Hz. Muhammed (sav) yaşadığı dönemde, 627 yılında meydana gelmiştir. Şireveyh adı verilen bu taun Sasanilerin başkenti Medain’de görülmüştür.

Hz. Ömer (ra) döneminde, 639 yılında meydana gelen Amvas veba salgını Suriye bölgesindeki Müslümanların faaliyetlerini ciddi anlamda etkilemiştir. 20 binden fazla insanın öldüğü bu taun sırasında Ebu Ubeyde b. Cerrah, Muaz b. Cebel gibi ashabın ileri gelenlerinden vefat edenler de olmuştur. Aynı yıl etkili bir kıtlık da yaşandı.

670 yılında Kufe’de bir taun vakasıyla karşılaşıldı. Muğire b. Şu’be bu taundan etkilenmemek için Kufe’den ayrıldı. Salgının etkisi geçtikten sonra döndüyse de hastalık kendisine bulaştı ve bundan dolayı vefat etti.

685 yılında Mısır’da ortaya çıkan taun da çok sayıda insanın ölümüne sebep olmuştur. Bundan iki yıl sonra, Abdullah b. Zübeyr’in hilafeti döneminde 687 yılında Basra’da oldukça etkili bir taun daha ortaya çıktı. Birçok insanın ölümüne sebep olduğu için sel sularının önüne geleni sürüklemesine benzetilerek Carif Taunu diye anılır. Bu taundan üç günde 70 biner kişinin öldüğü söylenir. Yine bu taunda Enes b. Malik’in Basra’da ikamet eden çocuklarından ve torunlarından 80 kişinin hayatını kaybettiği anlatılır. Sayılarda biraz abartı olsa da anlatılanlar taunun çok etkili olduğunu göstermektedir.

698 yılında Şam bölgesinde ortaya çıkan taunun da tesiri kuvvetli olmuş, neredeyse bütün ahalinin ölüp gitmesine yol açmıştı. 706 yılında ortaya çıkan Feteyat taunu Basra, Vasıt ve Şam’da etkili oldu. Feteyat denmesinin sebebi, ilk önce genç kızlarda ve kadınlarda görülmesiydi.

725 ve 733 yılında Şam’da şiddetli taun salgınları yaşandı. 734 yılında ise Şam ve Irak bölgelerinde, özellikle Irak’ın Vasıt şehrinde etkili olan bir taun görüldü. 735 yılında tabiin müfessirlerinden Katâde b. Diâme el-Vâsıtî taun sebebiyle Vasıt’ta öldü. Etkisi azalsa da bu taunun birkaç yıl sürdüğü anlaşılmaktadır.

Emevi halifesi III. Yezid b. Velid’in 744 yılında -başka sebeplerin yanında- kendisine isabet eden taun sebebiyle vefat ettiği söylenir. Yine bu dönemde Harici liderlerinden Said b. Behdel’in taundan hayatını kaybettiği, bunun üzerine onun yerine Haricilerin başına son Emevi Halifesi II. Mervan döneminde isyan ederek yönetimi epey meşgul eden Dahhak b. Kays eş-Şeybani’nin geçtiği anlatılır. III. Yezid ile Said’in ayrı zamanlarda ve yerlerde öldüklerinden hareketle bu taunun geniş bir bölgede etkili olduğu anlaşılmaktadır.

749 yılında Basra ve çevresinde etkili olan bir taun salgınının üç ay sürdüğü ve bu sürede her gün yaklaşık bin kişinin hayatını kaybettiği anlatılır. 911 yılında Faris bölgesinde meydana gelen taunda ise 7 bin kişi vefat etmiştir.

977 yılında Bağdat’ta birçok doğal afetin meydana geldiği anlatılır. Yangın, depremler, Dicle Nehri’nin taşması gibi felaketlerin yanında taun da zikredilir. 1085 yılında Irak, Hicaz ve Şam bölgelerinde salgın hastalıkların ve taunun arttığı nakledilir. İnsanların yanı sıra evcil ve vahşi hayvanlar arasında ciddi ölümler meydana gelmiştir. Bundan başka 1258 yılında Bağdat’ta etkili olan taun ve salgın hastalıklar sebebiyle birçok kişinin vefat ettiğini biliyoruz.

1341 yılında meydana gelen taunda dönemin ünlü âlimlerinden Ebü’l-Haccac el-Mizzî Dımaşk’ta vefat etmiş, cenazesi İbn Teymiyye’nin mezarının yakınına defnedilmiştir. 1348 yılında geniş bir bölgede etkili olan taun sebebiyle Şam’da bir günde 300’den fazla kişinin vefat ettiği anlatılır. Bu dönemde meydan gelen kum fırtınası sebebiyle karanlığın çöktüğü ve bunun yarım saatten fazla sürdüğü, insanların bunun taunun sona ermesine vesile olmasını temenni ettikleri, ancak durumun daha da kötüleştiği anlatılır. Salgın sırasında şehrin hatibi Tacüddin Abdurrahim b. Celalüddin Muhammed el-Kazvini vefat etti. 1349 yılında salgının etkisi azaldı. 1363 yılında Mısır’da görülen taunda günde bin kadar kişinin öldüğü kaydedilir. Bunlar arasında âlimler de vardır.

Hz. Ömer, Amvas vebasının etkili olduğu Şam bölgesine girdiğinde bu kurala uygun davranarak vebanın olduğu ordugâha girmedi. Daha sonra Dımaşk şehrindeki salgını etkisiz hale getirmek için Hz. Ömer’in vali olarak görevlendirdiği Amr b. el-As, insanları gruplara ayırarak çevredeki dağlara yerleştirdi ve birbirleriyle temas kurmamalarını istedi. Böylece hastalığın bulaştığı grupta bulunanların hepsi öldü, diğerleri ise kurtuldu. Bir süre sonra şehre girip yerleşmelerine izin verdi. (İbn Kesîr, Ebü’l-Fidâ İsmail b. Ömer b. Kesir ed-Dımeşkî (ö. 774/1373), el-Bidâye ve’n-Nihâye, I-XV, Dâru’l-Fikr, 1407/1986; Eṭ-Ṭaberî, Ebû Ca’fer Muḥammed b. Cerîr b. Yezîd el-Âmilî (ö. 310/923), Târîḫu’r-Rusul ve’l-Mulûk, ve Ṡılatu Târîḫ eṭ-Ṭaberî, I-XI, Dâru’t-Turâŝ, Beyrut 1387/1967.) 

Google+ WhatsApp