Mülteci çocukların akıbeti ne olacak?

Mülteci çocukların akıbeti ne olacak?


İnsan olduğunu iddia eden her kişinin yüreğinde çocuklara tahsis edilmiş bir alan mutlaka vardır. Tanımadığı, bilmediği, güvenmediği kişilere mesafe alan yüreklerimiz çocukların ayak seslerini işittiğinde kapılarını sonuna kadar açıverir ve onları sevgisi ile ısıtır. Zira çocukların masumiyetinden hiç birimizin kuşkusu yoktur. Konuştukları dil, taşıdıkları renk, doğup büyüdükleri coğrafya ne olursa olsun çocuklar hepimizin sevgi ve koruması altındadır. Fakat ne yazık ki, geçmişte olduğu gibi bugün de bütün dünyada çocuklar, zulmün birinci derecede hedefinde yer alıyor.

Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz aylarda mülteci çocuklar yüreklerimizi sızlatan bir olaya maruz kalmış ve bilinmez bir yolculuğa doğru çıkmışlardı. AB Komisyonu Yunanistan’da büyük çoğunluğu refakatsiz olan 1600 mülteci çocuğun üye ülkelere dağıtılması için karar almıştı. AB’nin bu kararının ardından Belçika, Bulgaristan, Fransa, Hırvatistan, Finlandiya, Almanya, İrlanda, Portekiz, Lüksemburg ve İsviçre çocukları alabileceklerini ifade ettiler. Almanya 1500 çocuğu kabul edebileceğini açıklayınca hayatta tutunacak hiç dalları olmayan Suriyeli, Afganistanlı, Eritreli, Afganistanlı 47 çocuk Almanya’ya götürüldü. Şu günlerde bütün dünya dikkatini koronavirüse çevirmiş durumda, hemen her dakika virüs nedeniyle hayatlarını kaybedenlerin istatistikî bilgileri veriliyor. Bulunduğu konum, sahip olduğu variyet ne olursa olsun bütün insanlar bir virüsün tehdidi altında yaşıyor. Peki, bu hengameli süreçte Avrupa’ya götürülen o çocukların akıbeti ne oldu acaba? Hangi ellerde, kimin himayesinde kaldı çocuklar? Değersiz bir eşya gibi savrulan yavrularımız istenmeyen bir durumla karşılaştıklarında ne olacak? Bu çileli yolculuklarında onları kim takip edecek? Bütün bu sorular zihnimde dönüp dolaşıp duruyor ve makul bir cevap bulamıyorum… Allah’ım sen mazlumları yalnız bırakmazsın, çocuklarımızı şefkatinle kuşat ve koru!

Her çocuk sevgiyi hak eder, her çocuk değerli olduğunu bilmek ister, her çocuk oyunların engin dünyasına açılmak ve hayatı burada tanımak ister. Fakat mülteci çocuklar bırakın sevgi ile buluşmayı en temel gereksinimlerine dahi ulaşamıyor, omuzlarına bindirilen ağır yükü tek başına taşımaya zorlanıyorlar. Bilmedikleri diyarlarda tarifsiz ızdıraplar yaşayan o çocuklar dışlanıyor, horlanıyor ve yaşamlarının en kritik döneminde ağır travmalara maruz kalıyorlar.

Aradan iki ay geçti ve 47 çocuğun yüreğimde açtığı yara her dakika kanıyor. Dünyanın salgın bir hastalığa maruz kalması çocukların durumunu gölgede bırakamaz ki? Şimdi nerede ve hangi durumda bu çocuklar? Bir anne olarak düşünüyorum, açlar mı, yalnızlar mı, uyuyabiliyorlar mı, gönüllerini teskin edecek şefkatli bir bakıcıya sahipler mi? Ne yapsam bu soruları atamıyorum zihnimden ve hiç karşılaşmadığım bu çocukların hüznünü bütün benliğimle hissediyorum.

Düşünüyorum, atıl bir eşya gibi alınıp Avrupa’ya götürülen bu çocuklar, suç örgütleri, pornografik amaçlar, organ mafyası gibi karanlık ağlara takıldıkları takdirde onların haklarını kim koruyacak? Korunaksız yavruların takibini kim yapacak?

Küresel hesapların mağduru olan öksüz ve yetim çocuklar yakınlarının ya da Müslüman ailelerin şefkatine teslim edilmeli ve ait oldukları kültürden koparılmamalıydı. Fakat her nedense bu işe Müslümanlardan önce Avrupalı siyasiler el uzatıyor. Oysa hatırlayacağınız üzere geçmiş dönemlerde Avrupa’da 96 bin mülteci çocuk kaybolmuş ve bu çocukların akıbeti hakkında hiçbir bilgi alınamamıştı. Bilirsiniz kendilerini dünyanın efendisi olarak gören bu zihniyet karanlık eylemlerine bir bahane bulur ve işin içinden sıyrılıverirler.

Küresel güçler şiddette hiçbir sınır tanıyor, kadın erkek, çocuk katlediyorlar. Yapılan katliamların sonucunda binlerce çocuk öksüz ve yetim kalıyor. İslam toplumları bu çocukların himayesi, eğitimi ve istikbale hazırlanmaları noktasında bir çözüm üretmelidirler. Çocuklar ait oldukları kültürden koparılmadan rehabilite edilmeli ve ayaklarının üzerinde durabilecek donanıma sahip olmalıdırlar. Çocuklarınızın yüzüne her baktığınızda lütfen o mülteci çocukları hatırlayın ve vebal altında olduğunuzu unutmayın…

Google+ WhatsApp