Modi’nin BJP’si Keşmir’e dair demokratik ve barışçıl çözüm kapısını bir çırpıda kapattı

Modi’nin BJP’si Keşmir’e dair demokratik ve barışçıl çözüm kapısını bir çırpıda kapattı

70 yılın ardından Pazartesi günü Keşmir’in, Hindistan‘la birleşmesinin esas şartlarını teşkil eden ek haklar ve özerklikten artık yararlanamayacağı yönünde yapılan şok edici duyurunun gizli kapaklı gelişimi Delhi’yle Srinagar arasındaki güveninin

Modi’nin BJP’si Keşmir’e dair demokratik ve barışçıl çözüm kapısını bir çırpıda kapattı

 

 

Hindistan hükümetinin Müslüman yoğunluklu Keşmir’in özel statüsünü kaldırmaya yönelik yaklaşımı gösteriyor ki hükümet bir yönetimin meşruiyet kaynağının yönetilenlerin rızası olduğu anlayışını terk etmiş.

70 yılın ardından Pazartesi günü Keşmir’in, Hindistan‘la birleşmesinin esas şartlarını teşkil eden ek haklar ve özerklikten artık yararlanamayacağı yönünde yapılan şok edici duyurunun gizli kapaklı gelişimi Delhi’yle Srinagar arasındaki güveninin ne kadar yıprandığının da göstergesi.

Her şey geçen hafta, halihazırda dünyanın en militarize edilmiş bölgesi konumundaki Keşmir vadisinin stratejik mevkilerine fazladan binlerce Hindistan askeri birliğinin mevzilendirilmesiyle başladı.

O dönem, hükümet, yandaş gazetecileri bunun sadece bölgedeki yorgun birlikleri yenileyecek olağan bir askeri hareket olduğunu söyleyerek bilgilendirmişti. Artık bunun yalan olduğunu biliyoruz.

Ardından gerilime meydan okuyarak Srinagar’ın güzelliklerini ziyaret eden az sayıdaki turiste, açıklama bile yapılmaksızın, bölgeyi boşaltıp ülkenin başka yerlerini gezmeleri söylendi. Bunun nedeni sorulduğunda hükümet açıklama yapmadı.

Pazar günü hem ana akım siyasi partilerin hem de şiddet içermeyen ayrılıkçı hareketlerin liderleri ev hapsine alındı ve kendilerine miting düzenleyemeyecekleri söylendi.

Nihayetinde hükümet, büyük bir şeyin yaklaştığını açığa vuran bir işaretle Keşmir’de internete erişimi engelledi. Normalde bu, kargaşa anında, eylemcilerin örgütlenmesini önlemek için yapılır ve ön alıcı bir önlem olarak nadiren kullanılır. Uluslararası Af Örgütü bu tarz askıya almaların “uluslararası insan hakları standartlarına uygun düşmediğini” dile getiriyor.

Narendra Modi‘nin başında bulunduğu Hindu milliyetçisi Hindistan Halk Partisi (BJP) anayasanın 370. maddesinin kaldırılması ihtimalini, bunun Cammu Keşmir eyaletini ülkenin geri kalanında uygulanan kurallarla aynı hizaya getireceğini söyleyerek, yıllardır gündemde tutuyor. Maddenin kaldırılması Hindu yerleşimcilerin vadiye yerleşmesini mümkün kılacak ve üniversitelerle devlet kurumlarında Müslüman olmayanlara daha fazla yer açacak.

Bu, partinin sağ kanat seçmenlerinde rağbet gören bir fikir ve BJP’nin kast veya dini kimlik gözetilmeksizin ülkenin tamamında geçerli bir yasal, mali ve sosyal sistemin kurulmasına yönelik kampanyasıyla da paralel.

Keşmir’de 30 yıldır süren silahlı gerilla çatışmasının ardından hükümet aynı zamanda ayrılık yanlısı militan tehdidi sonlandırmak için radikal ve kuvvetli bir yaklaşımın gerekli olduğunu savunuyor. Ve pazartesi günkü parlamento tartışmalarında Keşmir’in özel statüsünün kaldırılmasının BJP’nin de ötesinde, Hindistan’ın geri kalanındaki birçok bölgesel partiden destek gördüğü de açığa çıktı.

Halbuki bugün bu hususlar sıradan Keşmirlileri tatmin etmek için tartışılmıyor. Bilakis, düzenlemeden doğrudan etkilenen insanların arzularını çiğneyerek alınmış bir kararı meşrulaştırmak için titizlikle hazırlanmış argümanlar söz konusu.

Cammu Keşmir’in eski başbakanı ve en büyük yerel partilerden biri olan Ulusal Konferans’ın başkan yardımcısı Ömer Abdullah’ın statünün kaldırılmasına dair açıklamasında gelişmelerin kendisi kadar bunun duyurulma şeklinin de Keşmirlileri incittiği açıkça belirtildi.

Abdullah, Delhi’yi “hilekarlığa ve gizliliğe başvurmak”la suçlayarak, kararın “Cammu Keşmir halkının, eyalet 1947’de Hindistan’a katıldığında devlete duyduğu güvene ihanet ettiğini” söyledi.

Bu yılki Keşmir ziyaretimde, bundan bir önceki başbakan Mehbuba Mufti’nin yanı sıra Abdullah’ın ekibiyle de konuştuğumda, eyalet için barışa giden tek yolun yerel meclisin yeniden yürürlüğe girmesi ve böylece sıradan Keşmirlilerin güvenebileceği doğrudan demokrasiye dönülmesi olduğunu açıkça söylemişlerdi.

Ama BJP bunun tam tersini yaptı: Yasal bir boşluktan faydalanıp Cumhurbaşkanı’nın yetkisini genişleterek merkezi kararın eyalette geçerli olması için iktidar partisinin uyması gereken bir anayasal gereklilik olan “yerel” onayın üzerinden atladı.

Hukuki meydan okumaların yaşanacağı kesin – Abdullah, “önlerindeki uzun ve sert savaş için” hazır olduklarını söylüyor. Ayrıca hükümet Keşmir’deki artırılmış güvenlik durumunun “yakında” normale döneceğini iddia etse de şiddetli protestoların gerçekleşeceği de kesin.

Fakat olaylar ne yönde ilerlerse ilerlesin bariz olan bir şey var. Ilımlı Keşmirlilerin bile, BJP liderliğindeki bir Delhi hükümetine yeniden güvenmesini bir daha asla beklemeyin. Bugün (5 Ağustos çn.) alınan karar, öngörülebilir bir gelecekte, vadide işbirliğine dayalı demokratik çözüm kapılarını kapattı.

 

 

 

Adam Withnall-The Independent'ın Asya Editörü

Google+ WhatsApp