Mirasını siz alın, adını da AK Parti kendi eserine koysun!

Mirasını siz alın, adını da AK Parti kendi eserine koysun!


Mirasını siz alın, adını da AK Parti kendi eserine koysun!

 

 

Şu kemalistler ömür insanlar..

Kendileri bir esere imza atmıyorlar..

İzmir’de belediye onlarda.

Eskişehir’de onlarda..

Aydın’da onlarda..

Sorsak, “Neyiniz var, övüneceğiniz” diye..

“Çöp dağlarımız var, akmayan sularımız var, delik deşik caddelerimiz var” derler..

De..

Övünebilecekleri tek bir eser gösteremezler..

Didinen, çalışan, başaran AK Parti’ye de..  

Hem eserler hayata geçirilirken engellemeler yaparlar..

Hem de...

Eserler bittiğinde akıl verirler: 

“Bizim partimizin kurucu liderinin ismini vereceksiniz!”

İyi de bey abiler, miras söz konusu olduğunda, “Atatürk’ün mirası bize ait”diyorsunuz..

Ama iş külfete gelince..

“Çalışın, didinin, eseri inşa edin.. Sonra da mirasına bizim konduğumuz kişinin adını o esere verin” diyorsunuz..

Adalet mi bu?

AK Parti iktidarında başlanıp..

Ak Parti iktidarında bitirilen bir esere Atatürk ismi verilmesi gerekiyorsa..

O zaman, Atatürk’ün Türkiye İş Bankası’ndaki % 28’lik hissesinden koklamalık ölçüsünde de olsa, bir pay da AK Parti’ye verseniz ya..

Oysa AK Parti’nin kendisine bir şey istediği de yok..

“O hisseler Hazine’ye devredilsin” diyor..

“İstanbul Havalimanı’na, Atatürk’ün ismi verilmeliydi” diyen CHP’liler..

“Asla.. Vermeyiz.. Veremeyiz” deyip, karşı çıkıyorlar..

Yeni havalimanına Atatürk isminin verilmesini de, kendilerince şöyle bir haklı gerekçe ile izah ediyorlar: “Şu an faaliyette olan Atatürk Havalimanı’nın faaliyetine yeni havalimanı yapılması sebebi ile son verilecek.. Kapanan havalimanının adının yenisine verilmesi, bu açıdan zorunlu..”

CHP’nin mühendisi de bunu söylüyor, doktoru da bunu söylüyor, en önemlisi hukukçusu da bunu söylüyor.

Hani işin geçmişini bilmesek..

Atatürk para verip, Yeşilköy’deki havalimanının adını kendi ismi ile değiştirmiş sanırsınız..

Veya..

O havalimanının yapıldığı taşınmazın mülkiyetine sahiptir de, bedava tahsis yapılmıştır zannedersiniz..

Dolayısı ile..

“Mülkiyet hakkı”nın söz konusu olduğunu sanırsınız..

O zaman da..

Haliyle..

Arsasını kendi mülkiyetinden bedava verdiğine göre..

Veya isim hakkını para verip aldığına göre..

Şimdi artık o havalimanındaki Atatürk ismi kullanılmayacağına göre..

Ya taşınmazı kendisine iade edin..

Ya ödediği isim hakkını geri verin..

Ya da..

O havalimanı yerine yapılan yeni havalimanına, “Atatürk ismini vermeye mecbursunuz” dersiniz..

Ama hepimiz biliyoruz ki..

Ne isim hakkı bir bedel ödenip Atatürk tarafından alınmış.

Ne taşınmaz hibe edilmiş..

Ne de o havalimanının yapılmasında, Atatürk’ün direkt bir katkısı olmuş..

Dahasını söyleyeyim..

O havalimanı, yıllarca Yeşilköy Havalimanı adı ile hizmet vermiş..

İlk yapıldığında ismi, Atatürk değilmiş..

CHP’lilerin çok sevdikleri 1960 darbecileri, Yeşilköy ismini Atatürk ile değiştirmemiş..

İsmet İnönü ara ara iktidara gelmiş, o da, Yeşilköy Havalimanı’nın adını Atatürk olarak değiştirmemiş..

Bülent Ecevit’in ara dönemde başbakanlığı var..

O da böyle bir değişikliği yapmamış..

Taaa ki..

12 Eylül darbesinden sonra..

Bugünlerde CHP’lilerin de sıkça eleştirdiği darbeci Kenan Evren’in cumhurbaşkanlığı döneminde..

Yine CHP’lilerin hiç sevmediği Turgut Özal’ın da başbakan olduğu 1985 yılında..

Yeşilköy Havalimanı’nın adı..

Bir oldu bitti ile..

Atatürk Havalimanı olarak değiştirilmiş..

Eeee?

Darbeci Kenan Evren, bir havalimanına Atatürk ismini verdirdi diye..

Artık Türkiye’de yapılacak tüm havalimanlarına, Atatürk ismi mi vereceğiz?

Darbelere karşı olduğunu iddia eden.

Özellikle de 12 Eylül darbesini yerden yere vuran CHP’liler..

Şimdi ne oldu da, o darbenin mimarı Kenan Evren’in bir icraatına sıkı sıkı sarılıyorlar?

Yoksa darbe karşıtlıkları, palavradan mı ibaret?

**

“Yeni havalimanına Atatürk’ün ismi verilsin” diyenler, hani şöyle bir nezaket içinde olurlar..

“Yani vermek zorunda değilsiniz ama, verirseniz de şık bir hareket yapmış olursunuz” diyerek, şöyle alttan alıcı bir talepte bulunurlar.

Anlarım..

Adamlar Cumhuriyet balosu diyerek..

Türkiye’nin içinde.. Yurtdışında..

Danslı-içkili eğlenceler düzenliyorlar..

“Cumhuriyet’in ilk ilan edildiği coşku ile kutluyoruz” diyerek, içkili etkinlikler düzenliyorlar..

“Devletin dini, din-i İslam’dır” maddesinin yer aldığı Cumhuriyet’in ilk halini unutturup, “İlk günkü gibi” diyerek, o gün de içkili toplantı yapılmış gibi izlenim veriyorlar..

Atatürk’ün mirasını tek başlarına sahiplenip, “Bize vasiyet etti.. Siz nereden çıktınız? Atatürk size mi bıraktı? İş Bankası'ndaki hisseleri Hazine’ye niye verecekmişiz ki?” diyerek tek başlarına sahiplendikleri Atatürk’ün mirasını (ki o miras da Atatürk’ün kendi malı değildir.. Atatürk’e emanet edilen bir paradır) Hazine’ye bile iade etmiyorlar..

Bu cevvalliği elden bırakmadan, bir de talimat veriyorlar: “Atatürk ismini vermek zorundasınız!”

Oldu canım..

Siz işin keyfini sürün..

Paranın üzerine yatın..

AK Parti de..

Gece gündüz demeden didinip çalışsın..

Arada, sizin engellemelerinizi ekarte etmek için ilaveten hukuk kurumları ile uğraşsın, mücadele etsin..

Bir eseri bitirdikten sonra da..

Siz kafanızı çıkarıp..

“Biz burdayııız.. Bizim mirasbırakanımızın adını vereceksiniz” diye dayatmada bulunmaya kalkışın..

Geçin beyler, bunları..

Sizin borunuz ötmez artık..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp