Mirasa CHP konmuş, övgü bizden isteniyor!

Mirasa CHP konmuş, övgü bizden isteniyor!


AK Parti ses getiren bir çalışma yapmış.

Hani bana soracak olsanız, “Bir önceki çalışması ne idi?” diye..

Söyleyebileceğim pek bir şey yok..

“Besmele çekmiş, işe koyulmuşlar” diyelim.. Tebrik edelim..

Video, “Gençsin, daha yeni başlıyorsun. İşin çok, derdin çok” sözleriyle başlıyor..

“Sen Musab bin Umeyr’sin, üç kıtaya ferman salan Süleyman’sın, namıyla düşmana korku salan Kara Fatma, başörtüsünü yere düşürmeyen Şule Yüksel Şenler’sin, sen Türkiye’nin otomobilini yapan mühendissin…” diye devam ediyor..

Dolayısı ile..

Videoda Musab Bin Umeyr de var..

Fatih Sultan Mehmet de..

II. Abdülhamid de var..

Kara Fatma da..

Aziz Sancar da, Necmettin Erbakan da..

Ve hali ile, AK Parti Gençlik Kolları söz konusu olduğuna göre, son olarak da “Sen Recep Tayyip Erdoğan’sın” diye bitiyor, video.

İstemezükçü kesim, bu videoya takılmış.

Gençliğe hedef belirleyen çalışmayı itibarsızlaştırmak için..

Tekil örnekler üzerinden, herkes bir değişik gerekçe ile, “Ben şuyum, ben buyum” diye sahneye çıkmış..

En önemli itiraz da, videoda Atatürk’ün yeterince yer almadığı üzerinden..

Aslında yer almış da..

Onlar az bulmuşlar..

Videoda, “Aydın’da Mustafa Kemal’e çiftçinin halini anlatan genç Menderes de sensin” ifadesi var..

“Bu yetmez” diyorlar..

Mustafa Kemal’in silüeti görsel olarak kullanılmış..

“Bu ne ki?” diyorlar..

Sahip çıkma, söylemlerini hayata geçirme, kendisinden bahsetmeye gelince..

Herkese dayatmada bulunuyorlar..

“Hani videonuzda Atatürk?” diyorlar..

“Hani kitabınızda Atatürk” diyorlar..

“Hutbede Atatürk’ün isminin geçmemesinden” tutun..

“Dua edilirken, niçin Atatürk’e de ayrıca dua etmedin” diye cami imamlarını bile sorguluyorlar..

Abiler..

Biraz sakin olun.

Biraz nefeslenin.

Her konuya, Mustafa Kemal’i sokuşturmaya çalışmayın.

Bu işten siz zararlı çıkarsınız. 

Niye mi?

Bir fıkradan aktarımla anlatalım..

Fatih Sultan Mehmet’e atfederler..

Fatih, dışarda gezinti yaparken..

Muhtaç ama biraz da muhtaçlığını istismara döken bir kişi yanına yaklaşıp, “Bu kardeşine bir yardım” der..

Fatih, bu kişiye “bir altın” verir.. Muhtaçlığı istismara döken kişi, verilen yardımı beğenmez..

“Aman Sultanım, koskoca bir padişah, bir kardeşine vereceği yardım bu kadarcık mı olur?” der..

Fatih, bir altını verdiği kişiye, sorar:

“Kardeş derken, neyi kastettin?”

“1 altın”ı yeterli bulmayıp, “bir kese altın” beklentisi içindeki kişi, kendi kendisine, zekasının övüncü ile cevaplar: 

“İkimiz de Hazreti Adem’in çocukları değil miyiz? O yüzden elbette kardeşiz.”

Fatih’in cevabı, oturduğu koltuğu dolduracak derinliktedir.

“Bu zekice bilgini, sakın ola ki başkaları ile de paylaşma.. Hz. Adem’den dolayı kardeş olduğumuz diğerleri de bunu tekrarlar ve pay isterlerse, sana bir altın bile düşmez..” der..

Bu fıkradan hareketle, hepimizi, Mustafa Kemal’i sevmeye, takdir etmeye, hiçbir yönü ile eleştirmemeye mahkum etmek isteyen kesime hatırlatmamız gerekir..

Hepimizin, M. Kemal’e karşı ortak sorumluluğumuz varsa..

Niye siz parti olarak, tek başınıza mirasına konuyorsunuz?

Mirasına siz konuyorsunuz da, cebri sevgi gösterilerinde bulunmaya, eleştirmemeye niye biz mahkum oluyoruz?

Öyle ya..

Mustafa Kemal’in mirası sözkonusu olduğunda, CHP diyor ki: “Vasiyet burada. İş Bankası’ndaki hisseleri bize bırakmış. Biz bu malvarlığını kimseye vermeyiz, kimseye dokundurtmayız.”

Madem malvarlığı CHP olarak sizin..

Videonuzda, kitaplarınızda, filmlerinizde, şarkılarınızda, türkülerinizde, bol bol Mustafa Kemal’den bahsedin..

Hatta..

Kanaltürk-Tuncay Özkan-Deniz Baykal-CHP dörtgenindeki ilişkide olduğu üzere..

CHP’nin kasasından, yandaş medya kanalına para aktarmak için.

“Atatürk belgeseli çekilecek” yalanı ile, CHP’nin kasasından, Tuncay Özkan’a milyonları da aktarabilirsiniz..

Ki aktardınız..

AK Parti’nin iktidara gelişinin ilk yılları idi..

Diğer kartel medyasına ait televizyon kanalları yetmemiş, bir de bel altı vuruşlarla, AK Parti’ye muhalefet eden Kanaltürk kurulmuştu..

O Kanaltürk kanalının başında da Tuncay Özkan vardı..

Anayasa Mahkemesi, CHP’nin hesaplarını incelerken, Kanaltürk’e 3 milyon nakit transferi görünce, konu tartışılmaya başlanmıştı..

Soruldu Deniz Baykal’a, “3 milyon, Tuncay Özkan’a niye verildi?”

“Partimizin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatan bir belgesel film çekilmesi için verilen paradır” açıklaması yapıldı..

“İyi de parayı vereli 2 yıl olmuş, belgesel nerede?” denildiğinde de..

“Çekilip verilecek. Biraz gecikme olmuş” cevabı verildi.. 

O tarihin üzerinden 15 yıl geçti..

Kanaltürk’ün çektiği Atatürk belgeselini, ben görmedim.. 

Göreni de görmedim..

Ama uydurdular bir gerekçe..

Mirasına kondukları Atatürk üzerinden, bir de belgesel palavrası ile yandaşlara aktarımlar yaptılar..

Şimdi CHP’nin iş Bankası’ndaki hissesinin kaynağının Atatürk olduğu.. Bu vasiyetin, aslında Atatürk’ün kendi parası için değil, emanet edilen para için yapıldığı.

Aslında o paranın, Türk milletine ait olduğu.. Dolayısı ile, o hissenin, hazineye devredilmesi gerektiği söylendiğinde..

CHP ayaklanıyor:

“Atatürk’ün vasiyetine dokunamazsınız.”

O zaman..

Atatürk’ün vasiyetine dokunamazsak..

Mirasına el süremezsek..

O para, Atatürk’ün de olmadığı halde..

Emaneten kendisine verildiği halde..

O paranın hazineye geçmesi bile kabul edilmiyorsa..

Atatürk’ün sadece size ait olduğunu iddia ediyorsanız..

Video çalışmasından başlayın, kitaplara, hutbelere, dualara varıncaya kadar, her yere, M. Kemal’in ortak değer olduğu gerekçesi ile isminin girmesini niye istiyorsunuz?

Atatürk sizin ise..

Mirasını sadece siz kullanacaksanız..

Bizim kitabımızda, bizim hutbemizde, bizim duamızda yer almasını niye istiyorsunuz?

Ha, o hisseler hazineye geçse de, kimseye zorla dua ettirmeniz doğru değil ama..

En azından, bunu talep ettiğinizde, “Hepimiz kardeşiz/ ama mirasına sadece biz sahip olacağız” riyakarlığına imza atmamış olursunuz.

Google+ WhatsApp