Milliyetçi gazetede, Cumhuriyet kafalı Diyanet düşmanı çizim!

Milliyetçi gazetede, Cumhuriyet kafalı Diyanet düşmanı çizim!


Milliyetçi, ülkücü olarak kendisini tanımlayan, siyasi partilerden de İyi Parti’nin resmi yayın organı gibi hareket eden Yeniçağ gazetesinde bir karikatür..

Cumhuriyet’te görsem, “Dine bakış açıları bu.. Diyanet’e bakış açıları bu” derim..

Milliyetçi gazetedeki çizimin, “Cumhuriyet’ten eksiği yok, fazlası var” desem, yanlış olmaz.

Belki göze batmamak için, belki “din ile ilgili olumsuz yargıları”nı çaktırmadan dikte edebilmek için, Cumhuriyet bile, bu kadarını yapamazdı.. Özellikle de bugünlerde..

Karikatürde ne var?

Hiçbir saygısızlık ayrıntısı olmaksızın (olmasını istediğimden değil, çizenin kafa yapısını tam olarak size aktarmak istediğim için bu ayrıntıyı veriyorum) bir doktor çizilmiş, başının yüksekliği kadarcık bir para destesini elinde tutuyor ve “Doktor açığı çok büyük, bu bütçe sağlığa ilaç olamaz” diyor.. Çizilen resmin altına da “Sağlık” denilmiş.. Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinin, kendilerince, azlığına göndermede bulunuluyor.

Hemen yanıbaşında bir öğretmen hanımefendi çizilmiş, o da elinde, doktor beyin elinde tuttuğu para destesi kadar bir parayı tutuyor ve “Yıllardır bekleyen binlerce öğretmen, bu bütçeyle nasıl atanacak” diyor.. O çizimin de altında “Eğitim” yazılmış. 

Bir sonraki çizimde, yargıç cübbeli birisinin elinde, yine benzer yükseklikte, daha doğrusu azıcık para destesi var ve o da “Bu bütçe geciken adalete çare olamaz” diyor.. Çizimin altına da “Yargı” yazılmış. 

Bir sonraki çizim, entel-dantel birisinin.. Bu çizimde de, bir sanatçı resmedilmiş.  O daha da az bir para destesini elinde tutuyor ve “Bu bütçe traji-komik”diyor. Bu çizimin de altında “Kültür Sanat” yazılmış.

Ve geldik..

Hakaret edilecek olan..

Kin kusulacak..

Nefret dili ile tahkir edilecek olan..

Aslında Anayasal bir görev olarak; Müslümanların dini hayatları hakkında kendilerini bilgilendirecek olan Diyanet İşleri Başkanlığı’na..

Diyanet İşleri Başkanlığı’nı temsilen, mümkün oldukça kötü görünümlü bir sakal, yine olumsuz amaçla çizildiği belli olan bir sarık taşıyan, boyunun iki katı kadar para destesini yerden bile kaldıramayan bir hoca resmedilmiş.. 

Hatta para destelerini kaldıramadığı için, bir miktar para da etrafa saçılmış durumda.. Bu çizimin de altında, “Diyanet” yazılmış.

Demek isteniliyor ki, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesi, Sağlık Bakanlığı’ndan, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, Adalet Bakanlığı’ndan ve Kültür Bakanlığı’ndan kat kat fazla..”

Bunu demekle yetinmiyor, bir de, doktor, öğretmen, hakim, sanatçı için çizimde estetiğe dikkat edilirken, sıra hocaya gelince, dini hassasiyeti olan insanları kızdıracak bir tipleme yapılıyor..

Meral Akşener’e soralım, “Sizin Diyanet İşleri Başkanlığı’na bakış açınız bu mudur?”

Yavuz Ağıralioğlu’na soralım, “Sizin Diyanet İşleri Başkanlığı’nı temsil eden birisinin çiziminin böyle tiksindirici şekilde yapılmasına onayınız var mıdır?”

Müsavat Dervişoğlu’ndan başlayın, aklınızda ne kadar İyi Partili isim var ise, hepsine soralım, “Siz hocaların bu şekilde çizilmesine itiraz etmeyecek misiniz?”

İki hafta önce, başka gerekçelerle, Diyanet İşleri Başkanı’na saygısızca hakaretler ettiniz..

Diyanet İşleri Başkanı’nın bazı sözlerini çarpıtarak, kendinize bahaneler ürettiniz..

Peki, şimdi bu terbiyesizliğe ne gerekçe bulacaksınız?

Müslümanların tamamına yapılan bu saygısızlığa, neyi bahane göstereceksiniz?..

Hani çıkış noktanız doğru olsa, çizimdeki tiplemelerde sergilediğiniz terbiyesizliğinizi masaya yatırmakla yetineceğim..

Ama, çıkış noktanız da, tam bir Diyanet düşmanı gibi, tam bir Komünist kafanın çarpıtması gibi.. Tam bir sahtekar din karşıtının söylemindeki gibi..

Yani?

İzah edeyim..

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesi, iki adam boyu idi ya.. Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi ise, bir adam boyu bile değil, sadece bir adam kafası kadardı ya..

Ben size rakamları vereyim. Bakalım öyle miymiş, siz de görün..

Önce Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2020 bütçesini vereyim: 11,5 milyar TL.

Peki Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi ne kadar?

Tam 58,7 milyar lira.. Yani, Diyanet’in 5 katı..

Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi, Diyanet’in 5 katı olmasına rağmen, milliyetçi geçinen Yeniçağ’daki karikatürün sahibi, hangi ideolojinin mankurtu ise, sanki çok daha azmış gibi gösteriyor.. 

Yalancılık değilse, sahtekarlık değilse, dindar insanlara karşıtlık değilse, nedir bu?

Karikatürde yok ama, sağlık ile ilgili ikinci bakanlığın rakamını da vereyim, eksik kalmasın: Aile ve Çalışma Bakanlığı’nın bütçesi de, 125,8 milyar lira. Yani Diyanet’in bütçesinin 11 katından daha fazla..

Geçelim Milli Eğitim Bakanlığı’na..

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesi ise, 125,3 milyar lira. O da, Diyanet’in bütçesini 11’e katlıyor.. 

Yanlış anlamayın..

 “Hiçbir bakanlığın bütçesi, Diyanet’in bütçesinden 1 TL bile fazla olmamalı” demiyorum..

“Yalan söylemeyin” diyorum..

“Sahtekarlık yapmayın” diyorum.

Geliyorum Adalet Bakanlığı’na..

Onun da bütçesi, 18,7 milyar lira.. Diyanet’in bütçesinden % 50 fazla..

Bu tablo karşısında, hem Diyanet’i temsil eden hocanın kasten olumsuz bir görüntü ile resmedilmesi, hem de rakamların da gerçek dışı olması karşısında, Yeniçağ gazetesinin yöneticilerinin, bir savunmaları olabilir mi?

Ne diyebilirler ki?

Onların da başbuğ kabul ettiği Alparslan Türkeş’in başbakan yardımcısı olduğu dönemlerde de, Diyanet’in bütçesi benzer olduğuna göre, diğer bakanlıklarla kıyaslandığında, aynı oranlarda olduğuna göre..

Bu çizimin arkasında, ne milliyetçilik olabilir, ne de ülkücülük..

 Ha, şunu da hatırlatayım..

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinin, bahsedilen bakanlıklardan çok daha az olduğu gerçeğini tekrar hatırlattıktan sonra..

Mesela, “Kültür Bakanlığı’ndan niye fazla” denilecek olursa..

Türkiye genelinde, 100 bin caminin imam ve müezzin kadrosunu hatırlatayım.. Bütçenin büyük bir kısmı, zaten personel maaşına gidiyor..

Kültür Bakanlığı’ndaki gibi, vatandaşları eğlendiren solcu sanatçıların ipe sapa gelmez tiyatrolarına, “destek” adı altında gitmiyor, o paralar..

İyi Parti yöneticileri, 2023 seçimlerine girmeyi düşünüyorsa..

Sandıkta iddiasını sürdürmek istiyorsa..

Bu rezaletlerin seçim meydanlarında önüne çıkacağını unutmasın..

“Ben görmemiştim, duymamıştım, bilmiyordum” diyerek, bu rezaletlerin sorumluluğundan kurtulamayacağını unutmamalı..

Google+ WhatsApp